| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Sığıntılar - Pervasız Tiyatro
Adalet Çavdar



Sığın(M)ak

sığınacak yerler ararken ikimiz de
neden birbirimize sığınamadık
halbuki sarabilirdik yaralarımızı
sen bendekileri ben sendekileri görebilecek kadar cesur olsaydık

İki adam var karşımda;
Biri ‘öylece duran’…
Çıkarıp sırtından memleketini portmantoya asmış. “Bir gün tekrar giyebilirim aman leke değmesin” diye dönebileceği bir bayram sabahına saklamış. Unutmuş büyüyeceğini, memleketinin ona bir gün küçük gelebileceğini ve çıkartıp koyunca köşeye bir daha asla geri giyinemeyeceğini. Hatırladıkları ile yetinmeye çalışırken unutmaya başladığı hikâyesi için her gün gördüğü her şeyi yeniden yazmış. Dilini bile bilmediği bir ülkede kör-sağır-dilsiz kalmış. Herkes onu fark etsin diye cafcaflı giyinmeye çalışmış, fakat giyindikleri üzerinde hep iğreti durmuş.

İki adam var karşımda;
Biri bir şeye değil bir şeyden kaçan, kaçmaktan bir gün dönebileceğini unutan. ‘duran’ı durmadan harekete geçmesi için dürtükleyen, acıtan, kanatan, kızan. Konuşan konuşan hep çok konuşan…

İki adam var karşımda;
Biri daha fazlasını isterken diğerinin bildikleri canını yakan.

İki adam var karşımda;
Hayatın son derece gerçek olduğunu feci halde öğrenen, mutlu sonla biten masalların sadece çocuklara anlatıldığını bilen, ama yine de kanmaya ihtiyacı olan. Nasıl biteceğini kestiremedikleri hikâyelerine; biri sürekli mutlu sonlar yazarken, birinin sonu diğerinin cebinde olan.

***
Birbirlerine hiçbir zaman herhangi bir şey için söz vermemiş olsalar da gördükleri hikâyeyi hiçbir zaman olduğu gibi anlat(a)masalar da bu iki adam birbirlerinin içini görüyor. Birbirlerinin her anında, her hareketinde ne yaptıklarını biliyorlar. Hem içsel yolculuklara çıkıyor, hem de birbirleriyle özdeşleşmeler yaşıyorlar; bazen farkında olmadan bazen tamamen kasıtlı. Ama sınırlarını biliyor, birbirlerinin canlarını yaktıklarını anladıkları anda susuyorlar ve konu profesyonel bir şekilde değiştirilse de aslında hep aynı noktada takılıp duruyorlar. Çünkü gitme haklarını bir defa kullandıkları için, ne kendilerinden ne birbirlerinden çekip gidemiyorlar. Aslında birbirleriyle hesaplaşıyormuş gibi yapsalar da çoğu zaman gördükleri hesap birbirleriyle değil kendileriyle.

Biri’nin son şansı Diğeri, Diğeri dönecek bir yeri olduğuna inandığından hep ertelemiş dönüşünü, kazandıkça daha çok kazanmak istediğinden Biri’nin içine yerleşmiş. Diğeri ufak tefek şeyleri hatırlayıp Biri’ne anlatıyor, dönecek bir yeri olmadığından hatırlayacak bir şeyi de yok sanki Biri’nin. Diğeri, Biri’nin içinde yaşasa da, Biri bir cenin yalnızlığına gömülmüş dünya adlı kalabalık rahimde.

Biri’nin ‘iktidar olmayı isteyişi ve ideal köle arayışı’ Diğeri’nin Biri’ni Tanrı gibi görmesine yol açıyor, Biri bile şaşıyor sebep olduğu görme biçimine, sonra gülüveriyorlar tekrardan olana bitene.

Çocuktan daha çocuk iki kocaman adam, Biri’nin kimliği kalmamış, Diğeri’nin zaten bir benliği hiç olmamış. Ne kadar birbirlerine benzer olsalar da korkularında bile aidiyet duygusundan yoksunlar ya da belki korkularının sebebi aidiyet duygusundan yoksun oluşları. Ama ortak bir şey var, ikisi de ‘kandırılmaya’ muhtaçlar ve bu ihtiyaç doğma ihtiyacı kadar acı.

“niye ölmemeli öyleyse yaşamak mutlu bir devinimse”

İlker Ayrık ve Aykut Taşkın’ın 2005 yılında kurdukları Pervasız Tiyatro adıyla, bir buçuk iki sene önce Buğra Kolcu anısına oynadıkları “Sığıntılar”ı bu sezon tekrar sahneye taşıdı. Sahnede beraber izlemeye aşina olduğum bu iki yüz, aslında çok sık karşılaşmadığımız, penceresi bile olmayan bir odada yaşayan, birbirini tesadüfen tanıyan, biri zenci diğeri beyaz ikiz kardeşlerin hikâyesini anlatıyor. Oyun her Cuma saat 20.30’da Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda oynanıyor.

Oyundaki kimliksizlik, aynı zamanda bir savunmasızlık duygusunu da oluşturuyor. Kimliklerini bir yerlerde unutan insanlar birbirlerine kendilerini ne kadar çok savunurlarsa savunsunlar sadece insani korkularla dünyadan korunmak için çoğu zaman yine birbirlerine sığınıyorlar.

Oyun son derece kışkırtıcı aslına bakarsanız, hesaplaşma isteğiniz ve baş kaldırma arzunuz artıyor bazı sahnelerde, bazı sahnelerde ise koca bir boşluğa sürükleniveriyorsunuz. Çok fazla göze sokmadan, daha ziyade göz çıkarılarak anlatılıyor çoğu şey, dikkatinizi gerçekten verdiğinizde duyduğunuz replikler yutkunmanızı zorlaştırıyor. 

Kimlik duygusuyla birlikte gelişen ego iktidar olma hevesini arttırırken insanlarda kimliksizlik ise doyumsuzlukla eş değer bir tanım halini alıyor gitgide. İlker Ayrık ve Aykut Taşkın “Sığıntılar” adlı oyunlarında kendilerinden soyunabildiklerinde insanların gerçekleri daha iyi görülebileceğini düşündürüyorlar. Ansızın kafanızın üzerinde bir baloncuk ‘acaba?’ diyor. Sanırım savunmasızlık duygusu ya da korkusu insan olduğumuzu anımsatıyor bizlere. Bir an için bile olsa başkasının yerine düşünmemizi sağlıyor.

Pervasızlar manifestolarında çalışmalarını şimdiki zamanla alakası olmayan başka bir zamanda, bugünkü ülkeyle alakası olmayan bambaşka bir coğrafyada sürdürdüklerini sanmakta olduklarını dile getiriyorlar. O yüzden sanırım Biri’nin ve Diğeri’nin bir dilek hakkı olsaydı bu dünyayı bir daha hiç dilek dilemeye gerek kalmayacak bir yer yapmak isterlerdi.

Ve belki de kim bilir çocukça bir bilmeceden çıkmıştır belki de her şey…
Peki, sizce nedir hem var hem yok olan şey?

Adalet Çavdar




Paylaş      
Yorumlar

Tarık Şerbetçioğlu - ( 11/11/2007 )
Geçen Cuma gecesi oyunu izledim. Çok beğendim Her iki meslektaşımı da candan kutluyorum. Yüreklerini koyarak oynuyorlar. Mutlaka izlenmesi gereken bir oyun. Herkese tavsiye ediyorum

hande - ( 11/13/2007 )
çok güzel bir tiyatro


ebru parlak - ( 12/4/2007 )
oyunu yaklaşık olarak 2sene önce izledim ama hala güncelliğini koruduğunu düşünüyorum aklımdan silinmemiş sahneler war oyuna dair..herkesin mutlaka izlemesi gerektiğine inandığım bir oyun...oyuncu hocalarımı kutluyorum...



neslihan - ( 1/4/2008 )
Oyun gerçekten absürttün en güzel örneklerinden...Slawomir Mrozek’in cümleleri ve ilker ayrık’la,aykut taşkın’ın oyunculukları birleşince ortaya gerçekten izlenmesi gereken müthiş bir oyun çııkmış.kimi zaman güldüren ama gülerken içimizde birşeyleri acıtan yanıyla,kimi zaman ise üzerinde düşünmeye değer şeylerin bile hayatın gerçek anlamı içinde ne kadar boş olduğu anlatan,bilincin sınırlarını aslında zorlayan bir bi oyun...
’’-DİYALEKTİK NEDENLERLE’’ izlenesi bir oyun :) eh iyi seyirler o zaman :)


Eray DOĞUTEPE - ( 1/25/2013 )
Her insan kendi sığınağında bile sığınmak için birisine muhtaç. Oyun gerçekten çok sürürkleyici ve ders verici söylemler içeriyor, oyuncular İlker Bey ve Aykut Bey emeğinize sağlık...

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 903
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
27 MART… UMUDUNU ARAYAN BİR GÜN (Ahmet Yapar)
YOKLAMA LİSTESİ (Skeç)
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Tiyatro Bambaşka (İstanbul) - 11/16/2007
  • Aşkın Yaşı Yoktur - Hadi Çaman Tiyatrosu (Üstün Akmen) - 11/16/2007
  • Düşler Bankı (Erdinç Yapan) - 11/16/2007
  • Can Tarlası - İstanbul Halk Tiyatrosu (Yasemin Aktaş) - 11/15/2007
  • Kürklü Merkür - DOT (Üstün Akmen) - 11/13/2007
  • 9 AY sON GÜN (Oyunbozan Tiyatro) - 11/12/2007
  • UYUŞMA (Değişim Atölyesi Oyuncuları) - 11/12/2007
  • Divane Ağaç "Yunus Emre" (İstanbul Şehir Tiyatrosu) - 11/9/2007
  • Tozlu Çizmeler (İstanbul Şehir Tiyatrosu) - 11/9/2007
  • GÖZÜ KARA ALATURKA (Bakırköy Belediye Tiyatroları) - 11/9/2007
  • Sığıntılar - Pervasız Tiyatro (Adalet Çavdar) - 11/9/2007
  • Erdem Akakçe ile Söyleşi (Yasemin Aktaş) - 11/9/2007
  • Bir Mahalle Ki - Ankara Devlet Tiyatrosu (İhsan Ata) - 11/7/2007
  • KADIKÖY'ÜN HALDUN TANER'İNE BİR DAMLA GÖZYAŞI (Cüneyt İngiz) - 11/7/2007
  • Profesör ve Hulahop (Üstün Akmen) - 11/6/2007
  • Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler (Ezgi Toz) - 11/4/2007
  • KANTOCU - İBB Şehir Tiyatroları (Ebru Güman) - 10/31/2007
  • KANTOCU (Cüneyt İngiz) - 10/31/2007
  • Kemal Başar’ın yönettiği Târgovişte’deki ‘Romeo Juliet’ (Üstün Akmen) - 10/27/2007
  • İYİ BAKIN AYNAYA! (Gül Arda) - 10/24/2007
  • Papucumun Kralı (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Akıllı Eşek (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Kurtla Kuzu Masalı (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Ormanlar Kraliçesi Kim Olsun (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Gülüş Düşler Ülkesinde (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Küçük Kaplumbağanın Evi (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 10/24/2007
  • Târgovişte’de Mc Ranin ile bir gece (Üstün Akmen) - 10/24/2007
  • Ceza Kanunu - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ezgi Toz) - 10/23/2007
  • Ceza Kanunu - İstanbul Şehir Tiyatroları (Cüneyt İngiz) - 10/23/2007
  • Kuzey Işığı - Tiyatro Rast (Yasemin Aktaş) - 10/19/2007
  • İlk Göz Ağrısı - İstanbul Şehir Tiyatroları (Cüneyt İngiz) - 10/17/2007
  • İlk Göz Ağrısı (Erkan Kılıç) - 10/16/2007
  • TİYATRO YAYINCILIĞI MI BU? PEH! (Kemal Oruç) - 10/11/2007
  • Elveda Aşkım Afife (Kaan Erkam) - 10/10/2007
  • Ters Evlenme (Ortaoyunu - Hasan Hüseyin KARABAĞ) - 10/3/2007
  • Yedi Kocalı Hürmüz (HSBC Tiyatro Grubu) - 10/3/2007
  • ‘Teneke’nin La Scala’da operalaşması Yaşar Kemal’in ücreti olmasın(!)? (Üstün Akmen) - 10/2/2007
  • Çanakkale Geçilmez (Piyes) - 10/1/2007
  • Keşanlı Ali Destanı - Hıncal Uluç (Hıncal Uluç) - 9/28/2007


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    24 Ocak'tan itibaren her PAZARTESİ Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!

    Çocuklar için Drama ve Tiyatro Kursu!
    13 Kasım'dan itibaren her CUMARTESİ Kadıköy'de!
    7-9 yaş grubu için hem eğlenceli hem öğretici..



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    "İyilik Yayıncılığı" İsimli Sosyal Sorumluluk Projesi, Bir Çok Sevilen İsmi Bir Araya Getirdi
    Küçükçiftlik Bahçe Tiyatrosu'nda Oyunlar Devam Ediyor

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |  ..