| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Ben Bir Oyun Yazarıyım
Tuncer Cücenoğlu




Ben bir oyun yazarıyım.
Gördüğümü gösteririm,
Engellenmesin diye önlemler alarak, bazen de farklı ülkelere taşıyarak öykülerimi,
Kıssadan hisseler çıkartılsın diye,
Çünkü bu ülkede doğrudan göstermek tehlikelidir gerçekleri.

Ben bir oyun yazarıyım.
Bir ilkokul öğretmeninin üç erkek çocuğunun en büyüğüyüm,
Çorum’da doğmuşum ama köylerde büyüdüm, köpeklerden korkarak,
Babam muhalifti her daim ve sürekli iş gezisindeydi,
Ekmeğimiz aylık gelirdi bir çuvalla, gazetemiz de.
Bir kış günüydü, köydeki okulun lojmanına, kundağıyla en küçük erkek kardeşimi bir kamyonun şoför mahallinde getirdi annem,
Öğretmen amcam Demokratlardan yana tavır koyunca kaçıp saklanmak zorunda kaldı bizde,
Ve kadın kılığında kaçırdı babam jandarmaların elinden onu.

Ben bir oyun yazarıyım.
Beş yaşımda Hasanoğlan’da kardeşimin elinden tutup kaybolduk tren yolunda,
Altı yaşımda ortanca kardeşimle içine sığıştık ve devrildi kapağının üstüne komodin,
İlkokul ikinci sınıfta Tom Miks, Pekos Bill, Teksas ve çizgi romanlar,
Dördüncü sınıfta “Bozkurtlar Diriliyor”, “Sarı Beniz”, “Fatih Feneri”, “Kurtdereli Mehmet Pehlivan”, “Kan Kalesi Cengi”,
Kitap almak için para aşırdım babamın cüzdanından,
Yakayı ele verince, ayda dört kitap almaya söz verdi babam.
Ve ilkokul öğretmenim “Klimanjaro’nun Karları” nı armağan etti bana.

Ben bir oyun yazarıyım.
Demokratlar gelmişti yönetime, ancak uzun sürmedi İsmet Paşacı oldu babam,
İş gezilerindeydi gene sürekli, “Aziz Nesin yaman adamdır” derdi,
Biyoloji kitabının arasına koyup okurken bir Aziz Nesin kitabını, enselendim sınıfta,
Ve öğretmenim cetvelle on kez vurdu avuçlarıma.
Dostoyevski, Tolstoy, Gogol, Gonçarov, Çehov, Gorki, Puşkin ve Şolohof ilk öğretmenlerim oldular.
Doğu-batı klasikleri ve Shakespeare!
Ve ilk gülmece öykümü yazıp sundum edebiyat öğretmenimiz Nurcan Hanıma,
Artık yeni öyküler yetiştirip girişini yapıyordum derslerin.
O da nesi İstanbul’da gülmece dergisi “Pardon” da yayımlanmaya başladı öykülerim,
Ve babam elinde dergiyle, “Bu benim oğlumdur” diyerek övünmekte!
Ve bir gün pelür kağıda yazılı bir Nazım şiiri getirdi:
“Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”

Sıkı sıkı tembihledi babam “Güvendiğin arkadaşlarına okut!”,
İsmet Paşa geldi kente, itfaiyeyle dağıttılar kalabalığı, ıslandım!
Ve sinema salonunda konuştu Paşa,
Başına taş atılmıştı Uşak’ta ve ayaktaydı halk,
“Bunların gidişi kötü olacak!” diyordu İsmet Paşa, dediği çıktı,
Tam da evlerimize çarpı işareti konmuştu ki 27 Mayıs Devrimi’yle uyandık bir sabah,
Ve Devlet Tiyatrosu “Koçyiğit Köroğlu” yla geldi kente,
İlk kez bir tiyatro izledim, büyülenmiştim adeta.
Ve o gün karar verdim oyun yazarı olmaya,
Zaten güçtü Aziz Nesin’i aşmak,
Ve babam yeniden döndü sürgünden Çorum’a.

Yeni Anayasa, Üniversite yılları,
Ankara’ya yerleştik ailece, yalnız bırakmadılar beni,
Hem yüksek öğrenim hem de memuriyet iç içe,
Yasaklar kalkmıştı, okuyorduk büyük bir iştahla,
Tiyatrolar mekanımdı, “Potemkin Zırhlısı” nı izledim Sinematek’te.

Ben bir oyun yazarıyım.
12 Mart’ta askerler kitap arıyordu evlerde, kıyıp yakamadım kitaplarımı, sakladım,
Oyunlar yazıyordum artık ve “Kördövüşü” oynandı İstanbul’da,
Aracı olan gazeteci dostum ilk telifimi getirdi bana, siyah-beyaz bir televizyon aldım evime,
Hemen ardından “Öğretmen” başladı Ankara Devlet Tiyatrosu’nda ve on üçüncü kez oynanacağı gece yasaklandı ansızın!
Ve bir daha da on dört yıl sahnelenmedi oyunlarım.
Ve yetti gayri deyip İstanbul’a geldim gelmekte olan darbe öncesi,
12 Eylül’cüler işimden gücümden ettiler beni,
Artık bilinen bir “sakıncalı”ydım ben de, bilmediğim İstanbul sokaklarında,
Ve tek seçenek yazarlıkla kazanmaktı yaşamımı!

Ben bir oyun yazarıyım.
Ete kemiğe bürünüp görünen Yunus’u nasıl yasakladıklarını yüzyıllarca,
Nasıl yıllarca yatırdıklarını damlarda Nazım’ı,
Orhan Kemal, Kemal Tahir, Vedat Türkali ve Fakir Baykurt,
Bilirim Rıfat Ilgaz ve Yaşar Kemal’in neler çektiğini, iyi bilirim,
İşsizliği, açlığı, hasreti ve ölümü tattırdıklarını onlara!

Ben bir oyun yazarıyım.
Çocuklarımızı bile tehdit eden gücü iyi bilirim.
Tam işler düzeliyor dedirtip, yeniden yuvarlanmayı Sisyphus gibi en dibe.
Ya da başka ülkelere kaçmak zorunda bırakıldıklarını,
Bilirim Aziz Nesin’i nasıl yakmaya kalkıştıklarını,
Ve onun arsız otlar gibi yeniden nasıl dirildiğini kayalıklarda.
Ya da Sabahattin Ali’ye nasıl tuzaklar kurulduğunu,
Ve de sopayla nasıl dağıttıklarını beynini,
Vasıf Öngören, Ahmet Arif ve Oktay Arayıcı’ya neler çektirdiklerini iyi bilirim!

Ben bir oyun yazarıyım.
Bilirim erkeklerin acılarını,
Tanırım onları, çünkü ben de bir erkeğim!
Nasıl yüklendiklerini namus sözcüğüyle,
Anne, baba ve kardeş acısının ne olduğunu da iyi bilirim!
Kadınların acılarını da,
Nasıl çok görüldüğünü kadınlıklarını yaşamalarının bile,
Doğurduğunu neden yok etmek zorunda kaldıklarını,
Ya da başlarını niçin örttüklerini,
Evlat acısıyla nasıl kıvrandıklarını hapishane kapılarında,
Ya da nasıl ağladıklarını mezarlıklarda, iyi bilirim!

Ben bir oyun yazarıyım.
Ağacı yaşken eğme kaygılarını iyi bilirim egemenlerin.
Yaşı büyütülüp katledilen fidanları, yeşil Tanrıya tapanları,
Ya da fail-i meçhullere kurban edildiğini martıların,
Zindanların ve darağaçlarının yalnızca onlar için olduğunu iyi bilirim.

Ben bir oyun yazarıyım.
Tehlikelidir denilip nasıl yalnızlaştırıldığını güvercinlerin,
Arkadaşlarınızın bile bir selamı esirgeyip vebalı gibi kaçtıklarını,
Nasıl görmezden geldiklerini, dışladıklarını sizi,
Düşünmenin yalnızca egemenlerin hakkı olduğunu,
Bükemedikleri ele öper gibi yapıp nasıl tükürdüklerini,
İkiye bölüp sizi, sizinle nasıl çatıştırdıklarını iyi bilirim!

Ben bir oyun yazarıyım.
Dünya halkları için yazmam gerektiğini de iyi bilirim.
Kocaman bir aile olduğumuzun bilinciyle,
Kara, kızıl ve sarı derililerin de insan olduğunu,
Kıyametin, birinin yiyip birinin bakmasından kaynaklandığını bilerek,
Ana dillerini konuşamayanların acılarını ve direnişlerini de iyi bilirim!

Ben bir oyun yazarıyım.
Yayıldıkça oyunlarım Dünya tiyatrolarına,
Farklı dillerde değişik coğrafyalarda perde açtıkça,
Sevinirim burukluklarla,
Kimilerince kendi ülkemde hala yok sayılsam bile!

Ben bir oyun yazarıyım.
Kısacası tastamam kırk yıldır,
Arsızlıkla sürdürdüm yazmayı ve sürdüreceğim yaşadıkça,
Cahillerin küçümsemelerine ve engellemelerine rağmen,
Çünkü köpekler serbest bırakılmış, taşlar toplanmış,
Yeteneksizler baş tacı olmuş ülkemde,
Ve ne yazık ki cüceleri yüceltmeye çalışanlar suyun başında!

İşte birçok olumsuzluğa rağmen ben,
Bıkmadan, usanmadan, yılmadan yazarım!
Temel iletinin ne olduğunu da iyi bilirim,
“Hakça bir düzen kurulmadan bu Dünyada,
Sömürü bitmeden yani, savaşlar ve zulüm asla bitmez!”
Bunu bilir, bunu söylerim hep,
Çünkü ben bir oyun yazarıyım!

Tuncer Cücenoğlu
6 Ekim 2010, İstanbul.
Tuncer Cücenoğlu, bu şiirini oyun yazarlığındaki 40. yılı nedeniyle kaleme almıştır...


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

ben bir internet sörfçüsüyüm - ( 10/23/2010 )
e güzel yani şiir değil de enstantane hoş gibi ne anlamı varsa...

bir de soru ekleyeyim 40. yılını tamamlayan şairlerde oyun mu yazıyor. aman sakın ha.

bir internet sörfçüsü - ki o ben oluyorum- tuncer cücenoğlunun -ben bir oyun yazarıyım- adlı şiirinin arkasından eklediği -tuncer cücenoğlu, bu şiirini oyun yazarlığındaki 40. yılı nedeniyle kaleme almıştır...- notu kaleme almıştır.


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 430
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Başarılı Genç Aktör Can Öztopçu 40. Sanat Yılını Kutluyor (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Eyyy Sayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı! Sözüm Sizedir... (Üstün Akmen) - 10/22/2010
  • Tehlikeli İlişkiler - İstanbul BB Şehir Tiyatroları (Melih Anık) - 10/21/2010
  • Yüzleşme (Yurdagül Yurtseven) - 10/21/2010
  • İmparatorluk Kuranlar (Murat Örem) - 10/21/2010
  • 16 Yıl Sonra Yeniden Gazi Set (Hakan Yozcu) - 10/21/2010
  • Başbakan'ın Çılgın Projesi, 2010 Ajansını Kurtaramaz (Üstün Akmen) - 10/16/2010
  • Bir Elimde Ud Ordan Oraya Hicran Taşıyorum... (Pınar Çekirge) - 10/16/2010
  • Renkli Banklar Apartmanı (Çocuk Oyunu) (Mustafa Firuz BOZKURT) - 10/14/2010
  • Bir Delinin Hatıra Defteri (Murat Örem) - 10/12/2010
  • Gaziantep BB Şehir Tiyatrosu ve Keşanlı Ali Destanı (Melih Anık) - 10/9/2010
  • Ben Bir Oyun Yazarıyım (Tuncer Cücenoğlu) - 10/9/2010
  • Recep Tayyip Erdoğan, AKM ile ilgili Hıncal Uluç'a konuşmuş… (Üstün Akmen) - 10/6/2010
  • Vahşet Tanrısı Ankara Semalarında (Murat Örem) - 10/5/2010
  • Operada Yenilik Var Salon Yok! (Rengin Uz) - 10/5/2010
  • İstanbul Halk Tiyatrosu Düzeni Sorguluyor: Gagarin Sokağı (Üstün Akmen) - 10/5/2010
  • 5. Yılında DOT ve Malafa (Melih Anık) - 10/4/2010
  • Lefkoşa'dan Bir -Kraliçe Lear- Geçti (Hakan Yozcu) - 10/2/2010
  • Oh Be Tiyatrocu Haluk Bilginer Konuştu! (Cem Kaynar) - 10/1/2010
  • Fısıldaşmalar Başladı (Arda Aydın) - 9/30/2010
  • Bir Sezonda İki -Dava- (Üstün Akmen) - 9/30/2010
  • Olgulara Metafizik Yöntemle Bakmak: İntiharın Genel Provası (Üstün Akmen) - 9/30/2010
  • Neden Tiyatro Kutsaldır? (Tuncay Özinel) - 9/29/2010
  • Prag'da bir Tiyatro, AKM ve Emek Sineması (Melih Anık) - 9/28/2010
  • -İntiharın Genel Provası- Olur mu? (Hakan Yozcu) - 9/28/2010
  • A. Ecder Akışık - Taziye Sayfası (Moderatör) - 9/28/2010
  • Beklan Algan - Taziye Sayfası (Moderatör) - 9/27/2010
  • Melih Anık'tan Haluk Bilginer'e Cevap: Evet ! -Kutsal-a Dokundu ! (Melih Anık) - 9/24/2010
  • Böyle Başa (Zafer Diper) - 9/24/2010
  • Türkiye Sahnesi (M. Erkul Eğilmez) - 9/24/2010
  • Tiyatrocunun Açmazı ve Maymunlaşma (Melih Anık) - 9/23/2010
  • AKM için Suç Duyurusunda Bulundum. Siz Kimden Yanasınız? (Üstün Akmen) - 9/23/2010
  • TODER ve Ali Yaylı'dan Haluk Bilginer'e Cevap (Ali Yaylı) - 9/21/2010
  • Tuncay Özinel'den Haluk Bilginer'e Cevap: Muhlis Sabahattin'den Bir Anı (Tuncay Özinel) - 9/21/2010
  • Kutsal'a Mı Dokundum? (Haluk Bilginer) - 9/20/2010
  • Hacivat - Karagöz Gölge Oyunu Tiyatrosu - İzlenim (Berkan Karasu) - 9/19/2010
  • Hayat Bazen Geçip Gidendir: 17.31 (Pınar Çekirge) - 9/18/2010
  • Sinopale ve Kaybolmak (Hülya Karakaş) - 9/13/2010
  • Yaz Bitiyor (Arda Aydın) - 9/6/2010
  • Bitlis'te Beşminare (Yurdagül Yurtseven) - 9/6/2010
  • Köroğlu Operası (Dündar İncesu) - 9/6/2010
  • Evet ile Hayır (Zafer Diper) - 9/5/2010


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |