•  
     


    Tiyatro Dünyası
    Tiyatro Dünyası Bu Sahnede !

     
             Ana sayfa
             Hakkımızda
             Tiyatro Haberleri
             Yazarlar
             Sahne Arkası
             Forum
             Sesli Yayınlar
             Serbest Kürsü

             Eleştiriler
             Polemik
             Makaleler
             Röportajlar
             Sizden Gelenler
             Tiyatro Oyunları
             Tiyatro Grupları
             Tiradlar
             Kaynak
             Tiyatro Tekstleri
             Duyurularınız
             Reklam Verin !
        

    SON EKLENENLER

      Yaz Bitiyor
      Bitlis'te Beşminare
      Köroğlu Operası
      Evet ile Hayır
      Şarkısı Olanın Fırtınası Olacaktır
      Sahip Çıkmak Ama Nasıl?
      Orhan için ATIŞ SERBEST mi gerçekten?
      Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri'ne genel bir bakış
      Orada Bir Köy Var Yakında: Taylıeli
      PROMETHIADE: O Gün - Bir Gün Gelecek Mi?
      AKM Hainliği Zanlısı Şekip Avdagiç… Ayağa Kalk!
      Attempts on Her Life Üzerine
      Yeni Nesilden Bir Reklam Önceki Nesil
      Bre Hain! Biz Seni Bulamadık, Bari Sen Kendi Kendini Bize Yakalat!
      Hayat Kısa Sanat Uzun
      26 Yıllık Lüküs Hayat
      Tuncer Cücenoğlu'nun Che'si - Türk Dramatik Sanatınca Che Guevara
      Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali'nden Tiyatronun Görünüşü
      Sanatta Yozlaşmaya Hayır!
      Nedim Saban ve Tuncay Özinel Mahkemelik Olmuşlar, Haberiniz Var mı?

    Ali Erdoğan


    Arda Aydın


    İsmail Can Törtop


    Melih Anık


    Parkan Özturan


    Nedim Saban


    Rengin Uz


    Yurdagül Yurtseven


    Üstün Akmen

    Tüm Yazarlar

    Yazar olmak için can@tiyatrodunyasi.com adresine mail atınız..

    Tiyatro Dünyası ailesine katılmak
    ister misiniz?

    Son Eklenen Tiyatro Tekstleri
    - Nazlı Sevda
    - Dünya'nın Sonunu Beklerken
    - Anton Çehov'dan Tek Perdelik 9 Oyun
     

     
    - Değerli ziyaretçilerimiz! Tiyatrodunyasi.com web sitemiz editörümüzün rahatsızlığı sebebiyle bir süredir güncellenememiştir. Aksaklık için özür diler bugünden itibaren yayınımıza kaldığımız yerden devam edeceğimizi bilgilerinize sunarız...
     


    Önerileriniz, şikayetleriniz, beğendikleriniz, beğenmedikleriniz, binlerce kişiyle paylaşmak istedikleriniz...
    Bu kürsü sizin, ne isterseniz yazın !
     

    Nihal Özdemir - 8/10/2010

    Aysa Organizasyonu tanıyan herkes bilir ki;tiyatro için kurulan ve yaşayan bir şirkettir.Onurludur, duruşu vardır. Hümanisttir.Bilmeyenler de; TEB gibi,muhattapları dinlemeden eleştiriler yayınlar,25 yıldır Türk Tiyatrosu için mücadele veren kurumsal bir firmanın ticari faaliyetlerini sebepsiz yere tehlikeye atmak ister.Kendinize gelin -Tiyatro Eleştiremeyenler Biriliği-...Kendinize gelmeyecekseniz, Aysa- nın ve Türk Tiyarosunun önünden çekilin.

    TEB AYSA nın AYIBINI KATLADI - 7/30/2010

    AYSA bir organizasyon zaafı gösterdi ve Genco Erkal a ,seyircilere bir saygısızlık yaptı ise elbet üstüne gidilmeli ve hatta maddi ve manevi zarar tazmini istenmelidir.
    Ancak Türk Tiyatrosu-nun neredeyse tek organizatörü olan ve Prodüksyon Tiyatrosu ile nitelikli oyunlar da sahneleyen AYSA nın bu onlarca yıllık çabanın üstüne böyle vandalca gitmenin necdeni ve amacı nedir?Sn Üstün Akmen in enerjisi ve tiyatroyu kovalamasını takdirle karşılıyorum.
    Pek eleştirmen işi olmamasına rağmen Tiyatro Eğitimi yanında organizaasyon ve Prodüksyon dallarına da mı sürükleyecek TEB i.
    Kimsenin aklına gelmesinAYSA ile bir kuruşluk bağlantım yok Benimle çalışmazlar Onlar hala ben dönek solcuyum
    UlviAlacakaptan TODER Tiyatro Oyuncuları Derneği&BİROY Sinema Oyuncuları Meslek Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

    coşkun gündüz - 7/26/2010

    Merhaba bende ANKARA-da oturuyorum ve bundan gurur duyuyorum ankara sanatın başkenti en başta özellikle tiyatro-nun büyük bir yeri var Ankara-da aslında varDI da diyebiliriz eskisi kadar değil hem oyunlar hemde tiyatro izleyicileri kalmadı. Aydın-da okuyorum ADÜ-de tiyatro toluluğundayım. TİYATROYU SEVELİM LÜTFEN.

    hazal cemre - 7/17/2010

    bu sene lise üçüncü sınıfa geçtim ve içimdeki heyecan gittikçe büyümekte. tiyatro benim için nefes almakla eş değer. seneye sınavlara girecegim kazanamamaktan gerçekten çok korkuyorum. sahne benim için çok şey ifade ediyor. çok küçükken başladım sahnede olmaya ve yuhlandığımda oldu ayakta alkışlandığımda. koltuklarda yer kalmadığında ayakta izleyenlerde oldu koltukların sadece yarısının dolduğuda. genelde oyun sırasında heyecanlanıp replikleri unutmamak için kimse yokmuş gibi davranırlar. ben her şekilde böyle davranıyorum çünkü benim için önemli olan koltukların dolması değil sahnenin müthiş bir oyunla doldurulmasıdır. oyunu yaşamak gerekir. her şeyiyle... tiyatroyu çok seviyorum umarım hayallerime kavuşurum...

    Murat KINAY - 5/5/2010

    Mektubunuz Var

    Mektup Festivali Türkiye
    ülkemizde ilk kez düzenlenecek festival mektubun önemini vurgulamak amacı ile düzenlenmektedir.bir çok etkinlikler gerçekleştirilecektir.Tiyatro oyunlarımız bunlardan biridir.sanatçılarımız ve sanatla ilgilenen insanlarımızın mektup festivaline desteğini bekliyoruz.
    sizde sevdiklerinize mektup gönderin.
    sizinde mektubunuz var.
    www.mektupfestivali.com

    http://www.facebook.com/#!/pages/mektup-festivali/119805458034697

    bergama tiyatro insanları... - 4/22/2010

    Bergamada sığ sularda yaptığımız sanatımızın tüm bergamada daha da izlenilir olması için çalışıyoruz.....

    oğuzhan dümer - 4/11/2010

    ölmek uyumak o kadar işte tiyatroya gonul vermek sonra uyumak yasamak mı olmek mı en tıyotrosal yasanması gereken yerde ona uzak kalmak ölmek uyumak tıyatro mudur acaba ıcınde yavuz bongolum ucuncu sınıfların mankenlerın olduğu her şey en kotu yozlasmısken barı tıyatro dursun yerınde yerden 50 cm yuksekte anlatalım derdımızı ve hıkayemızı odumer@hotmail.com

    serkan sağlam - 3/29/2010

    merhaba arkadaşlar amatör tiyatrocuyum.Antalya yeni geldim 6 ay oldu ve bir kamu kuruluşunda çalışıyorum.uzun zaman oldu sahneden uzağım ve mutsuzum çünkü mutlu olmanın yolu o ortamda olmam tiyatro benim için başka bir alemde olmak ölümsüz olmak gibi birşey ANTALYA da tüm tiyatrocu ve tiyatro sevenlere selam olsun halkinsesi1@hotmail.com

    ayşe paçacı - 3/11/2010

    neden kimse doğudaki insanlara kulak vermiyo bişeyler yapmak istiyoruz ama malesef burada imkanlar yok başka illere gitmeyede bizim imkanımız yok tiyatro sanatçısı olmak çok istiyorum lütfen yardım edin. Elazığ-dan yazıyorum

    ayşe paçacı - 3/11/2010

    bende tiyatro sanatçısı olmak istiyorum eğitimimi aldım en iyi okullardan bir tanesinde MÜJDAT GEZEN SANAT MERKEZİNDE ama malesef bazı aksilikler yüzünden yarım kaldı şuan bulunduğum yerde hiçbir kurs verilmiyo kendimi en iyi şekilde yetiştirmek adına bana kendimi yetiştirmemde yardımcı olabilirmisiniz elazığdan yazıyorum

    Elenen - 2/5/2010

    Tolga günhan arkadaşım batan gemi tiyatrosunu terk etmemek mümkünmü Allah aşkına tiyatro yapanların hepsi kendi kabuğuna çekilmiş kendi tanışları ile bu işi yapıyor mülakat oluyor herkes kendi bildiği adamı yetiştriyor! peki tanışı olmayan ve bu işi yapmak isteyen kişiler noluyor ? malesef bu kişilere tiyatro yapmak,eğitimini almak ya çok para gerektiriyo yada bir taraflarını yırtıp bilen kişilerin peşinde koşmaları :( sonrada tiyatroya ilgi yok,tiyatrocular azalıyor,,, Azalmasında napsın yeni eleman yetişmiyorki kendi kabuğunda dışarı çıkmadan gelişmeye çalışan paslanmış dişlilerine tanış sıkışmış bir sistemde ilerleyen güzel tiyatro...

    Aslı Aydın - 2/5/2010

    Ankara-da özlediğimiz tiyatro keyfini yaşamak için iyi bir fırsat...
    KOD ADI KEKLİK oyununun izlenmeye değer , hatta genç-yaşlı tüm sevdiklerinize önerebileceğimiz bir oyun olduğunu paylaşmak istedim.

    Tüm emeği geçenlere teşekkürler, iyi ki varsınız!



    tolga günhan - 1/30/2010

    sizde terkedin batan gemi tiyatroyu..ben öyle yapıyorum...tiyatroyu çok sevdiğim halde


    Cansu Terakye - 1/24/2010

    merhabalar
    ankara da yaşayan ve bi süreliğine tiyatroya emek vermiş biri olarak, şu anda ankara-daki gidilebilecek oyun potansiyelinden şikayetimi sizlerle paylaşmak istedim. Son 1 senedir gittiğim düm DT oyunlarından büyük hayal kırıklığı ile çıkmamda yalnız olmadığım görüşündeyim. Oyunlar bu kadar kalitesiz ve özensiz çıkarken seyirci sayısındaki üstel artışı kesinlikle anlayabilmiş değilim. insanlar tek eğlenceleri tiyatro, sinema kaldığı için; bulundukları şehirde salonlara tıkıldıkları için mi bu artış var, yoksa tüketilmelik, kötü de olsa anlaşılması kolaylaştırılmış, seyirciye ana fikri hap şeklinde verilen oyunlar mı revaçta ve aslında beklenti bu yöndeydi de DT-mi yeni farketti bunu? ya da bir başka tez: basitleştirilmiş, beyin kullanımını zorlamayan dizilere alıştırılan bu toplum, bu tiyatro tarızına da mı alıştı ve bunu doğru/güzel olarak mı kabul ediyor???
    Çevremde bir çok kişi tiyatrodan yaka silkmiş durumdayken, onlara tekrar tiyatro sevdirme çabamı her DT oyunu baltaladı malesef. Amatör topluluklar da olmasa iyi bir oyundan yoksun kalacağız.
    İyi oyundan kastım, üzerinde yeterince emek sarfedilmiş, dramaturjisi yapılmış ve anlatılması istenen tema üzerinde yorumlamalar yapılmış, metni sahneye UYARLAYAN oyunlar.. En son gittiğim Aç Sınıfın Laneti oyunundan da hiç bir zevk alamadım. Sam Shephard-ın karamsar ve bir çok temel noktaya parmak basan teksti, sanki ortaokulda zorunlu çıkarılan piyes şeklindeydi. teksti aynen alınıp ezberlenip gelinmiş gibiydi. Malesef tekstin aynısına da sağdık kalınmamıştı. sahnede yapılacakları düşünmek, tekste yer alan duyguları seyirciye aktarabilmek için abartılı jestler yapmak, özellikle de oyunun içine almayı kesinlikle engelleyen DT konuşma tarzını kullanmak(r-lere bastırarak shakespeare oynar vari), oyunun bütün doğal olması gereken havasını yok etmişti. zaten içine alamayan oyun, tam bir dram şeklinde oynanıp, tüh vah lardan ileri bir alt metin sunamadı. arkamda oturan seyircilerin tepkileri ise daha dehşet vericiydi. oyunun en dramatik ve korkutucu sahnelerinden biri olan sondaki mafyanın göz korkutmak için eve geldiği sahnede, mafyanın yaptığı kötü (ki sırf espri olsun diye konan gereksiz abartılı bayağı esprilerdi) esprilere gülmeleriydi. aslında o noktada belli ki oyuncuların vermeye çalıştığı tiksinti ve dehşetti. ama oyun o kadar içine alamıyor ve oyunculuk o kadar göze parmaktı ki, seyirciye de metin çevirisinde ve uyarlanmasında yapılan abartılara gülmekten veya üzülmekten başka seçenek bırakmıyordu.
    Umarım DT bu tüketime yönelik oyun sahneleme stratejisinden çıkar da -Gorgon-un Aramağanı- gibi, seyirciyi düşünmeye zorlayacak, sanatsal yönü de olan, sahnelenmesi emek isteyen oyunlara tekrar kavuşuruz.
    Eğer Ankara-da sahnelenen beğendiğiniz bir oyun var ise lütfen paylaşın. Uzun süredir iyi diyebileceğim bir oyuna gitmeye hasret kaldım. teşekkürler..
    iyi seyirler

    Ümit Üstev - 1/18/2010

    Gizler çarşısı isimli oyun için yapılan eleştiriler bana biraz acımasız geldi. Bence insanların tiyatroya bakış açılarının eğlenceye dayalı olması buna sebep. evet klişe bir konu var; açgözlülüğün ve hırsların insana neler yaptırabileceği anlatılmış. Ama zaten hangi tiyatro oyununun konusu klişe değil. Hangisi hayatın içinden değil. önemli olan bunu izleyiciye -sanatsal- biçimde anlatmak. amaç bu. bir müzik eserindeki sözler klişedir ama müziğin sanatsallığıdır aslolan. bu açıdan bakabilirsek eğer konunun tiyatral olarak ortaya konuşu bence güzeldi. Oyunculuklar harika idi zaten. Anlatımın zaman zaman didaktik oluşu, dolaylı anlatımlar, arkaik semboller tiyatro sanatı değilde nedir. illa ilkokul çağına hitap edip devamlı güldürmeli mi tiyatro. yada illaki bir sürükleyiciliği mi olmalı. o vakit yerli dizi seyretmeli bu eleştiriyi yapanlar. Heleki sakın bu oyuna gitmeyin deme küstahlığı art niyetle bağdaşıyor. Kimsenin falanca oyuna gitmeyin demeye hakkı olamaz, heleki bir tiyatro severin! Gidin, gidin ve sanatın tadını damağınızda hissetmeye çalışın bence.

    Mehmet - 1/10/2010

    Merhaba tiyatro severler;
    Ben kısmetse şehir tiyatrosu kurslarına giricem fakat sizlerden bir konuda yardım almak istiyorum mülakat varmış ama daha önce tiyatro eğitimi almamış biri olarak mülakatta ne olur,ne olmaz, nasıl tavırlar sergilemek gerekir? ne gibi sorular sorulur? sizlerden öğrenmek istiyorum. Yıllardır yapmak istediğim bir iş bu elime yüzüme bulaştırırsam artık vazgeçicem !sizlerden bu konu ile ilgili yardım ve açıklayıcı cevap bekliyorum...Şimdiden teşekkür ederim..

    LEYLAURAL - 1/6/2010

    ŞÖLEN adlı oyun izlemek futbol maçı izlemek gibiydi,küfürden oyuna konsantre olamıyorsunuz,biz bir süre tiyaro izlemeye ara verdik bu nedenle.

    Suad Sadi - 12/22/2009

    Rab Şeytana dedi ki; Sırtında gitarı muhteşem dansı ve şarkılarıyla, son derece ikna edici Şeytan, Rab ile tutuştuğu bahis için hedef seçtiği Eyüp ve Sysphoss üzerine oyunlar kurmaktadır..Şahane bir hafta sonu geçirmeme neden olan bu oyunu mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

    recep yıldırım - 12/20/2009

    kayseride tiyatro 22 yıldır vardır

    arkadaşlar.. - 12/17/2009

    ben oyuncu olmak istiorum ama bir türlü fırsat bulamadım bir program çıksada keşke isteyen bir tiyatro veya monologla felan gitse canlandırsa ona göre diziye flimlere seçilse ne güzel olurdu.. :(

    ÖZLEM YALÇIKAYA - 12/16/2009

    neren burada sadece istanbuldaki oyunlara yer veriliyor. anadolu da da çok güzel kadrolar ve oyunlar var.

    Ali Ekber SAKICI - 12/14/2009

    oyunun ilk perdesine geç kalan seyirciler için bir Can bey fuaye bölümüne büüyk ekran tv koyarak ilk bölümüne yetişemeyenler için izleyebileceklerini söylemiş. bu uygulama Eskişehir şehir tiyatrolarında va r ve çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. masraflı bir sistemde değil. diğer sahneler için de en kısa zamanda uygulanmalı oyun başladıktan sonra içeri seyirci alınmasını ise oyun ve oyuncular için hakaret olarak görüyorum...

    - 12/14/2009

    gün geçer herşey birbirini kovolar..bir koşuşturmaca başlar dünyanda... vardır adımlarını birbirine dolaştıran bişey....

    işte o şey benim dünyamda tiyatro.. sabır...
    sahne beni bekler..... tiyatro+ben...
    yeliz akbulut

    sema - 12/12/2009

    merhaba ben sema.ben tiyatrocu(oyunculuk) olmak istiyorum.ama bir türlü ücretsiz tiyatro kursu bulamadım.acaba bu tiyatro dünyası kursaları üsretsizmi onu öğrenebilirmiyim.lütfen.içerenköy-kadıköy yakın gelebilirim.genellikle hep uzak yerlerde olduğu içinde gidemiyordum ama bu benim için bir fırsat nolur cevap bekliyorum.

    Suad Sadi - 12/4/2009

    Genellikle Türk yazarların oyunlarına gitmeği tercih ediyorum. Oyuna gitmeden önce konusunu, oynayanları mutlaka incelerim. Son hayal kırıklığım ADT-nin sahneye koyduğu Gizler Çarşısı isimli oyun. Seyri tam bir işkenceye dönüştü, yazar olaya gizem katmak için, uç boyutlarda karmaşa yaratmıştı, herşey iç içe öyle geçikti ki, Rembetiko isimli oyuna muhteşem bir performans sergileyen Uğur Çavuşoğlu-nun çabası da oyunu kurtarmaya yetmedi, kısaca söylemek gerekirse, rezil bir hafta sonu geçirdim, kimseye de tavsiye etmem..

    engin_elcin@hotmail.com - 11/28/2009

    sayın ilgililere,
    2009 aralık ayının son haftasında
    haldun taner tiyatrosunda,bernando albanın evi internette görülüyor buna
    mukabil,tiyatro lobisinde dağıtılan broşürde gizli oturum sahneleneceğini
    yazıyor, o zaman internette niye
    bernando albanın evi yazıyor,kafam karıştı,lütfen cevabınızı bekliyorum,
    saygılarımla,
    engin elçin,



    mehmet tekkanat - 11/1/2009

    Merhabalar,
    gençlerimizin araştırmadan, emek harcamadan hazıra konmak istemeleri çok acı verici. Mersin-de son on yılda 30-dan fazla öğrencimiz konservatuar ve dengi okulları kazandı.
    Hala Mersin-de tiyatroyu öğreneceğimiz, yapacağımız yer yok denilebiliyorsa pes doğrusu. Sevgili tembel gençlerimiz; Hiç bir şey bilmiyorsanız Google-a (mersin tiyatro) diye yazın karşınıza çıkar.
    Şu yazdınızı tiyatro.com sitesinin tiyatro guruplarına baktığınızda mersin şehir tiyatrosu ve altan erkekli sahnesini görürsünüz en azından. oralarda telefonlarımız var. bir alo demeniz bile yeter. ama siz bunu bile yapmadan, -mersin2de tiyatro eğitimi alacağımız yer yok- diyebiliyorsunuz.
    Bir kez daha pes...

    şahdi özdemir(ekin sanat merkezi) - 10/23/2009

    merhaba..mersin de birçok sanat dalında faaliyet gösteren EKİN SANAT MERKEZİ bu yılki kurslarına başlamıştır..yaratıcı drama,uygulamalı tiyatro,klasik çocuk balesi,gitar,modern dans ve profesyonel ses kayıt sütüdyolarıyla 2009-2010 sanat yılında yine sizlerle..kayıtlarımız devam etmektedir..lütfen web sitemizi ziyaret edin.....
    www.mersinekinsanat.com
    telf:0324 237 09 71 mersin

    Apo Kaya - 6/12/2009

    2004 yılında Mezopotamya Kültür Merkezi çatısı altında, MEZOPOTAMYA DANS adına yönetmenliğini yaptığım ve özgün fikri bana ait olan Mem û Zîn dans tiyatrosu projesini seyretmiş olan izleyicilerimizin; 2009 yılında Arda Alpkıray''ın, Genç Günler kapsamında sahneye koyduğu, aynı adı taşıyan projeyi izleyip, bizi haberdar etmeleriyle bir süreç başlamıştır.
    Mezopotamya Dans yöneticileri ile birlikte, İstanbul şehir tiyatroları genel sanat yönetmenliğine ihbarda bulunulmuştur. Projemizin video kayıtları kendilerine sunulup Arda Alpkıray''ın yapmış olduğu projenin video kayıtları bize teslim edilmiştir.
    Ehmedê Xanî''nin destan olarak kaleme aldığı Mem û Zîn, ilk olarak yönetmenliğini Ümit Elçi''nin yaptığı sinema filmi ile seyirciyle buluşmuştur. Sonra Cuma Boynukara''nın tiyatro oyunu ve 2004 te sadece Ehmedê Xanî'' nin eserinden şiirlerle oluşturduğum dans tiyatrosu, bu eserle ilgili yapılan özgün çalışmalardır.
    Bize verilen kayıtları izledikten sonra sahnelerin değerlendiriliş biçimi, koreografi, estetik ve kanava''nın şahsıma ait olduğu ve çoğu sahnenin kopya olduğu anlaşılmıştır. Bizim projemizde banttan yayınlanan Kürtçe şiirler bu projede Türkçe çevirisi ile oyuncularla aktarılmaktadır. Oyuncuların dialog kurduğu bölümler ise Ümit Elçi'' nin senaryosundan alınmıştır. Ümit Elçi ile irtibata geçilip hiçbir şekilde izin alınmadığı anlaşılmıştır. Müzikler ise Nail Yurtsever''in yaratımı olarak MESAM''a kayıtlı olan 2004 yılında bizim projemiz için yapılan müziklerle aynıdır ve yine izin alınmamıştır. Giriş ve final kısmında Ümit Elçi nin filmi için Mazlum Çimen'' in yaptığı müzik kullanılmaktadır. İşin en şaşırtıcı boyutu ise 2004 te broşüre yazdığım yazının bölümlerinin alınıp genç günler broşürüne verilmiş olmasıdır.
    Vardığımız sonuç: Bu projede ki estetiğin, koreografinin (Koreografi; Mezopotamya Dans ve benim ortak ürünümdür),örgünün ve fikrin benim projemden alındığı, dialogların Ümit Elçi nin senaryosundan alındığı bir TEKRAR dır.
    Dileğimiz bir daha böyle çirkin durumların yaşanmamasıdır. Arda Alpkıray''ın yaptığı bu çirkin eylemin affedilmez birşey olduğunu düşünmekteyiz. Arda Alpkıray''ın hevesini kırmamak adına yaptığını hırsızlık olarak nitelemeyip, yaşanan bu durumu şöyle açıklayabiliriz.
    Söz edilen projeyi bu hale getirmek için bir yılımızı verdiğimiz,kürtçe olduğu için ancak lokal yerlere sunabildiğimiz ve 2005 te ikinci sezon gösterilerimiz için sonradan aramıza katılmış olan Arda Alpkıray''ın bir projenin oluşum şeklini bilmediğinden, Mem û Zîn destanını okuyan herkesin aklına aynı imgelerin ve estetiğin gelebilleceğini sandığından, kısacası cehaletten ileri gelmiştir. 2009 Mem û Zîn Destanı dans tiyatrosu versiyonunda dans eden ve durumun böyle olduğunu bilmeden, canla başla çalışan sanatçı arkadaşlarımızdan Arda Alpkıray adına özür dileriz. Bu topraklarda nice özgün ve güzel yaratımların kopyası olmaması ve sanatçıların haklarını korumak adına konuyla ilgili adli süreç başlatılacaktır.
    Tüm tiyatro ve dans severlere duyurulur.

    Apo KAYA ve MEZOPOTAMYA DANS

    Ahmet EKDİ İSİMSİZLER TİYATROSU YÖNETMENİ 08/06/2009 - 6/8/2009

    iĞNEYİ KENDİMİZE ÇUVALDIZI BAŞKALARINA BATIRALIM

    22 YILLIK TİYATRO HAYATIMDA KONU VE YAŞAM HEP İNSANLAR ÜZERİNE KURULMUŞTUR.öZELLİKLE SANATLA İÇ İÇE OLAN BİZLER HEP KUSURLARI DİĞER SANATÇI ARKADAŞLARDA VEYA YÖNETİCİ KONUMDAKİ İNSANLARA ETİKETLERİZ. OYSA ŞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ Kİ KENDİ İÇİMİZDE BİRBİRİNİN OMUZUNA BASARAK YÜKSELMEYE ÇALIŞAN İNSANLARLA DOLUDUR. NEDEN BİZ SANATÇILAR (İSTİSNALARIN AFFINA SIĞINIRIM) KENDİ HÜNERİMİZLE BAŞARILARIMIZLA YÜKSELMEYE ÖZEN GÖSTERMEYİZ? NEDEN BİRİLERİNİN ALIN TERİNİ KENDİMİZE PAYE EDERİZ? nEDEN MAZERET ÜRETECEĞİMİZE ÇÖZÜMLER ARAMAYIZ. NEDEN? NEDEN? NEDEN? BİZ TOPLUMUN AYNALARI OLAN KİŞİLER AYNAMIZIN BUĞULANMASINA VE GERÇEKLERİ GÖSTERMEMESİNE İNATLA KARŞI ÇIKMALIYIZ. LÜTFEN HERKES KENDİ EVİNİN ÖNÜNÜ TEMİZLESİN
    SAYGILARIMLA

    zekeriya keles - 6/6/2009

    Türkiyede aslinda gecmis beceriksiz chp ve mhp iktidarlari türkiyede sanat basta olmak üzere her seye büyük darbeler vurmuslardir.Ak hükümetiyle beraber Türkiyede tahrip edilmis her alanda bir iyilesme olumlu gelismeler göze carpiyor.hükümetimizin her alandaki calismalarini taktir ediyor ve millet olarak kendilerini alkisliyoruz.

    HATİCE / ANTALYA - 5/20/2009

    Aslında hayatın bir tiyatro sahnesi olduğunu düşünürsek hepimiz birer oyuncuyuz..Bazen dram bazen de komedı ıkısıde vazgeçilmezlerimiz arasında sonuçta rol seçme lüksümüz yok verılen her rolu kendımızce yazıp kenmızce oynuyoruz...bir sanatsever olarak tiyatro ayrı bi tat sinema ayrı bi tat her sanat dalının kendınce vezgeçilmezlikleri var.Tiyatro benim için herşey aslında yaşadığım yer nedenıyle fazla oyun izleme yada oyunlara katılma şansım olmasa da kendı çapımda birşeyler için uğraşıyorum .kuçuk bı beldede yaşıyorum tiyatro kokenlı buraya taşınmış bır aile onlar sayesınde hayallerımın üzerine örtüğüm perde aralandı artık hafiften ışık göruyorum hem konservatuar için çalışmalar hemde çocuk oyunu ile çocuklara tiyatroyu sevdırmeyı hedeflıyoruz..kendımı nsl hayal edersem o sahnede yapabilme özgürlüğünün tadına varıyorum..bu sene kaznamzsam çok uzulurum fakat umut ınsanların asla kaybetmemesı gereken bır hazıne hergune yenı bır umut taşıyor ve yapabılme inancıyla yola devam edıyorum..bakalım

    Emel Aygören Şen - 4/15/2009

    Cemreler düştü bir bir, hiç üşenmediler. Ve cemrelerle birlikte takvim yaprakları da!...

    Giyinme zamanı çoktan geldi ağaçların. Pek çokları, çiçeklerini de takıp süslendiler. Meyveye durmalarına az kaldı… Aslında, turfanda meyvelerin tadına çoktan baktık… Ne acelemiz varsa!...

    Zamanların turfandasını yaşıyoruz artık. Acele ediyoruz yaşamak için. Gelecek zamanları geçmiş zamana çeviriyoruz. Ve tadına varamıyoruz ömrümüzün… En doyulmaz anlarını geçiştiriveriyoruz yaşamın… Ekşimiş süt gibi kestiriyoruz günlük işlerimizi. Bıkıyoruz, yoruluyoruz, pes ediyoruz ve keyifsizleştiriyoruz olaylarımızı. Ne acılarımızı yaşayabiliyoruz hüngür hüngür; ne sevinçlerimizi kahkahalarla!...

    Ne beklemeyi biliyoruz O Henry’den dinlediğimiz “son yaprak” gibi; ne umutla güneşin doğmasını… Yağmurları kurutuyoruz; onlar bulutlarla henüz sevişmeden. Rüzgarları durduruyoruz uçurtmalar dans etmeden…

    Aşkları tüketiyoruz, henüz kokusunu duymadan. Özlemleri silip geçiyoruz daha ayrılmadan…

    Sevgileri kirletiyoruz, çamura düşen beyaz mendil gibi…

    Düşüncelerimiz kara. Sözlerimiz gri. Kalplerimiz daracık bir mekan bungunluğunda…

    Oysa tadına varmak hayatın; yaşamın keyfini çıkartmak öylesine kolay ve öylesine kalıcı ki…

    Ne olur sanki ; yarınları, dünden tüketmesek!... Ne olur?



    Gılman Kahyaoğlu Peremeci - 4/15/2009

    BU SİTENİN DEĞERLİ ÜYELERİ VE İZLEYENLERİ ÇAĞIN EN SANAL BİR DAVASININ YAŞANDIĞI ÜLKEMİZDE VE NEREDEYSE HER OLAYDAN HER SÖZDEN BİR ANLAM ÇIKARTILARAK SANSÜRE İSTİPDATA YÖNELİK UYGULAMALARIN YAPILDIĞI GÜNÜMÜZDE ÜÇ GÜNDÜR YAŞANANLARI DEHŞETLE İZLİYORUM. DERNEK BASKINLARI VE ÜYELERİNE VARINCAYA DEK GÖZALTINA ALINMALARI, ÇOK DEĞERLİ BİLİM İNSANLARININ VE ÖĞRETİM ÜYELERİNİN AYNI DURUMDA BULUNMALARI, SAYIN ÜSTÜN AKMEN!İN; ÖZİNEL TİYATROSU''NUN KEŞAN''DA OYNATILMAMASI NEDENİYLE YAZDIĞI DOĞRU, DUYARLI YAZISINDAN ÖTÜRÜ SAVCILIĞA İFADE VERMEK ÜZERE ÇAĞRILMASI BENİ DEHŞETE SÜRÜKLÜYOR BU YAZIMI "DİKATE DUYARLILIĞA BİR ÇAĞRI" OLARAK OKUMANIZI DİLİYORUM ESEN KALINIZ

    ayşegül pehlivan - 4/8/2009

    sizlere trabzondan sesleniyorum.dağıtmış olduğunuz 9.tiyatro ödüllerini hangi kriterlere göre verdiğinizi çok merak ediyorum.trabzonda amatör tiyatro dalında yıllardır hizmet veren bir tiyatro var.acaba bu tiyatronun oyunlarını ve oyuncularını kaç kez izlediniz.trabzonda amatör olarak yıllardır canını dişine takan ve çok büyük bir özveriyle çalışan nice gençler varken verilen ödülü doğrusu çok da adil bulmadım.sanırım ödülleri dağtırken pekde dürüst olduğunuz söylenemez.size tavsiyem bundan sonraki ödüllerinizi dağıtırken öncelikle bir kentteki bütün oyunları izlemenizdir.size gönderilen listeleri değil de sizin jurinizin izlediği oyunları ve oyuncuları gözlemleyiniz.ayrıca bu oyunları izleyen ve eleştiren kişi ya da kişilerin tiyatro konusunda ne kadar birikimi ve eğitimi olduğunu merak ediyorum.teşekkürler...

    A.Emrah Özdilek - 3/19/2009

    AMATÖR TİYATROLARIN BAŞKENTİNDE KAYBOLAN TİYATRO TUTKUSU

    Yıl 2008 22-26 mayıs tarihleri arasında festival gerekçesiyle bulunduğum Denizli de gördüğüm bir gerçek vardı. Amatör tiyatroların başkenti sayılan bir şehre Uluslar arası amatör tiyatro festivaline gözlemci olarak gelmiştim. İşini layıkıyla yapmak isteyen genç bir tiyatrocu olarak gözlemlediğim hiçbir şey yoktu. Festivalin işleyişi mükemmeldi ancak seçilen oyunlar festival kavramına uygun festivalin ağırlığını ve yükümlülüğünü taşıyabilecek oyunlar değildi. Festival sonrası Denizlide özel bir tiyatrodan teklif aldım. Bir tiyatro okulu yapmak istiyorlar bununla ilgili girişimleri mekanı her şeyi ayarlamışlar ve bir hocaya ihtiyaçları vardı. Hiç düşünmeden kendimi Denizlide buldum.

    Başlangıçta her şey çok güzeldi. Ramazan ayı için Denizli belediyesi kültür sanat organizasyonları yaptı ve ihaleyi alan tiyatromuzla her gün bir mahalle ve sabit olarak İncilipınar parkında gösteriler yapmaya başladık. Bir ay boyunca 60.000 seyirciye ulaşmıştık çok güzel bir sayıydı. Derken Bir ay kah kavgayla gürültüyle kah eğlenceyle güzel bir şekilde geçti. Ramazan sonrasında tiyatro okulu fikri faaliyete geçti. 50 öğrenciyle başladık işe bu sayı yeri geldi azaldı yeri geldi arttı. Ama insanlarda haklıydı Denizlide kaybolan bir tiyatro tutkusu vardı ve bunu canlandırmak zaman alacaktı.

    Denizlide amatör tiyatroların nedendir bilinmez ya da hala benim anlayamadığım bir durumdan dolayı birbirlerine karşı bir savaş durumu vardı. Bu benim kaldıramadığım ve asla sindirmek istemediğim bir durumdu. Çünkü ben böyle yetişmemiştim. İdeallerim vardı ve bu idealler uğruna Denizlideydim. Ben tiyatro yapmak istiyordum ama benim için tiyatro bir savaş değil bir savaşı sahneye yansıtmak olmalıydı. Tüm kavgaları gürültüleri ve hatta kendi tiyatrom içindeki anlam veremediğim durumları bile sindirmek zorunda kaldım ve yoluma devam ettim ilk geldiğim gün burada bir şeyler yapmak istiyorsan kulaklarını tıkamalısın denmişti ben de bu sefer o söyleneni denemek istiyordum.

    Yoluma öğrencilerimle devam ettim onlarla birlikte bir şeyler söylemeliydim Denizli halkına. Aylarca oyun seçmeye uğraştım ve karar vermiştim artık ben hem yönetmenliğimi konuşturacağım hem de savaşa hayır diyeceğim dedim. Seçtiğim oyun da bu doğrultuda Sermet Çağan’ın SAVAŞ OYUNU oldu. Bu oyunla hem ideolojik savaşa hayır diyecektim hem de savaş içinde olan Denizli de ki amatör tiyatroculara. Dedim de ama anlayana.
    Uzun lafın kısası ben bu savaşın içinde var olma savaşı veriyorum; tükenen seyircisi, birbirine köstek olan tiyatrocularıyla inadına tiyatro yapmaya çalışıyorum. Amatör tiyatroların başkenti olarak bilinen bir şehrin hiç de öyle olmadığını bilerek…





    arslan yıldız - 3/18/2009

    11 yıldır yazıyorum..tiyatro oyunları, film öyküleri ve hatta kitap bile..fakat yaşadığımız ülke türkiye olduğundan dolayı ve herşey birilerinin tek elinde olduğundan sadece yazıp bir kenara koyuyoruz.bu süreç içinde iletişim kurmadığım insan kalmadı ama sonuç...hiççç..soruyorum, daha dün sizde birileri yardım elini uzatsada bizde üretime katılsak diye uğraşmadınız mı? sizde birilerinden destek aramadınız mı? birileri oyunlarımı görsünde benide dikkate alsın diye beklemediniz mi? o zaman siz neden meşhur olunca geride kalanları unutuyorsunuz? allah aşkına bırakın şu makam ve koltuk hastalığını ve sizde üretin üretenleride elinden tutun. unutmayın sizde birgün unutulacaksınız ve üretemeyecek hale geleceksiniz. en azından birilerine faydanız olsunda yıllar sonra saygı ile anılın...ama kime diyoruz ki...saygılar...

    YALÇIN İMZALI - 3/16/2009

    Bugün bu yazıyı yazma fikri zihnimde ansızın canlandı.Aslında gerçek bir tiyatro seyircisiyseniz biraz da meraklı ve meyilliyseniz.Şuan yazdıklarıma çok da yabancı olmayacaksınız.Konum İstanbul''un en köklü tiyatro ocağı olan Büyükşehir Belediyesi Şehir tiyatroları..
    Bu kurumun 2008 ekim -2009 nisan repertuarında gözüme batan,dikkatimi çeken,içimi acıtan bazı noktalar var. Yıllar ilerledikçe şehir tiyatroları repertuarının iyice zayıflaması ve kalitesinden ödün vermeye başlaması.Sezon oyunlarına bakarsanız yeni değil eskiye dönüş olduğunu göreceksiniz.Bunun yönetimdekilerden mi yoksa başka nedenlerden mi geriye gittiği belirsiz.Çok çok eski olan tam olarak oyunun ilk sahneleniş tarihini bilmediğim 1998 diye hatırladığım bir oyun olan ''''Kendi Gök Kubbemiz'''' bu sezon tekrardan tiyatro izleyicilerinin önüne sunuldu.Nedenini aradım hep.. daha önceden sahnelenmiş bir oyunun şimdi tekrardan repertuara alınmasıyla ilgili.Cevap basitti bu yıl Yahya Kemal Beyatlı yılı olduğu için.O zamanda aklımda yeni bir soru işareti belirdi.Peki niçin yeni bir oyun oluşturulmadı ve bu oyun sahneden kaldırıldıktan uzun bir müddet sonra önümüze tekrardan sunuldu anlam veremedim.Bir diğer oyun ise her ay yeni oyun beklerken ''''Ölümsüz Öykü''''repertuara tekrardan alındı.Meraklısı için öyle bir hikaye de var tabi ama ona çok fazla girmeyeceğim.Ölen bir sanatçının anısına olduğu için.Artık zihnimdeki soru işaretleri şekil almaya başladı.Açık olarak eskiye dönüş vardı.Bunun yanında 2007-2008 sezonunda çok kısa oynayıp kaldırılan oyunlarda repertuardan çekildi.Yaşanan bu dengesiz tutumlar bir seyirci olarak beni üzmeye aynı zamanda da şehir tiyatrolardan uzaklaştırmaya başladı.Çünkü kurum içinde düzenli bir dönüşüm yok tutarsız bir yönetim anlayışı mevcut sanırım..Biz seyirciler yeni oyunlar beklerken önümüze eski oyunları tekrardan sunuyorlar.Şehir tiyatrolarında belli oyuncu kitlesine sürekli olarak farklı farklı oyunlarda rol veriliyor fakat bunun yanında birçok oyuncu boşta hatta yüzlerini unuttuklarımız bile var. Niçin bu kurum kendi bünyesinde ki sanatçılarına olanak tanımıyor.Bir çoğu farklı kurumlarda,özel tiyatrolarda,dizilerde,sinema filmlerinde bu oyuncuların bu kurumdan uzaklaşmasının ya da izin almalarının nedeni ne ?Bu önemli kurum mekansal olarak büyümeye başlarken kadro olarak giderek daralıyor mu yoksa.. Bence artık birileri dur demeli bu önemli şahsiyetler birer birer kurumuna küstürülüyorlar.Önümüzde dünya tiyatrolar günü var.Bence bugün aynı zamanda oyuncuların da günü.Her yıl okunan bildiriler hep olumlu şeyler için ama bu tür olumsuzluklarıda göz ardı etmemek gerekir.Vakit çok geç değil onların gönlünü almak için.. Yoksa yakında şehir tiyatrolarında tanıdık yüz hiç kalmayacak..
    Ve giderek bu ocağın küllerini göreceğiz.En iyisi mi önlemimizi şimdiden alalım zararın neresinden dönülürse kardır mantığını istemesekte benimseyelim.

    Bekir TOSUN - 2/25/2009

    -"ÇIKAR" ''A DESTEK!-
    Sayın Can Törtop,
    Kadıköy belediyesinin sanata destek olduğu söylemi yıllardan beri süregelir.
    Bu yalanı daha da geç farketmediğiniz için sevinçliyim.
    Ne yazık ki Kadıköy belediyesi "Sanat"''a değil "Çıkar"''a hizmet etmektedir!
    Daha doğrusu "Sanat"''ı aracı olarak kullanmaktadır.
    Sol tandanslı bir belediye olduğundan bunu kimseye farkettirmeden gayet iyi kullanıp, sömürmektedir.
    Bir bakın, belediyenin Sanat ile ilgili işlerinin kadrolarına!
    Bu konuda kaç tane sanat ile ilgili uzman, bilirkişi çalışmaktadır. Bu çalışan kişilerin eğitim, öğretim düzeyi ve meslekleri,uzmanlık alanları nelerdir?
    Bunca yıldır Kadıköy Belediyesi sanat konusunda etrafa farkettirmeden "Saldım çayıra mevlam kayıra" yöntemi izlemektedir.Bu yeni değildir.
    -Aslında bunu sizler de gayet net ve yakından bilmektesiniz-
    Kadıköy belediyesi bu konuda "Genel"''e değil de yakın çevresine destek olmaktadır!



    can törtop - 2/25/2009

    Kadıköy Belediyesi''ne kocaman bir "yazıklar olsun" !

    Barış Manço Kültür Merkezi''nin etkin bir program olmasa da her ay basılan ve gişede dağıtılan bir programı vardı, tüm tiyatro oyunlarının tarihleriyle beraber tanıtıldığı. Şubat başında ekonomik sebeplerle programın bu ay basılamayacağını haber verdi belediye. Aslında bu makul bir mazeret kabul edildi, herkes krize yordu..

    Dün kültür merkezine gittiğimde kültür merkezi programının yerini Kadıköy Belediyesi''nin tanıtım rehberinin aldığını gördüm. Meğer program, seçim bütçesine destek olmak için basılamamış.

    Her fırsatta sanata destek olduğu yalanını söyleyen Kadıköy Belediyesi''nin bu tavrına ancak "YUH OLSUN" denir...

    Not: Ayrıca, Halis Kurtça KM ve Kadıköy Gençlik Merkezi tanıtım sayfalarında Barış Manço KM etkinlik fotoğrafları kullanılarak da alenen halka yapan söylenmektedir...

    Hayri Levi - Murat Demir - 2/21/2009

    Biz aşağıda imzası olanlar, tiyatro sanatçısı Nedim Saban ile ilgili olarak
    Bugün gazetesi yazarı Aykut Işıklar''ın 16 Ocak günkü köşesinde yayımladığı
    tam anlamıyla ırkçılık kokan yazısını şiddetle kınıyor; bu konuda Uluslararası
    Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi''nin bildirilerindeki görüşe tam
    anlamıyla katılıyor; anılan Birliğin ilgili kurumlar nezdindeki şikâyetlerini
    desteklerken, TC vatandaşı olan hiç kimsenin etnik kökeninden dolayı
    aşağılanamayacağı cihetle, anılan magazin yazarını tüm ulustan özür
    dilemeye davet ediyoruz.

    Saygılarımızla
    Hayri Levi
    Murat Demir
    (Serbest meslek)

    Işılay Fidancı / Tiyatro Afiş Tasarımcısı - 2/14/2009

    http://similaytr.deviantart.com/

    Jacques Seguela afiş konusunda şunları söylemiş:
    "Afiş ya her şeyin kaynağıdır, ya da hiçbir şeyin. Bir ürünü, ya da bir markayı 15 gün için de ya tutturur, ya da batırır. Gazetecilikte birinci sayfa, gerçeküstücülükte kapak ne ise reklamcılıkta da afiş odur. Afiş, iletilişinde bir yumruk, ya da bir darbedir. Afiş totoda bankodur. Afiş Shakespear türü olmak ya da olmamaktır. Mesele görülmek ya da görülmemektir. Çünkü afişin amacı iz bırakmaktır. Afişin kur yapmaya vakti yoktur, hemen iğfal etmelidir. Bir artistin sinema ekranına gelip yırtması gibi, afiş de duvarı delip geçmelidir"

    Herkeze merhabalar!
    KUKLA VE GÖLGE OYUNU KÜLTÜREL ETKİNLİK AFİŞLERİ adı altında yapmış olduğum çalışmalarımı yukarıda vermiş olduğum linkte görebilirsiniz.
    Gösterilerinizin duyurusunu yapacağınız afişlerinizin tasarımları konusunda sizlere profesyonel anlamda destek vermek istiyorum..
    Vermiş olduğum linkte bulunan mail adresimden bana ulaşabilirsiniz (:(


    EMİNE SAVAŞCI - 2/14/2009

    aykut işıkların nasıl bir magazinci olduğunu biliyoruz ve kınıyorum nedim sabanın etnik kökeni ne olursa olsun onu sanatcı olduğu için takdir ediyorum hiç üzülmesin nedim beyide aykut işıklarıda biliyoruz nedim saban gibi sanatsıların yolu açık olsun

    Özlem Günal - 2/5/2009

    Merhaba

    Geçen sene Bursa Büyükşehir Tiyotrosu''nun "ÇOCUĞUM" ve "FAY HATTI" isimli oyunlarını izledim.

    Son derece keyif aldım.

    Uzun yıllar İzmir de yaşamış, iyi bir tiyatro izleyicisi olarak söyleyebilirim ki; işlerini zevkle ve şevkle yapan oyuncuları izlemek ayrı keyif.

    Her iki oyunda da oyuncuların temposu hiç düşmedi, seyircinin ilgisi bir an azalmadı.

    Fay Hattı oyununda, oyun aynı dekor önünde ve üç kişi arasında geçmesine karşın oyuncuların enerjisi ve oyunun temposu son derece yüksekti.

    "Çocoğum"dan bahsetmiyorum bile fevkaladeydi.

    Devlet tiyatrolarının pek çoğunda gördüğümüz ağırlığı şehir tiyatrosunda hiç ama hiç hissetmedik.

    Bursa Şehir Tiyatrosu Oyuncularının henüz keşfedilmediğini düşünüyorum...

    Sevgiler..

    neslihan çakıner - 1/28/2009

    ortaoyuncuların oynadığı ferhan şensoy''''un yazıp yönettiği yeni oyunu ''''''''2019 BİLİMSİZ KURGUSAL GÜLDÜRÜ''''''''
    Her salı 20:00
    her cumartesi 20:00
    her pazar 18:00

    ses tiyatrosu halep pasajında.....


    ( Günümüz türkiyesinde mutlaka izlenilmesi gereken kendinizi,biraz diken üzerinde hissedeceğiniz,bol bol güleceğiniz bir oyun.)

    DİKKAT : Afişten yanlış anlaşılma olmasın oyunun şahlarıda vururlarla bir ilgisi yoktur!!!

    gebzeli tiyatrocu - 1/27/2009

    bizimde bir tiyatro grubumuz var. bende aşağı yukarı 8 seneden beri oyun oynuyorum.son 3 senedir de lisemizde bir okul tiyatro grubu kurduk ve okulca çok sevildik.grubumuzun adı'''' mutlu sürgünler.'''' bazı kısıtlamalarımızın olmasına rağmen örn:okulumuzda tiyatro salonu yok . fakat biz buna rağmen karşı okulun salonunda oyunumuzu sahneledik.oyuncu dediğin heryerde sahnesini alır ve herzaman için herşeye hazırdır... bu seneki müzikalimize tüm titaro severleri bekliyoruz gelmek isterseniz e mailim:... gebzeli_tiyatrocu_151@hotmail.com
    vakitlerinizi benm için ayırdığınız için çok teşekkürler...


    tiyatro aşığı - 1/19/2009

    evet adımdan da anlaşılacağı gibi ben bir tiyatro aşığıyım
    hayatta istediğim tek şey ilerde güzelsanat yada konservotuar''a gidip bir tiyatro eğitimi almak bunu hiç kimse benim kadar isteyemez tiyatroyu. ben tiyatro için hayatımdan bile ailemden bile vazgeçebilicek kadar çoook istiyorum.

    Hande KAÇANOĞLU - 1/17/2009

    bugüne kadar birçok oyun izledim fakat en çok etkilendiğim oyun Genco Erkal ın Yalınayak Sokratesidir...
    oyuncuları ve oyunculuklarını tarif edicek kelime bulamamkla birlikte sahne tasarımından,ışığına,kostümlerine kadar herşeyin itinayla düşünülüp yapıldığı bir oyundu.düşüncelerimi paylaşmak istedim.Teşekkürler Dostlar Tiyatrosu...

    Maraton - 1/16/2009

    İstanbul''da DİREKLER ARASİ REKREASYON ALANİ olusturarak ; Hem
    Tiyatro Severlere NOSTALJİ yasatip , hemde cocuklarimiza Tiyatroyu
    daha cok sevdirebilecegimiz ilginc bir mekan saglayamazmiyiz acaba?
    Saygilarimla..

    asuman çakır - 1/13/2009

    Stratiev "deri ceket"i yazarken belli çok eğlenmiş ama bizde dekor tasarımı yapılırken ve o dekor parçaları oyun esnasında oradan oraya taşınırken hiç de öyle olmadığı kesin.. Oyuncuların sıcaklığı bile oyunu kurtaramıyor,emeğe üzülüyorum..

    Uğur Kızılöz - 1/10/2009

    Cânım amatör tiyatro topluluğum Tiyagamm 2008-2009 dönemi oyununu seçmiş bulunmakta... "SAVAŞ BABA" hepimize hayırlı uğurlu olsun. Sevincimi paylaşmak istedim sadece. Okuyanların gözlerine sağlık =)

    TOLGA AHMET GÜNHAN - 1/10/2009

    MERHABALAR....
    BEN ELAZIĞ ŞEHİR TİYATROSU OYUNCUSUYUM.3 AYDIR ÜZERİNDE ÇALİŞTİĞİMİZ VE SONUNDA BİTİRE BİLDİĞİMİZ,AHŞAP KONAK(N.FAZIL KISA KÜREK) OYUNUNU ÖNCE ELAZIĞ DAHA SONRA TÜM İLLERDE SERGİLEMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ.
    OYUNU OKUYANLAR BİLİRLER MÜKEMMEL BİR OYUNDUR.EĞER SİZDE OYUNU KENDİ İLİNİZDE GÖRMEK İSTESENİZ LÜTFEN BANA YAZIN.HER İLE TURNEYE VARIZ.CEVAPLARINIZI BEKLİYORUM.
    ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER...
    tolgagunhan25@hotmail.com
    tolgagunhan@mynet.com

    fatma demir - 1/9/2009

    tiyatro yarışmaları düzenleseniz bazı şehirlerde ne güzel olur

    NESLİHAN ÇAKINER - 1/5/2009

    KENTER TİYATROSU''nda bu yıl VİCTORİA var sahnede!!! Orijinal metni Charles Fariala''nın yazdığı ''Victoria'' adlı oyunu, Dulcinea Langfelder uyarladı. Kenter Tiyatrosu da bu doğaçlamadan esinlenerek kendi çalışmalarını ortaya çıkardı.
    Yıldız Kenter''in yönettiği oyunda Defne Halman ve Engin Hepileri rol alıyor.Oyunun dekoru adeta sürrealizme hizmet eder gibi tavana kadar uzanan küçüklü büyüklü kapılar notalara benziyor tıpkı Victoria ’nın düşlerindeki şarkılar gibi… ön tarafta bulunan büyük kapılar ise hastane karyolalarının anımsatıyor üstlerindeki başlıklarla özellikle sağ taraftaki başlık kısmının hapishane demirlerine benzemesi de ayrı bir anlam katıyor oyuna,barış dinçer yine iyi iş çıkarmış demekten alamıyor insan kendini…
    Bir başka iyi iş çıkaran isimde kuşkusuz cem yılmazer olmuş ışık tasarımlarıyla bir çok sahnede ölümü temsil eden mavi ışığı ve aşkı simgeleyen kırmızı ışığı birlikte kullanmış dekorun avantajlarıyla birlikte ışık oyunları ön plana çıkıyor oyunda sanki spotlar Victoria ile birlikte paylaşmış başrolü o kadar başarılı…
    Ve tabi ki YILDIZ KENTER ; yılların tecrubesini aktarmış sahneye oyuncuları değil de her replikte yıldız kenter ’i izliyor seyirci sanki özellikte defne halman sanki küçük yıldız kenter edasında ve oldukçada başarılı vücut kullanımı mükemmel,tekerlekli sandalye ile olan dansı ve engin hepileri ile olan dansları son derece estetik bir anlatımla göz dolduruyor.birde bir kukla kullanılmış oyunda ve oyunun en can alıcı sözleri o kuklanın ağzından dökülüyor Victoria ’nın kucağında ; ‘’ oyuncular ölmez’’…
    Engin hepileri ise kısıtlı rolüyle başarılı bir grafik çizmiş ; hasta bakıcısını canlandırıyor . Victoria ile olan ilişkisi bir garip pislik temizlemekten,her işe koşmaktan,hasta yaşlılara bakmaktan bıkmış fakat Victoria tüm hastaların içinde farklı bir yere sahipmiş gibi ona daha bir özenli.victoria ise hasta bakıcısına zaten aşık.aralarındaki tatlı ve garip ilişki bir çok sahnede gülümsetiyor seyircinin yüzünü.
    oyun gerçekten izlenmeye değer mutlaka izleyin..


    özge dalgıç - 1/4/2009

    ben 16 yaşındayım.izmir''de yaşıyorum. ilk okul öğretmenimiz bize 7 yıl izmir bornova uğur mumcu kültür sanat merkezinde tiyatro oynattı. başrollerde oynadım ve tiyatroyu çok sevdim .sahneyi çok sevdim .daha sonra ailem beni tekrar uğur mumcu kültür sanat merkezine kursa gönderdi.çalışmalarıma gitmeme rağmen maddi sıkıntıdan dolayı kursu bıraktım ve oyunu oynayamadım .şimdi yine maddi sorunlardan dolayı kursa gidemiyorum .lütfen yardımcı olun ücretsiz kurslar açın . ozqe.dalqc@hotmail.com msn adresimden ulaşırsanız çok sevinirim . lütfen mesajımı yayınlayın .inanın maddi durumdan kursa gidemeyenler para verip gidenlerden daha iyi bir iş çıkarıcaklar. beLkide geleceğin adile naşit ''i yıldız kenter''i olucaklar .şimdiden teşekkürler .saygılar . . .

    gizem - 12/30/2008

    karagöz ve hacivat oyunları mükemmel


    NECDET ÖZSAYGIN - 12/28/2008

    Sevgili KENT oyuncuları 39 basamak adlı oyununuzu 26-ARALIK-2008 GÜNÜ MUĞLA da sergilediniz oyununuz harikaydı oyunu izlediğimde oyuncuların birden fazla karekteri canlandırması oyunun aksiyonun yüksek ve tempolu olması sıradan tiyatro seyircisinin anlıyamadığını sadece güzel oynadılar şeklinde söylemlerle geçiştirdiklerini gözlemledim benim önerim Devlet tiyatrolarının yaptığı gibi oyunla ilgili kısa açıklamaların yeraldığı bir broşür hazırlayıp oyundan önce seyirciye iletmenizin olumlu olacağını düşünüyorum.

    Nermin Genç - 12/25/2008

    Neden bu sitede bilet satmıyorsunuz?
    Bence bunu düşünmelisiniz...

    lütfiye nazlıaka - 12/24/2008

    sevgili devaynası tiyatro kabare grubu oyuncuları, harika bir tiyatro kurmuşsunuz. Ankara''ya turneye gelmeyi inşallah planlıyorsunuzdur. oyununuzdan kısa kesitleri show t.v. her şey dahil programında izledim. programda tiyatro, sinema, konser kısaca sanat etkinlikleri olunca izlenebiliyor. reytingler de emin olun artıyordur. ALİ ERDOĞAN LÜTFEN ANKARA''YA TİYATRO SALONLARIMIZA MİSAFİR OLUNUZ TEŞEKKÜRLER. ALINTERİNİZİN VE TİYATRONUZUN HER DAİM OLMASI DİLEĞİYLE.

    fikret kara - 12/22/2008

    çok güzel ve faydalı bir site olmasına rağmen, maalesef tiyatro ve oyun bilgileriniz çok eski. sitenin acilen güncellenmesi dahada faydalı olacaktır. teşekkürler

    Mert - 11/16/2008

    ben şehir tiyatrolarının bu sezonki afişlerini beğenmediğimi söylemek istiyorum.
    bilmeyenler için tarif edeyim. tüm oyunlar için farklı renklerde, aynı yazı karakterinde oyunun adı ve yazarı yazacak şekilde afişler hazırlanmış. tamam görsel olarak güzel, iyi niyetle de yapılmış olabilir ama bu bir tiyatro afişidir. tiyatro fabrikasyona, standartlara ne kadar uygundur ki tüm oyunlar için standart bir afiş yapılmış. afiş her oyunun havasını, duygusunu yansıtmak durumundadır.

    sanki şöyle bir hava yaratılmış, nasıl olsa ne oynarsa geleceksiniz, bu oyunların birbirinden bir farkı yok, sadece konu ve oyuncular değişik..
    güzel oyunlar var bu sene, birbirinden apayrı türler. bu şekilde duyurulması yanlış!

    merve doğan - 7/21/2008

    arkadaşlar bnde mersinde oturuyorum ve tiyatro kursuna gidiyorum. gitmek isteyenler için duyurulur adres:pirireis i.ö.o karşısı altan erkekli sahnesi tiyatro kulübü pozcuda duygu tıp merkezi aşağısında

    mehmet ince - 7/4/2008

    uzun bi aradan sonraa,, yüksek sahnelere döndümm...aslında dönmedim daha bugün görüştüm çarşamba başlıyom herhalde.. :D hadi bakalım tiyatro sevenler arasında olmak özlemiyle...


    fedakar oyuncular!!! - 7/1/2008

    sevgili arkadaşım veli öncelikle iyi bir oyuncu araştırmacıdır da aynı zamanda.Mersinde yaşıyorsun ve tiyatro kursu veren okullardan haberin yok.Bir kere şehir tiyatrosu başta olmak üzere altan erkekli sahnesi ekin tiyatrosu vb. b.r çok okul var ve konservatuara hazırlık kursları da veriyorlar bence herşeyden önce git araştır ve sor.

    haluk - 7/1/2008

    okuyucunun ziyaretine göre sıralanan tiyatro ve sanatçı sayfalarını son haliyle güncelleştirmeyi düşünmüyormusunuz?Eski bilgilerle bizi daha ne kadar yanıltmayı düşünüyorsunuz?

    CANER - 6/27/2008

    Allahaşkına!Şu TİYATRO DÜNYASININ yönetimi nerde?Tüm sayfalar aylar öncesinin bilgilerini içeriyor... TİYATRO GURUPLARI,POPÜLER VE MERAK EDİLEN SANATÇI SAYFALARI...BU HATALI SAYFALAR NE ZAMAN DÜZELTİLECEK?...

    Veli Kılıç - 5/10/2008

    Herkese merhabalar ben Mersin'de yaşayan bir lise öğrencisiyim ve çoğu kişi gibi bende tiyatro kurslarının azlığından şikayetçiyim böle olduğu için çoğu gencin konservatuar hayalleri suya düşüyor. Ankara gibi büyük illerde bile bu sıkıntılar devam ederken Mersin'in halini bi düşünün,bu yüzden sizden yardım istiyorum konservatuara hazırlanmak için ne yapmalıyım kitaplar okuyorum ancak bunlar yeterli olur mu pek sanmıyorum tavsiyelerinizi bekliyorum.

    mahmut erenç - 5/10/2008

    Değerli hocalarım istanbula geleli daha bir hafta oldu ama burdaki tarihin ve sanatın kokusunu alabilmek için bukadar zamana bile gerek yok aslında.size bu yazımı sultanbeyliden içimde büyük umutlarla ve acaba birileri sesimi duyarda bana yardımcı olabilirmi umuduyla yazıyorum.25 yaşındayım ve bu yaşıma kadar hayatımı mersinin tarsus ilçesinde hayatın getirdiği çeşitli sorunlarla uğraşıp esasolan hayat amaçlarımı erteliyerek geçirdim ama ikişeyi iyi anladım.ne boşa geçirecek zamanım var nede hedeflerim benim için ertelenecek kadar önemsiz.şunuda belirtmeliyimki bu yaşıma kadar her nekadar tam anlamıyla tiyatroyla uğraşmasamda hayatın her sahnesi tiyatrodur düşüncesiyle hayatımın birçok yönünü tiyatro gibi yaşadım.bundan sonraki hayatımı içindeki tiyatro ateşni büyüterek ve giderek yokmolma yolunda ilerleyen tiyatro sevgisini bizden sonraki nesillere aktarmaya çalışan bir tiyatro emekçisi olarak yaşamak istiyorum.Kendimi bu konuda yetiştitmek ve siz değerli hocalarımın bilgi ve öğütlerinden faydalanmak istiyorum.bu uğurda bütün zorlukları göze aldığımı ve bana yardımcı olacağınız umudunu herdaim içimde yaşattığımı bilmenizi isterim.Bu siteyi hazırlayıp sesimi size ve tüm tiyatro severlere suyurmamda emeği geçen herkese teşekkür ederim.E_mail:mahmut_ergenc@hotmail.com

    funda - 4/27/2008

    bende oyuncu ve özellikle tiyatrocu olmak istiyorum.Ama ben ankarada oldugum için burda benim gidebileceğim bir yer yok ANKARAya daha fazla tiyatro kursları açılsın

    İhsan ATA - 4/18/2008

    Sayın AYşen İNCİ hanıma

    Merhabalar!

    Öncelikle yazıyı geç fark ettiğim için bağışlayın. Mail adresinizi bulsam atacaktım ama,bulamadım. Sizinde belirttiğiniz gibi üzerinden epeyce zaman geçmiş. Hatırlamıyorum dersem ne olur kızmayın. Elbette ortada bir hata varsa bu mazeret değildir.

    Hatam olduysa af ola.

    Yinede yazmak isterseniz mail adresim; ihsan@gmail.com

    Sevgiyle kalın!
    İhsan ATA

    Ayşen İnci - 4/6/2008

    Sayın İhsan Ata,
    Gecikmiş bir cevap olduğunun farkındayım ama yine de "TEK KİŞİLİK DÜET" eleştiriniz için bir kaç satır yazmak istiyorum.İki aya yakın,MS hastaları,doktorlar,MS derneği ile bağlantılı çalışmalar yaptım.Keşke siz de bu hastalığı biraz inceleyip ya da oyunu dikkatle izleyip,ya da kafanızı kurcalayan soruları benimle konuşup(KURCALAMAYIP,HEMEN KESİN YARGIDA BULUNMUŞSUNUZ)yazsaydınız eleştirinizi.Beni,felçli kolunu,unutup kullanmakla suçlamışsınız.Kolumun felçli olduğunu tek düşünen siz çıktınız iki sezon boyunca.Sadece sol elimin parmaklarında bir kasılma vardı.Kolumda ya da ayaklarımda bir felç durumu söz konusu değildi."Atak" tabir edilen o "tutukluk"durumunun zaman zaman düzelme göstereceğini yaptığım incelemeler sonucu öğrendiğimden,ara ara elimi düzgün kullanmayı düşündüysem de,MS hastalığının çok iyi tanınmaması nedeni ile,rolünü unutma suçlamasıyla karşılaşacağımı düşünerek,elimi oyun sonuna kadar o pozisyonda kullandım.
    Tüm doktor ve hastaların inanılmaz şekilde doğru ve gerçekçi buldukları,seyirciler arasında,gerçekten hasta olup olmadığım iddialarının girildiği bu rolün,tarafınca bu kadar incelemeden uzak,böylesi rahat bir acımasızlık içinde eleştirilmesi beni üzdü doğrusu.Oynandığı sezonun adaylık ve ödül açısından ilk sırada yer alması
    seyircilerimizin,eleştirmen ve jüri üyelerinin,en azından "dikkat" açısından sizden farklı düşündüklerini görmek duyduğum hayalkırıklığını gideriyor.Bir başka oyunumda buluşmayı ama oyuncu-eleştirmen diyalogu içinde olmayı,tiyatro adına güzel şeyler yapabilmek çabası için diliyorum.
    (Beni beğenmeme hakkınız her zaman saklıdır)
    Saygılarımla
    AYŞEN İNCİ

    Gılman Kahyaoğlu Peremeci - 3/22/2008

    Sayın Can Törtop;anlattığınız olay sanki bir kabus gibi Evet İstanbul için şehir ve trafik gözönünde bulundurulduğunda böyle gecikmeler oluyor içeri oyun başladıktan sonra salano girilmesine karşıyım ancak dışardaki bir vericiden izlemeleri bir gerekliliktir diye düşünenlerdenim

    Zehra SARITAŞ - 3/20/2008

    Aynı çatı altında iki gruba ayrılanlar.Seyirciler ve oyuncular...Her ne kadar ayrı iselerde bir o kadar birbirlerini tamamlayan iki grup. Ne seyircisiz oyun ne de oyunsuz seyirci düşünülebilir. Aynı çatı altında "Ayrılsak da Beraberiz"i simgelerler. Bu aralarındaki enerji tiyatroyu oluşturur.
    Evet gelelim asıl meseleye. Bazı şehirlerimiz bu enerjiden uzak, habersiz. Sayılı büyük şehirlerde gösterime yer veriliyor. Tiyatro halkın aynası değil midir? Neden bazı yerler aynadan mahrum kalıyor? Tabi birçok bahaneler var. En başta tamamen duygusal ve bunu takip eden yer sorunu. Bulunduğum yer küçük bir şehir. Ama iki kalasımız ve de hevesimiz var Allah'a şükür!

    Zehra SARITAŞ - 3/19/2008

    Ben bir tiyatro aşığı olarak size bir eleştiri de değil ama bir istekde bulunacağım.
    Bence bizler için en yararlı tiyatro, bizlere sevinmesini öğreten, içimizde biriken enerjiyi doğru kullanmamızı sağlayan,içten güçlendiren kimi zamanda hayatla ilgili mesajlar veren tiyatro oyunları olmalı. O yüzden gelin 27 martta böyle oyunlarla tiyatroya doyalım. Kısacası tiyatronun aynasında kendi yaşamımızı seyredelim, yarınlarımızı görebilelim.

    BETÜL SILA - 3/19/2008

    Tiyatro eleştirilerinizi okuyorum,izlediğim oyunlarında sizin eleştirileriniz doğrultusunda kıyaslamasını yapıyorum. Ne varki, hep tanınmış tiyatro oyunlarının veya tanınmış tiyatro oyuncularına ait eleştirileriniz oluyor.Mesela:'BU SEN DEĞİLSİN' Oyununu hoşuma gittiği için iki defa izledim. Bu konuda hiç bir eleştirinize rastlamadım.Yeni oyunlarınve yeni oyuncuların eleştiriye alıması hem seyirciyi yönlendirecek,hemde bu oyuncuları motive edecek veya onlara daha iyiyi yakalamaya fırsat verecektir.Tanınmış oyunculara elbet saygımız sunsuz...Ama eleştirilerinizde hep övgü var... Çok övdüğnüz bir oyunu çok beğendiğimi söyliyemeyeceğim maalsef!'Bu oyuncu yeni,bunun oyunu güzel olmaz;bu oyuncu meşhur,bunun oyunu mutlaka iyidir'mantığı yeni oyuncularımızın kapalı olan önlerini daha çok kapatmaktadır.TİYATRO DÜNASINDAKİ tüm eleştirmenlere-SAYGILARIMLA...

    zeynep toplusoy - 3/18/2008

    sayın ismail can törtop,

    tekrar çal sam adlı oyunla ilgili yazınızı okudum. ben de oyunu ilk haftasında kadıköy'de izleyenlerden biriyim. tiyatroyu mümkün olduğunca takip ettiğim için şehir tiyatroları bünyesinde sahnelenmiş en iyi komedi oyunlarından biri olduğunu söyleyebilirim naçizane fikrimce. yazınızla ilgili takıldığım nokta şudur ki, oyun zaten topu topu 7 kişilik. oyundaki 6 kişiden bahsetmişsiniz ancak Allan Felix'in terkeden karısı rolündeki oyuncuyla ilgili iyi ya da kötü hiç bir beyanatta bulunmamışsınız. İrem Arslan'ı tanımam, yalnız bir kaç yıl önce 4. Murat'ta küçük bir rolde seyretmişliğim vardır, bir de takip ettiğime göre Lüküs Hayat müzikalinde rol alıyor. Tiyatronun içinden, bir de yorum yazıp yayınlayan bir zat olarak yapılanı ne size ne de sitenize hiç yakıştıramadığımı mümkün olan en kibar dille anlatmaya çalışıyorum. Oyun kalabalık olur tek tek her oyuncuya değinemezsiniz, ama 7 kişilik bir oyunda oyunun 6 kişisini yazıp bir tek kişisini dışarıda bırakmak sizce de tiyatro ahlakı sınırlarında biraz ayıp olmamış mı? Beğenmek beğenmemek görecelidir, ancak iyi de olsa kötü de olsa İrem Arslan'ın da bir kaç kelime hakederek yazdığınız yazının içinde olması gerektiğini can-ı gönülden düşünüyor, unutmuş olabileceğinizi varsayarak en iyi niyetimle davranmaya çalışıyorum. Tiyatroyu yakınen takip eden bir izleyici olarak ben bundan rahatsızlık duyduysam eğer, İrem Arslan yazınızı okuduysa acaba ne düşünmüştür onu da merak ediyorum. Herkesin eleştirilmeye hakkı vardır İsmail Can bey. Bu yazımı yorumumdan dolayı yayınlamama ihtimalinizi de gözönüne alarak yolluyorum. en azından moderatörünüz okur, siz okursunuz ve ben derdimi belki bir nebze olsun anlatabilmiş olurum.

    Saygılarımla...
    Zeynep Toplusoy

    A.Muge Gerdan - 3/17/2008


    2 Martta Ümraniye Sahnesi'nde "Ya Kuzgun Basa Ya Kuzgun Lese" adli oyuna gittik.Otobusten indik her yer polis kayniyor,meğer basbakanimiz ve meclis baskanimiz Haldun Alagas Spor Kompleksi'ne gelecekmis..Oyun saatine kadar giris kapisina yakin bekliyordum, birden korumalar geldi,"oyunu iptal edin,basbakanin guvenligi daha onemli "demezler mi?Gorevliler aksamda oyun oldugunu,oyun iptal olamayacagini soylediler.Yan yol daki tum araclar cekilecek dendi.Oyunu izledik ama insanlar acaba iptal olacak mi diye saskin bakislarla birbirini suzuyordu.Madem yakin bir yerde etkinlik var,ya arama calismaları,guvenlik daha erken saatlerde baslanir,insanlarda guven icinde her iki etkinlikte de yer alablir diye dusunuyourum.Surekli yapilan bir programin yan taraftaki etkinlik yuzunden,hemde o anda iptalinin istenmesi beni cok etkiledi.Sehir disindan gelip oyuna katilanlari,is saatini ayarlayip yetisenleri goruyoruz....

    Bu olayin uzerinden cok gecmeden haftasonuda gazetede asagidaki yaziya rastladim:
    http://www.hurriyet.com.tr/pazar/8462699_p.asp

    Etkinliklerin iptali,tarih degisimleri bu kadar kolay mi?Cogu zaman sanatcilarin rahatsizligi bile oyun iptaline neden olmazken,bambaska bir program icin iptal istemi...

    Tiyatrolarimizin kapanmasini,yeni yapiliyor denip alisveris merkezlerinde kucuk sahnelere tikismak istemiyoruz.
    Büyük salonlar,hatta sahneninde buyuk,hareketli,orkestraya uygun,ferah mekanlar olmasini istiyoruz.Tiyatronun oyun saatinde ziyaret edilebilen bir yer olmasi disinda bir kultur merkezi olmasini,her zaman muzesi,kutuphanesi,kafeteryasi ile oyuncunun,seyircinin o atmosferi birlikte solumasini istiyoruz.

    Saygilarimla,

    A.Muge Gerdan


    Müge bilmez - 3/12/2008

    Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıyor, başta Orhan Alkaya olmak üzere bir zamanlar mangalda kül bırakan kimse ortlıkta görünmüyor şimdi.. Bir zamanlar konuşurken mangalda kül bırakmıyorken şimdi birşey yapamıyorsan, değiştirmeye gücün yetmiyorsa bırakacaksın !

    Peki nerede taksimde yukarı aşağı yürüyen tiyatrocular şimdi?

    Bu vurdumduymazlığı, seskunluğu içime sindiremiyorum :((

    vosgodegama - 3/12/2008

    güzel düşünmüşsün arkadaşım. bencede tiyatro oyununa giremeyince, söylediğin gibi, oyun ekranlardan izlenmeli. şimdi bu yaklaşım doğrudur ve de yanlıştır şeklinde ikiye ayrılır. doğru olan: Bir oyununun bedelini ödeyen izleyici, (olaki geç kaldığında) ücretinin karşılığında kaçırdığı sahneleri izlemeye hak kazanmalı.Yanlış olan: (Bu konu açıktır tartışmaya) İzleyicinin içeri alınması. İzleyicinin içeri alınmamsı ticari kaygının değil, sanatsal kaygının bir simgesidir: Sahnede bir oyun oynanmaktadır ve (izleyici de ya da oyuncu da olsun) dikkat dağılması oyunun etkisini yok eder ve bu içerdeki izleyicinin haklarına tecavüzdür.(Oyuncunun değil, oyuncu, oyunu kurtarmak adına dogaçlama eğitimiyle donatılmıştır çünkü) bu durum yüzünden izleyici çeri alınmaz.

    Can Törtop - 3/9/2008

    Oyuna geç kalan izleyiciler hep olacak. Kimi tiyatrolar geç gelen izleyiciyi almıyorlar salona..

    Geçen akşam tiyatro pera'da izlediğim venedik taciri'nde ise akıllara durgunluk veren bir an oldu. 1. sahne (perde değil) yeni bitmişti, 2. sahne için bayan oyuncu sahneye çıktığında sahne arkasındaki kapı açıldı, 2 kişi sahneden geçip, bayan oyuncunun 2 adım yanından koşarak geldiler, ve seyircinin arasına oturdular. benim oyuncu sandığım ikili meğer seyirciymiş. Bir sanat okulunda bu hatanın yapılması şaşkınlık verici..

    Bir de seyircinin içeri alınamaması durumu var ki tiyatrolar bu konuda haksız değil, ancak insanlar da geç kalabiliyorlar, insanlık hali.. acaba fuayeye büyük ekran televizyonlar koyarak insanların oyunun ilk perdesini en azından televizyondan izlemelerini sağlamak fazla bir lüks müdür tiyatro salonları için ??

    Siz de Yazın !!

    Yazan :

    Mesaj :


    - İsim yazılmayan ve çok uzun yazılmış yazılar yayınlanmayacaktır.
    - Gazetelerden ya da farklı kaynaklardan kopyalanan yazılar yayınlanmayacaktır, bu sayfada sizin özgün yazılarınız yayınlanır.
    - Grup ve oyun tanıtımlarınız için bu sayfayı değil ilgili bölümleri kullanınız..
    - Tiyatro grubu/kursu arayanlar vaya oyuncu arayanlar lütfen forum bölümünü kullanın..
    - Sitemiz ile ilgili öneri ve beklentileriniz için bize mail atın, bu bölümü kullanmayın..
    - Yazılarınızda kişilere hakaret içeren ifadeler veya küfür kullanmayın..

    Bu kurallara uymayan yazılar onaylanmayacaktır..
     

     


     

     

    Popüler Tiyatro Oyunları
    Lüküs Hayat
    İstanbul Efendisi
    Aşk Sözleri
    Basit Bir Ev Kazası
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
    Kibarlık Budalası
    Üç Kızkardeş
    72. Koğuş
    Kaygan Zemin
    39 Basamak

    Merak Edilen Tiyatro Oyunları
    Kibarlık Budalası
    Üç Kızkardeş
    Basit Bir Ev Kazası
    Baş Belası
    Lüküs Hayat
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
    39 Basamak
    Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler
    İstanbul Efendisi
    Tatlı Kuş (Çocuk Oyunu)

    Son Eklenen Tiyatro Oyunları
    Bir Yaz Gecesi Rüyası
    Dünyanın Ortasında Bir Yer
    Devr-i İstanbul
    Leyla'nın Evi
    Çelik Manolyalar
    Sokağa Çıkma Yasağı
    Gül'e Ağıt
    Dava
    İstanbul Hatırası
    Yüzleşme

    Popüler Sanatçılar
    Hayran Olunan Sanatçılar

    Popüler Tiyatro Grupları

    İstanbul Şehir Tiyatroları
    Oyun Atölyesi
    İstanbul Devlet Tiyatrosu
    Tiyatrokare
    Tiyatro Kedi
    Bakırköy Belediye Tiyatroları
    Kent Oyuncuları
    Semaver Kumpanya
    Altıdan Sonra Tiyatro
    Tiyatro Oyunbozan
    Sadri Alışık Tiyatrosu
    DOT
    Dostlar Tiyatrosu

    Sesli Yayınlar
    Metin Serezli Söyleşisi
    Hakan Gerçek Söyleşisi
    Sevinç Erbulak Söyleşisi
    Livane Kültür Güncesi-Tiyatro Sohbetleri 2
    Nedim Saban Söyleşisi
    Tüm Yayınlar

    Google Groups
    Tiyatro Dünyası
    e-posta grubuna üye olun

    e-posta:
                           

    Grup Sayfasını ziyaret edin


    Tüm Tiyatroların
    Oyun Programları

     
       
    Linkler
    Mail Grubumuza Siz de Üye Olun !!

    Tiyatro Dünyası'nı ayda yaklaşık
    180.000 farklı kişi
    ziyaret ediyor
    ve 500.000'den fazla sayfayı inceliyor!

     
    www.tiyatrodunyasi.com sitesinde yayınlanan tüm yazılar tamamen yazarların kendi görüşlerini yansıtmaktadır.
    Yazıların hiçbir bölümü tiyatrodunyasi.com'un ve site editörlerinin görüşleri olarak değerlendirilemez...
    Yazıların içeriğine ait doğacak tüm yasal yükümlülükler yazara aittir.
     
     
     Tiyatro domain Webmasterim.Com
    Çok Arananlar    ..