| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Beyoğlu ve tiyatro
Üstün Akmen



Tiyatro sezonu açıldı açılacak, eli kulağında. O halde, gelin size bugün İstanbul’un Beyoğlu’sundan söz edivereyim.

Aramızda Beyoğlu’nu görenimiz de vardır, yaşayanımız da… Ama eminim, mutlaka görmüşsünüzdür.

Bugün olduğunca, kuruluşunda da aşk öyküleri, yemek tarifleri, cinayetler, kocakarı ilaçları, tiner ve düşlere bulanmış bir semtmiş Beyoğlu.

Tamamen bağlık bahçelik olan, üzüm bağlarından oluşan Pera, 1800’lere gelindiğinde, genel kabul gören araştırmalara göre Venedik elçisinin oğlu Gritti’nin orada bir konağının bulunması nedeniyle “Beyoğlu” adını almış.

Bu arada, bağ-bahçe durumunun epey sürdüğü anlaşılıyor.

Türklerin de bu bölgeye el atmaya başlamasıyla, Beyoğlu gelişmiş, binalarla kaplanmış.

“Sokaklarında kravatsız erkek, şapkasız kadın görülmezdi” tevatürü günümüze kadar gelmiş, arkadaş toplantılarında en sevilen söyleşi konusu olmuş.

…kiii, “sokaklarında kravatsız erkek, şapkasız kadın”a rastlanılmayan günleri ben bile anımsıyorum. Bu durumun, Beyoğlu’nda çeşitli kültürlerin bir arada hoşgörü ve uyum içinde yaşamasından kaynaklandığını da biliyorum. Kapanan o güzelim pastane ve lokantaların yerine günümüzde yenileri açıldı. Yeniden restore edilen eski binalarda “cafè” ve pastaneler oluştu, ama nerdeee o eski hava!

Bugün, “Beyoğlu” denilince, hiçbir zaman geri gelmeyecek “o zamanlara” hâlâ övgüler düzülmekte. Oysa yeninin ağza gelen kuruluğu ve tatsızlığının nedeni, yıllar içinde süzülerek oluşan bir yaşam biçiminin yok olmasından başka bir şey değil. İki yüzyıla yakın bir zaman süreci içinde imbikten süzülen bir sanat anlayışı, bir sanat sevgisi var Beyoğlu’nun geçmişinde.

Nereden nereye, 1839 yılında ilk opera ve tiyatro binasının Beyoğlu’nda kuruluşu geldi aklıma aniden. İşte imbiğin bir parçası… Galatasaray’da, Giustiniani adında bir Venedikli tarafından yaptırıldığı ileri sürülen ve “Fransız Tiyatrosu” adını taşıyan bu tiyatronun önemi, hiç kuşkusuz Osmanlı döneminde halka açık ilk operet ve müzikli oyunun oynandığı yer olmasından kaynaklanmakta. Dönem, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun kalbinin Pera’da attığı dönemdir. “Fransız Tiyatrosu”, bildiğimiz Elhamra Pasajı’nda inşa edilir. İtalyan mimarisi örneği muhteşem bir binadır “Fransız Tiyatrosu”. Nal şeklinde ve altı kattan oluşan tiyatronun balkonu yoktur ve her katında kadifelerle döşenmiş 26 loca bulunur. Bu yapının kadifelerinin nar çiçeği parlaklığı ve görkemli heykellerinin altın parıltıları, tamamen boş bırakılmış büyük genişlikteki partere yansır. “Fransız Tiyatrosu” daha sonra, girişin devamında bulunan camlı koridor sebebiyle ‘Kristal Saray’ olarak anılacaktır.

Ve 1842’de oynanan ilk opera... Yani yüz altmış altı yıl önce... Gaetano Donizetti’nin, “Belisario” adlı yapıtıdır bu. 1844 yılında ise “Lucretia Borgia”nın sahnelendiği söylenmekte.

Pera’da 1841-1842 yıllarında kurulan ikinci tiyatro binasıysa “Bosco Tiyatrosu”dur. İtalyan bir cambaz olan Bosco, tiyatrosunu mevsim sonunda Suriye Katoliği Osmanlı uyruklu Mihail Naum’a satmış. Tarih kitaplarında, “Naum’un Tiyatrosu”nun seyircileri arasında, halkla birlikte olmaktan çok hoşlanan Sultan Abdülaziz’in bile adı anılmakta. Sultan Abdülmecit de “Opera Naum”un en önemli izleyicilerinden biriymiş. 1847 Franz List, Saray’da Sultana konser verirken, 1861’de Beyoğlu’nda “Şark Tiyatrosu” adı altında ve Ermeni sanatçıların oynadığı yeni bir tiyatro açılmış, falan...

Yani bir sanat merkeziymiş Beyoğlu.

O günden beri, irili ufaklı düzinelerce tiyatro açılmış, kapanmış. Bugünlere gelininceee... Bey’in oğulları bir yerlere saklanmış, bey oğluna rastlanılmaz olmuş.
Günümüzde, Beyoğlu denen İstanbul semtinde, tiyatro artık parmakla sayılacak kadar az. Olanlar da ya “açlık sınırı”nda ya da ekonomik krize, toplumun vurdumduymazlığına dayanamayıp kapanıyor.

Başka ülkelerde de başarılı ya da başarısız sayılabilecek çok sayıda tiyatro perde açmakta. Bunların da çoğu, ayakta duramasa da ayakları üstünde tutunmaya çalışılıyor. Ekonomik kriz ortamında bir yandan demokrasi kültürü savunulurken, demokrasi kültürünün gelişmesine olanak verecek tiyatro, bale, operaya yatırımın kısılması, hatta bilerek ya da bilmeyerek engellenmesi ne yazık ki fevkalade acı bir gerçek.

Bosna’da savaş varken, tiyatro yapılıyordu.

Neden?

Çünkü tiyatro, demokrasi kültürünün bir simgesi de ondan.

Türkiye’de toplumun geniş kesimi, renkli basın olarak tanımladığımız basınımızdaki çoğunluğu oluşturan köşe kapmacı yazarlar, tiyatroyu boş ve hoş zaman geçirme yeri olarak bellemiş, tiyatro sanatını böyle tanımlıyor, öyle yayıyor, böyle anlatıyorlar.

Gel de sen bu köşecilerden hayır bekle...

Siyasiler de öyle.

Onlar zaten...

Neyse!..

Aralarından kaçını bir tiyatro, bir konser salonunda, bir resim ya da heykel galerisinde gördünüz ki?!.

Onların hepsi, vallahi birer kelle!

O halde Beyoğlu için iş gene başa düşüyor:

Haydin tiyatroseverler!..

Yeni sezonda Beyoğlu için görev sizde!

Üstün Akmen
Evrensel Gazetesi


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Mehmet Çetinkaya - ( 10/6/2008 )
merhabalar hocam..
öncelikle yazınız çok hoş ve ince noktaları var...
yüreğinize sağlık.
Bende istanbul’a yeni geldim
beyoğlu’nun namını o kadar duydumki anlatamam
ama geçen hafta gezdim gördüm ki göze çarpan tek şey var
kalabalık....
evet kuru bir kalabalık...
hatta öyle ki ürküttü beni bu kalabalık...
ceplerimi tutarak yürüdüm o yolda (istiklal caddesi)
bundan 2 yıl önce de gelmiştim istanbula
bayram ve yılbaşı denk gelmişti o zaman (2006-07 dönemi)
o zaman da kalabalıkdı ama ben bayram diye düşünmüştüm...
her neyse artık burada yaşıyorum...
evimi barkımı buraya getirdim...

yeni sezonda inşallah beyoğlunda birşeyler yapmak ümidiyle...


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 31
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Yazdıkları da yaşamı da renkliydi (Doğan Hızlan) - 10/3/2008
  • Hava 1 Ekim Kokuyor! (Ersan Uysal) - 10/3/2008
  • Çelişkiye davetiye… Roma Hamamı - Ankara Sanat Tiyatrosu (İhsan Ata) - 10/3/2008
  • HEM ARAŞTIRMAYIP HEM DE ANLAMAYAN AKADEMİSYENE İKİNCİ CEVABIMDIR! (Kemal Oruç) - 10/3/2008
  • Boğuşan ve boğulan tiyatrocu Hadi Çaman’ın ardından... (Üstün Akmen) - 9/28/2008
  • Televizyon Dizisi Aşk-ı Memnu'da Selçuk Yöntem'in Oyunculuk Gösterisi (Üstün Akmen) - 9/25/2008
  • Kan, Ter ve Gözyaşı (Cüneyt İngiz) - 9/25/2008
  • Hayaller Tiyatrosu (Sinop) - 9/23/2008
  • Tiyatro Sekiz (İzmir) - 9/23/2008
  • Hadi Çaman'ın Ardından... (Hadi Çaman) - 9/22/2008
  • Beyoğlu ve tiyatro (Üstün Akmen) - 9/19/2008
  • SİLAH ARKADAŞLARI…PARDON SAHNE ARKADAŞLARIM İBO CAN GİBİ OLSUN… (Hülya Karakaş) - 9/18/2008
  • Zoraki Sanat (Berkan Karasu) - 9/18/2008
  • Tuncer Cücenoğlu’nun Birkaç Eserini İnceleme Esnasındaki Düşüncelerim... (Doç.Dr.Tudora Arnaut) - 9/17/2008
  • 6. Kıbrıs Tiyatro Festivali bitmedi ama benim dönme zamanım… (Üstün Akmen) - 9/17/2008
  • ARAŞTIRMADAN, BİLMEDEN YAZAN AKADEMİSYENE CEVABIMDIR! (Kemal Oruç) - 9/17/2008
  • Tiyatrolar Sonbaharda Antalya’da Buluşuyor (Alpdoğan Esenoğlu) - 9/15/2008
  • 6. Kıbrıs Tiyatro Festivali sürmekte, benim de keyfim yerinde... (Üstün Akmen) - 9/13/2008
  • Təhsildə Teatr Sənətindən İstifadə Etmənin Əhəmiyyəti (Rasim Aşın) - 9/12/2008
  • Üniversite Yıllarım (Mehmet Çetinkaya) - 9/12/2008
  • Tiyatro ARTI (İzmir) - 9/12/2008
  • Basri (Hakikat) (Halis Tekel) - 9/11/2008
  • 6. Kıbrıs Tiyatro Festivali'ndeyim, Lefkoşa'dayım... (Üstün Akmen) - 9/9/2008
  • Tiyatroların Güzelbahçe Buluşmasında Olup Bitenler (Mehmet Esatoğlu) - 9/2/2008
  • Bir Buket Aşk (Oyun Teksti) (Berkan Karasu) - 9/2/2008
  • Ah Şu Kültür Faaliyetleri (Berkan Karasu) - 9/2/2008
  • CEZAEVİ… TİYATRO… UMUT VE ÖZGÜRLÜK… (2) (Kemal Oruç) - 9/2/2008
  • CEZAEVİ… TİYATRO… UMUT VE ÖZGÜRLÜK… (1) (Kemal Oruç) - 9/2/2008
  • Bir Adam Yaratmak - Beykoz Belediyesi Tiyatrosu (Ayşe Müge Gerdan) - 9/2/2008
  • CEZAEVİ… TİYATRO… UMUT VE ÖZGÜRLÜK… (3) (Kemal Oruç) - 8/29/2008
  • 2.TÜRKİYE TİYATRO BULUŞMASI ARDINDAN (M. Vejdi Koçak) - 8/28/2008
  • Bodrum'da Magic Life tatil köyü ve köy'de Yeşil Kabare (Üstün Akmen) - 8/26/2008
  • Konservatuar Sınavları Öncesi (Ali Çakır) - 8/26/2008
  • Uçurtmanın kuyruğu – GUTOK (İhsan Ata) - 8/26/2008
  • Şahane Düğün - Asuman Dabak Tiyatrosu (İsmail Can Törtop) - 8/19/2008
  • İki Yüzlü Felaket - 17 Ağustos Depremi'nin Anısına (Ali Erdoğan) - 8/16/2008
  • Ali Poyrazoğlu, Koçum Benim ile kentten kente gidiyor (Üstün Akmen) - 8/15/2008
  • Tiyatroda Akademinin Yeri (Ulaş Tuzak) - 8/15/2008
  • Anton Çehov'dan Tek Perdelik 9 Oyun (Anton Çehov) - 8/12/2008
  • İsa Karslı'dan Konservatuar Adaylarına Bilgiler (İsa Karslı) - 8/9/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |