| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Afife Jale Tiyatro Ödülleri;Türk Tiyatrosu ve Tiyatrocu
Melih Anık



Afife Jale Tiyatro Ödülleri kapsamında Dostlar Tiyatrosu'na "Mansiyon" ödülü değil de "Onur" ödülü verilseydi tiyatro, bu kadar öne çıkar mıydı acaba?

Ya da geçen yıllarda olduğu gibi, çok deneyimli bir aktör, ödül töreninde , günün "Mana ve önemine uygun" bir vurgulamayla , kendi gösterisi gibi dakikalarca sahneyi işgal etmeseydi tiyatro konuşulur muydu ?

Aslına bakarsanız gündemi yaratan ne tiyatrodur ne de sanat ! Gündem, başlığa çıkarılmaya değer bulunan haberdir .  Haber bir iki gün içinde söner gider , oraya buraya kaçışan kelimeler "Perdenin kıvrımlarına" bile sinmez.

Sanki medya  ve tiyatro dünyası arasında bir oyun oynanıyor gibidir : Medya neyi pazarlayacağını bilir; tiyatro dünyası da duruma tamamiyle "vakıf" olduğu için, seçimini günün "Mana ve önemine uygun" yapar.

"Ses getirme" amacı ,tiyatronun kendisinden daha çok öne çıkmaya başlamışsa ; bazı tiyatrocular , yine bazı tiyatrocuların vefalarını  göstermelerinin bir aracı olarak ödüllendiriliyorsa  "Tencere de kapağını bulmuş" demektir.

Şimdi bu düşüncelere kızanlar ; " Zaten bu bile zor yapılıyor, zamanla her şey yoluna girer; sponsoru ürkütmenin alemi var mı" diyenler olacaktır. Ama zaten bir süredir bazı tiyatrolar , oynanan oyunun farkına varıp oyundan çıktıklarını ilan etmişlerdir. Dolayısıyla bu yazı "Malumun ilanı"dır olsa olsa .

Kaldı ki sorun salt  Afife Jale Tiyatro Ödülleri de değildir. Tiyatronun ve ödüllerinin sorunudur. Zira benzer durumlar diğer ödüllerde de aynen yaşanmaktadır.

Yılın belli bir döneminde ,ardı ardına gelen ödül dağıtım törenlerinin çevresinde yaratılan heyecana bakarak, insan,  Türk Tiyatrosu'nun politikası belirlenmiş , çözümleri bulunmuş, Anadolu'nun her köşesinde her gece yüzlerce tiyatro perdesini açıyor sanır. Her yıl Tiyatrolar Günü'nde verilen mesajların vaadettiği "Tiyatro Ülkesi" nerededir dersiniz? 

Her ödül töreninden sonra üç aşağı beş yukarı ayni şeyler söylenmiyor mu? 

"Bugün yaşananlara bakılınca tüm yaşananların bir gecelik görkemli törenin sınırları içinde kaldığı ; bazılarının bu fırsatı kendi söyleyeceklerinin ve de kendilerinin reklamı olarak kullandıkları; bazılarının geceye katılmada isteksiz davrandıkları; kategorilerde açıklanan isimlerin seçildikleri kategorileri beğenmedikleri ve çekildikleri ; bazılarının ise onların isimleri geçsin diye bazı kategorilerde aday olmaya zorlandıkları görülmekte, genel anlatımla ödüllerin senesine göre bazı kişileri parlatmak, sektörü –pek işe yaramasa da-güdümlendirme gibi bir görevi yüklendiği izlenimi yaratılmaktadır."

Tiyatromuz perdeyi kaldırmak zorundadır. Görev  Tiyatrocu'nundur.

Gitgide kültürsüzleşen bir ortamda işi de hayli zordur :  Beslendiği kültür içinde "var" olacak, kendisi  olarak kalıp  ötekini ikna edecek; sanatçı duygusallığı ile öne atılıp aydın olmanın gerekliliğini yerine getirecek…

Ancak  toz duman arasında, Tiyatrocu,  değirmenin rüzgarı değil unu olma durumuna düşürülmektedir.

Ülkenin ekonomik koşulları, işini yapmasına engel olur. Ama unutulmasın ki "Tüm öğeler eylemsiz ve etkisizken ekonomik koşulların tek neden olarak alınması doğruyu bulmamızın önündeki en büyük engeldir."

Tiyatro artık  "İki kalas bir heves" değildir. Finansman, plan , strateji gerektiren, idari (management)  yapılanmaya ihtiyaç duyulan bir sektördür. Sanatın yönetimi ile işletmenin yönetimi birbirine bağlı ama farklı uzmanlık alanlarıdır. Tiyatroların bu bilinçle kurulması, işletilmesi gerekmektedir.

Ülkede tiyatro alanında ilgi vardır. Yeter ki bu ilgi değerlendirilebilsin. Ama önce kurumsallaşma gerekir.  Kurumsallaşma için ise bir araya gelmek gerekmektedir.

Yazar,eğitmen,yönetmen,oyuncu,eleştirmen,seyirci,oyuncu ajansları,teknik eleman, tiyatro sahibi ,medya çalışanı vb kim varsa önce kendi içlerinde ve daha sonra bir üst kurum olarak Tiyatro Meslek Birliği içinde toplanmaları; "post kavgası" değil " amaca uygun çalışmalar yapmaları gerekmektedir. Bu birliklerin bir kısmı vardır , bir kısmı oluşturulmalıdır. Var olanlar da iyileştirilmelidir.

O zaman Tiyatrocu'nun, rol almak, ödül almak için birileri ile "İyi geçinmeyi öğrenmesine "  gerek kalmayacaktır. Tiyatro, himayeye muhtaç durumundan kurtulacaktır.

"Sponsor" da  "kerhen" yaptığı yardımın, kendi prestijini parlattığını görmeye başladığında, taraflar arasında eşit bir işbirliğinden ve umutlu bir gelecekten söz etmek mümkün olacaktır.

Tüm bu yapılanma oluşuncaya kadar elbette tiyatro ödülleri olmalıdır, ödüller hedeflenen yapılanmaya hizmet edecek şekilde oluşturulmalıdır.

Ne deniyor : "Ödül, alanı onurlandırır; o dünyayı izleyenlerin dikkatini çeker , merak uyandırır ; ait olduğu sektörün daha iyi anlaşılmasına ve ilgi çekmesine yardımcı olur ; üst düzeyde bir tartışma ortamı yaratır; iyi örnekleri alkışlayarak mesleğin düzeyinin artmasını sağlar."

Türk Tiyatro ödüllerinin bu amaçlara hizmet ettiğini söylemek mümkün değildir.

Tiyatro ödülleri de kurumsallaşmaya muhtaçtır. Ödül  , bir taraftan sektörün kurumsallaşmasına yardım ederken  bir taraftan da kendini kurumsal bir yapıya kavuşturulmalıdır.  Sektör kurumsallaştıkça ödüllerde de değişen koşullara koşut yeni düzenlemelerin yapılması doğaldır..

Bugünkü ortamda, yapılan eleştirileri de dikkate alarak, verilen ödüllerin nesnelliği üzerindeki kuşkuların kaldırılması amacıyla bazı hususların dikkate alınması doğru olur kanısındayız. Bu kapsamda:

Ödül seçimine dahil edilen tüm oyunlar açıklanmalıdır.   

Dar bir seçici kurul tarafından aday belirlenmesi bu tür ödüllerde pratik bir yaklaşımdır. Bu nedenle oylama kuruluna sunulması gereken aday listesini hazırlayan seçici kurul gerekli olmaktadır. Ancak dışardan yapılacak yazılı önerileri de dikkate alacak bir düzen oluşturulmalıdır.

Bazı ödül yönetmeliklerinde adaylık, tek taraflı bir tercih değildir., adayın onayına bağlıdır.Bu kurumsal bazda (yani tiyatro bazında) önceden yapılacak bir anlaşma (teklif-kabul ; müracaat-kabul  vb) ile yürürlüğe konulabilir..Ama her durumda seçen ve seçilen arasında kurallar belirgin olmalı , her iki tarafın saygın konumları korunmalıdır.    

Seçici ve oylama kurulunun üye sayısı , aday sayısına göre belirlenmelidir. (Nesnel değerlendirme istatiksel bir sayı gerektirir.) Böylelikle ödüller bazı kişi ve gurupların tesir alanının dışına alınabilir.

Seçici  ve oylama kurullarında meslek guruplarının temsiline özen gösterilmelidir. Seçici kurul üyeleri, oylama kurulunda olmamalıdır.

Seçici ve oylama kurul tüm üyelerinin,  aday listelerdeki oyunların tümünü görmüş olmaları sağlanmalıdır.

Her dalda seçilecek adaylar farklı oyunlardan olmalıdır.

Nicelik değil nitelik öne alınmalıdır. Bu nedenle ödül kategorileri azaltılmalıdır. Bugün için özel ödül dalları hariç, ödüllerin ana kategorilerde (Oyun / Yönetmen / Kadın oyuncu / Erkek Oyuncu / Dekor / Işık / Müzik / Kostüm) verilmesi uygun olacaktır. Özel ödüllerde, keyfilikten , "Gönül alma" amaçlı seçimlerden kaçınılmalıdır.

Sezon planlaması (dolayısı ile oyun sayısı) önceden bilinmeyen bir ülkede aday belirlemek; önerilen yöntemde kurul sayılarının değişkenliği dolayısı ile üye seçimi ,elbette zorluklar içerir. Ama ödülün inandırıcılığı, bu zorlukların üstesinden gelindikçe çoğalacaktır.  

Artık Tiyatrocu , "Yıktırtmayacağız" diye yeri göğü inletip yıkılan tiyatrolar altında ağlayacağına, birleşip , "Yaratacağız" demeli ; başkalarının senaryosunun nesnesi olacağına , kendi oyunun kahramanı olmalıdır.

Zaten o bizim "Kahraman"ımız ve işi de "Yaratmak" değil midir !

Melih Anık



Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Hilmi Bulunmaz - ( 4/29/2008 )
Bulunmaz Tiyatro’dan ödül açıklaması!...

1 Mayıs 1989’da kurulan tiyatromuz, hiçbir zaman ödül kelepçesine tutsak olmadı. Ödül almanın, ödün vermek olduğunun bilincindeyiz. Örnekse, YapıKredi Afife Tiyatro Ödüllerin’den bir ödül almanın, aynı zamanda burjuvaziye ödün vermek anlamına geldiğini biliyoruz. Ne var ki Dostlar Tiyatrosu, YapıKredi adlı finans kapitalin çanağında sunulan Afife Tiyatro Ödülleri’ni daha önce kabul etmesine karşın, bu yıl adı "mansiyon" olduğu için bu ödülü reddediyor. Finans kapitalin çanağında sunulan ödülün özüne değil, biçimi ve ağırlığına göre "politika belirleyen" Dostlar Tiyatrosu, çifte standart uyguluyor. Oysa bir tiyatro, bir ödüle karşı çıkarken inandırıcı olmak için, tüm ödüllerin, ödün elde etmek adına kotarıldığının bilincinde olmalı...

***

Afife Tiyatro Ödülleri tarafından verilen mansiyonu reddeden Dostlar Tiyatrosu patronu Genco Erkal, neleri kabul ediyor?

Bakınız:
Kültür Bakanlığı tarafından: 50 bin YTL!
Efes Pilsen tarafından tanıtım giderleri!
Lions Derneği tarafından tiyatro ödülü!
Hela kapısı sitesindeki lağıma düşmek!
Bonus olarak da izleyici başına 25 YTL!


icinizdenbiri - ( 5/1/2008 )
İlk kelimesinden, son Kelimesine kadar son derece doğru bir yazı.
Kurumsallaşma Tiyatro’da da şart !


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 322
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Sergi Sorgu (Erdinç Yapan) - 6/22/2008
  • Trabzon 9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali izlenimleri (3) (Üstün Akmen) - 6/22/2008
  • Antalya ve Konya' dan Festival İzlenimleri (Üstün Akmen) - 6/22/2008
  • Trabzon 9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali izlenimleri (2) (Üstün Akmen) - 6/22/2008
  • Daire 4 - Gaziantep STO (Ümit Söğüt) - 6/22/2008
  • Trabzon 9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali izlenimleri (Üstün Akmen) - 6/22/2008
  • ‘Allah beterinden saklasın’ dedirtecek bir çalışma: ‘IV. Murat’ (Üstün Akmen) - 5/7/2008
  • Mizahı Bugüne Çağırmak - Ali Erdoğan Söyleşisi (Birgün) - 5/5/2008
  • Van Devlet Tiyatrosu’nun ayakta alkışlanacak başarısı; "Akide Şekeri" (İhsan Ata) - 5/5/2008
  • Şarapizm (ateist) (Halis Tekel) - 4/30/2008
  • Afife Jale Tiyatro Ödülleri;Türk Tiyatrosu ve Tiyatrocu (Melih Anık) - 4/28/2008
  • Ay Sahiden Yıkmışlar!!! (Ersan Uysal) - 4/27/2008
  • Adana’da, Gürcü yönetmenin Molière yorumu: "Tartuffe" (Üstün Akmen) - 4/27/2008
  • Tiyatro Avesta’dan AYDIN ORAK’la söyleşi (Yaşam Kaya) - 4/27/2008
  • Siz Şabanlaştıramadıklarımızdan Mısınız? (Ali Erdoğan) - 4/24/2008
  • Size Öyle mi Geliyor? (Melih Anık) - 4/22/2008
  • Tiyatro Ödülleri Hakkında Ne Düşünüyorsunuz (Tiyatro Dünyası) - 4/22/2008
  • Basit Bir Ev Kazası – Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu (İsmail Can Törtop) - 4/22/2008
  • Faşizme inat direnmenin adı Olga Benario 100 yaşında: "Olya" (Üstün Akmen) - 4/22/2008
  • Muhsin Ertuğrul’a İlk Kepçe (Işıl Kasapoğlu) - 4/21/2008
  • NASIL BİR TANE İSTERSİN (Kadınlar Günü ile İlgili) (Hüseyin Manto) - 4/21/2008
  • Kadının fendi sosyalizmi de yenerken: ‘Mutlu yıllar’ (Üstün Akmen) - 4/21/2008
  • Dört embriyonun yaşam savaşı: "9 Ay Son Gün" (Üstün Akmen) - 4/16/2008
  • Terbiyeli İşkence Çorbası (Ali Erdoğan) - 4/15/2008
  • Önlerinde saygı ile eğilmesi gereken oyunculuklar ve bir yönetmenin doğuşu : "Pusuda- Öç" (İhsan Ata) - 4/15/2008
  • Tiyatroda 31 Mart Vakası (Nedim Saban) - 4/13/2008
  • 80 Olmaz - Bir Dönem İzlencesi (Erdinç Yapan) - 4/12/2008
  • Gözlerinizin kulaklarınızın pası için: "Müzikaldeki Hayalet" (Üstün Akmen) - 4/12/2008
  • Bekle ! (Ali Erdoğan) - 4/9/2008
  • Dilek Türker kırk üçüncü yılında ama pes etmiyor: "Var mı sın" (Üstün Akmen) - 4/8/2008
  • Alkışlar eşliğinde Molieré’i sahneye gömerken ; "Hastalık Hastası" (İhsan Ata) - 4/8/2008
  • KÜÇÜK HIRSIZLAR VE ÇIKAR İLİŞKİLERİ İÇİNDEKİ SOSYETE: “LÜKÜS HAYAT” (Üstün Akmen) - 4/7/2008
  • Bizi Bize Nasıl Yıktırdılar? (Nedim Saban) - 4/5/2008
  • Giden Sahnelere Veda (Gılman Kahyaoğlu Peremeci) - 4/4/2008
  • KAZANKAYA’DAN TAM ANLAMIYLA “BRAVO”LUK BİR YORUM: “VENEDİK TACİRİ” (Üstün Akmen) - 4/4/2008
  • Karatavuk - "Tecavüzcünüzle ne konuşursunuz?" (Melih Anık) - 4/2/2008
  • Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde Son Oyun Oynandı! (İsmail Can Törtop) - 4/1/2008
  • Aykırı İkili - Adana Devlet Tiyatrosu (İhsan Ata) - 4/1/2008
  • Hayvanı doğa, insanı kültür korur (Tiyatro Nereye? 3) (Üstün Akmen) - 4/1/2008
  • Çanakkale Masalı (Çocuk Oyunu) (Emel Aygören şen) - 3/31/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |