| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
25. Genç Günler’in Ardından Kısa Kısa...
Ayşe Müge Gerdan




Küheylan - 09.05.2009-Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi

Genç günlerde ilk izlediğim oyundu Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin Küheylan adlı oyunu.Peter Shaffer’in oyununu Oğuz Bıyık yönetmiş.Sahnede violenseliyle Zeynep Ayşe Hatipoğlu eşlik ediyor oyuna. Sahnede altı at karşılıklı,arkada violensel,önde doktor odası,hasta odası ve ev.
17 yaşında bir atı kör eden Alan Strang ve onu kurtarmaya çalışan Dr.Martin Dysart’in hikayesinde anne-baba-çocuk ilişkileri,din ve toplum değerlerinin bir insanı nasıl etkilediği ve değiştirdiğini,nelere yol açabileceğini görüyoruz.Grubun oyununu ilk defa izledim ama Allan ve Martin rolündeki oyuncular gerçekten başarılıydı.Normal olan nedir,tutkular nasıl hayatımıza şekil verir,baskılar ne derece etkili olur konularının tartışıldığı oyunu Dr.Dysart’ın sözleri özetliyor aslında:”Bir doktor tutkuyu yok edebilir ama bir tutkuyu asla yaratamaz”.

Bekleme Salonu - 09.05.2009-Kadıköy Haldun Taner Sahnesi
Yiğit Sertdemir’in yazdığı oyunu Tolga Yeter sahneye koymuş.Sahne tasarım Ayhan Doğan’a ait.Bir işyeri,bekleme odası,koridor,asansör ve çalışanlar…Işık tasarımı Fatih M.Haroğlu’na,efektler Yusuf Tuncer’e,müzikler Selim Can Yalçın’a ait. Cengiz Tangör,Zeynep Özyağcılar ve Ertuğrul Postoğlu oynuyor.

İşe alım süreci ve bir bekleme odasında yaşananlar gözler önüne seriliyor.Yaşanan panik,rekabet duygularının insanları nasıl yönlendirdiği sürpriz detaylarla sunuluyor.

İlk gün ikinci izlediğim oyundu ve gayet keyifliydi.Umarım sezonda da izleyebiliriz.

Söz Veriyorum - 10.05.2009- Fatih Reşat Nuri Sahnesi

Oyundan beş on dakika önce Lika (Şebnem Köstem),salonda dolaşmaya,gözetlemeye ve tırmanmaya başladı.Işıklar,efektler yakinlara kadar gelen bombardimanin habercisiydi.Lika rolünde Şebnem Köstem gayet başarılıydı.Çocukluk,gençlik ve olgunluğa geçiş dönemleri,savaş atmosferi,hayatta kalma mücadelesi,ilk aşk çok güzel yansıttı.Lika bir alt sokakta yaşarken,bombardımandan kaçar ve boşalmış diğerlerine göre daha sağlam bir apatman dairesine yerlesir.Apartmanda yaşamaya çalışan diğer yaşlıların ihtiyaçlarını giderip öldüklerinde onların eşyalarını alarak hayatını sürdürmeye çalışmaktadır.Savaşın ve yaşamın acı gerçekleri…

Lika evde ne bulursa yakarak ısınmaktadır.Bir gün eve Marat (Murat Taşkent)gelir.Evin sahibidir.Geldiğinde bıraktığı gibi bulamaz hiçbir şeyi.Kitapları,fotoğrafları,anıları bir bir yok olmuştur.Eskiye dair bir kopuş…İkisi beraber kalmaya başlarlar evde.Bir gün Leonidik(Yiğit Sertdemir) gelir gaz maskesi,ölümle pençeleşir halde.Lika ve Marat onu iyileştirirler ve hep birlikte kalmaya başlarlar.Hepsinin hayalleri vardır ve savaş…

Lika Marat’ı,Marat ve Leonidik Lika’yı sevmektedir ve Marat hayalleri peşinde giderek köprüler kurmaya başlar.Lika ve Leonidik o evde kalirlar.Aradan yıllar geçer ama Lika,Marat’ı unutamaz,aslında evde üç kişi varmış gibidir.Leonidik kendini bırakmış bir yazar,içki sorunları yüzünden tedavi görmüş,yetiştirmesi gereken işlerde hep Lika’dan yardım almış.Lika eşten ziyade iyi bir doktor,anne,kardeş,koruyan,kollayan bir yapıda.

Leonidik sonunda bir şeylerin yolunda gitmediğini ve istemekle bunu çözemediğini anlayarak Marat’tan bir yılbaşı akşamı gelmesini ister.Lika habersizdir.Geçmişe sünger çekmek ve yeniden başlamak…Sırf inat uğruna,savaşmadan yitirilen yıllar ve üçlünün duygusal çözünümleri…

İkinci temsildi,heyecan,genç günler için belki kısıtlı prova oldu.Ama biraz daha çalışmayla,zenginleştirmeyle sezonda zevkle izleyeceğimiz bir oyun diye düşünüyorum.

Numan Nokta Net - 12.05.2009-Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Binnur Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği oyun anne baskısıyla büyümüş bir adamın sanal ortamda kesisen yollarla bir yalancı evlilik yapmak istemesiyle başlayan bir günün hikayesidir.Oyunun müziklerini Giray Uyar yapmış.Sahne-kostüm tasarım Taciser Sevinç,ışık Cengiz Özdemir,efektler Ersin Aşar'a ait.

Numan(Kubilay Penbeklioğlu),babasını erken yaşta kaybetmiş biraz da bunun etkisiyle hep annesinin baskısı altında kalmış,Raman(Kutay Kırşehirlioğlu)'ı yardımcısından çok,baba,akadaş,dost olarak gören biri.Oyun yeni bir eve taşınma telaşıyla başlar.Haydar(Hüseyin Tuncel) ve Osman(Tarık Şerbetçioğlu) kutuları taşırken epey zorlanırlar eve bile galoşlarla girmeleri gerekmektedir.Bir yandan kendi aralarındaki sohbetleri,bir yandan Osman'ın Haydar'dan ayrılıp yeni iş bulma girişimleri...Numan bey zaten telaşlıdır,astım krizleri geçirmektedir.Sanal ortamda yazıştığı biriyle yalancı bir evlilik antlaşması yaparak annesinin karşısına çıkmak istemektedir.Bu sırada eve gelen Nilay(Seda Fettahoğlu),beklenen kişi değildir ama annesi gelecek zaman yok mecburen oyuna devam edeceği kişidir.Anne(Radife Baltaoğlu)'de beklenen saatten önce eve gelir ve işler iyice karışır.Nilay'ın davranışları,konuşması anneyi çileden çıkarır.Miras işlerini düzenlemek için gönderilen yeni avukat Okan(Murat Bavli) samimiyeti ve dağınıklığı ile oyuna ayrı bir renk katıyor.

Anne evden ayrılır ve hastaneye kaldırıldığı öğrenilir.Nilay evde yalnızdır ve korkmaktadır(dışarda yağmur,şimşek efektleri kullanılmış).Çok geçmeden annenin ölüm haberi gelir.Nilay,Numan artık hayatta başka kimseleri kalmamış,tutunacak dal arayan iki kişidir ve ayrılmamaya karar verirler.

Oyuncuların uyumu,konunun gülümseten yanlarıyla da güzel bir ekip çalışması olmuş,keyifle izlediğimiz oyunlardan biri oldu.

Kirli Hikaye - 13.05.2009-Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

John Patrick Shanley’in yazdığı oyunu ilk yönetmenlik deneyimlerinden biri olarak Özgürefe Özyeşilpınar sahneye uyarlamış.Ayrı masalarda tek başlarına satranç oynayan iki kişi ile açılıyor perde.Biri ailesi zeytinyağı işletmecisi olan kendisi yazarliği seçmiş Brutus(Burak Demir),diğeri yolcu rolünde Lawrence(Okan Patırer).Daha sonra yazara daha önce kitabını göndermiş Wanda(Nurseli Tırışkan) geliyor.Yazarla kendi yazdıklarını neden beğenmediğine dair bir konuşma yapıyor.Lawrence bir süre onları dinler ve gider.Wanda rolünde Nurseli Tırışkan’ı başarılı buldum. Lawrence rolü kısa olmasına rağmen Okan Patırer mimiklerini konuşturmayı iyi biliyor.Brutus rolünde Burak Demir,psikolojik tahlillerde iyiydi ve hele eline elektrikli ağaç testeresini aldığında….Kendi fantezileri üzerine yazıp hatta karakterlerle örtüşme çalışmaları.Aslında Brutus ve Wanda arasındaki gerilim kitap konusundan çok Brutus’un evi,Wanda’nın dedesinin de zamanında kaldığı bu apartman dairesinden kaynaklanıyor.Birinin yerleşme isteği,diğerinin bir yere bağlı kalmama duyguları irdeleniyor.
Bir süre sonra Wanda’nın eski sevgilisi Frank (Hakan Yufkacıgil)ve yardımcısı Watson(Kamil Gençtürk) devreye girerek ikilinin bu anlaşmazlığını çözmeye çalışırlar.Ama ev savaş alanı gibidir,sınırlar,izinler,kavgalar…Öldüresiye bir savaş…

Öfke - 16.05.2009 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

John Osborne’nun oyununu Eraslan Sağlam sahneye uyarlamış.Işıl Zeynep Tangör,Selim Can Yalçın,Serdar Orçin ve Derya Artemel’in oynadığı oyunda sahne ve kostüm tasarım Gamze Kuş’a,efektler Ersin Aşar’a ait.

Oyunu prova döneminde ,internetten takip etmeye başlamıştım.İzlediğimde bir şeyler eksikti belki farklı düşünmüştüm,daha belirgin bir öfke…Belki de modern insanı,ruhunu ve heyecanını kaybetmiş batılı yeni insan tipini İngiliz hiciv ve mizah geleneğinin keskin dilini kullandığı için biraz uzak geldi.

“Niçin küçük bir oyun oynamıyoruz?İnsan taklidi yapalım,sözde insanmışız da,canlıymışız da…Hiç olmazsa bir süre için.Ne dersiniz?Haydi,insan taklidi yapalım.”John Osborne’nun bu sözleri ile Jimmy Porter(S. Can Yalçın) evdekileri ve tepkilerini,olaylara göstermeleri gereken kızgınlığı,öfkeyi görmeye çalışmaktadır.

Sahne ince bir perdede yazılmış duvar yazıları ile sizi karşılıyor.Okumaya çalışıyorsunuz ister istemez okunaklı olan olmayan o yazılar arasından,oyunun bir ön hazırlığı çıkıyor ortaya.Perde kalkar ve bir daire çıkar,mutfak,salon…

Alison Porter(I.Zeynep Tangör) ve Jimmy Porter evlidir.Alison ailesine karşı gelerek Jimmy ile evlenmiştir.Hayat monotonluğu,evde ütü,tv arasında gidip gelmekte hiçbir şeye tepki vermemektedir.Jimmy buna bozulmakta ve ondan tepki almak için olmadık şeyler yapmaktadır.Halbuki Alison,susmanın da en büyük tepki olduğunu belirtiyor.Evde aynı zamanda Jimmy'in bir başka arkadaşı da kalmaktadır,Cliff(Serdar Orçin).Erkeklerin bazen birbirlerini kızdırmak için yaptıkları biraz aşırı gibi gelse de …

Daha sonra turne için o şehre gelen Alison'ın arkadaşı Helen(Derya Artemel)'da birkaç günlüğüne onlarda kalmaya başlar.Jimmy onu hiç sevmemektedir.Helen Alison'a böyle bir hayatın çekilemeyeceğini,ailesine dönmesini ister,babasını arar ve Alison gider,hatta hamiledir.Helen hala evde kalmaktadır ve Jimmy ile yaşamaya başlar.Alison’in rolü şimdi kendindedir.Gunler geçer,Alison bebeğini kaybetmiş,cesaretini toplayıp eve dönmüştür.Ve suçlu sanki kendi gibi Helen'dan özür dilemektedir.Jimmy tamam babayım,kaybettin,ne olmuş diye gene o meşhur vurdumduymazlığı ile duygusuzluğunu,kendi içindeki fırtınalardan kopanları gösterir.Helen gider,tüm olanlara rağmen Alison eve döner.

Hizmetçiler… - 17.05.2009 Ü.Kerem Yılmazer Sahnesi

Jean Genet’in yazdığı oyunda Berna Adıgüzel Solanje,Selin Türkmen Claire adlı iki hizmetçiyi ,Özge O’neil Sarımolla da evin hanımını canlandırıyor.”Gene mi bu eldivenler? Kurtulamadım bunlardan. Sana kaç defa bunları mutfaktan dışarı çıkarma dedim. Anlaşılan sütçüyü bunlarla ayartacağını umuyorsun. Yoo, yoo boşuna yalan söyleme. Al da, götür musluğa as. Bu odanın kirletilmemesi gerektiğini ne zaman öğreneceksin? Her şeyde, mutfaktan gelen her şeyde tükürük var. Çık dışarı. Tükürüklerini de al. Oynama o eldivenlerle. Claire konuşurken Solange da kauçuk eldivenli ellerini seyreder, onları kimi zaman yelpaze gibi açar, kimi zaman da çiçek demeti biçimine sokar. Yorma kendini, keyfine bak. Ağırdan al, zamanımız bol. Çık dışarı. (Kitabın Girişinden) “Diye başlıyor oyun.İki hizmetçi biri evin hanımı,diğeri diğer hizmetçi rolünde birbirleriyle eğleniyorlar,derken saatin zili çalar ve toparlanırlar.Hizmetçiler polise imzasız mektuplar göndererek evin beyinin tutuklanmasına neden olurlar.Hanım üzgündür.Telefon gelir beyefendi kefaletle serbest kalmıştır.Hizmetçiler hanımı öldürmeye karar verirler,suçları anlaşılacaktır.Hanım kendisine hazırlanan zehirli çayı içmeden Claire beyefendinin serbest kaldığını ağzından kaçırır ve hanım aceleyle onla buluşmaya gider.Claire Hanım,Solanje tekrar Claire rolüne girer Claire hanım rolünde o eldivenlerle öldürülür,zehirli çayı da içerek.Özellikle Berna Adıgüzel Solanje rolünde başarılıydı.Oyun iki hizmetçi,biri hanım biri diğer hizmetçi rollerinin birbirleri içine gidip gelmeleriyle örülmüş.

SOS(Salsa) - 17.05.2009 Ü.Musahipzade Celal Sahnesi

Hamit Erentürk’ün yazıp,yönettiği ve koreografilerini yaptığı SOS(İspanyolca) yani Salsa bir dans gösterisi.Özlem Türkad’ın anlatıcı olarak katıldığı dansın ve salsanın tarihinden,dans,müzik enstrümanları,tarihsel sürecin anlatıldığı bu arada tiyatral ve dans figürleriyle zenginleşen anlatım tek perde ve sanırım en kısa gösteriydi genç günler kapsamında.Çıkışta pek çok seyircinin ortak kanısı koreografinin biraz daha zengin ve uzun olmasıydı.Kısaydı,kalabalık bir ekipti,Onur Uğurlu’nun kostümleriyle dönemsellik yakalanmıştı,güzel bir tat bıraktı.Hoşa giden bir başka özellik ise dansçı arkadaşları Sina Cora anısına bu gösteriyi atfetmeleriydi.O’nun çizimlerinden örneklerle bir de pano düzenlemişlerdi.Dans çevrelerinden uzak olanların belki tanımadığı,belki sadece gazete ve tv haberlerinde gencecik bir fidan daha gitti deyip geçtiğimiz ama arkadaşlarının bu vefasıyla tekrar hatırlanan ve kansere meydan okumaya bir umut daha …

Mem u Zin - 18.05.2009 Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi

Ahmede Xani’nin eserinden uyarlayan,yöneten ve koreografileri yapan Arda Alpkıray bir aşk destanını naif bir anlatım ve danslar eşliğinde sunmayı başarmış.Tankut Yıldız anlatıcı rolünde sesini iyi kullanıyor,Mey ü de Serkan Bacak,kaval da Murat Üzen sahne kenarında sizi o yolculuğa hazırlıyor.Kalabalık bir oyuncu kadrosu ve dansçı ekibin kostümleri Onur Uğurlu’ya,ışık tasarım Ceyhun Ergül’e,efektler Can İşitmen’e ait. Müzikler ise Nail Yurtsever ve Amed Tabar’ın düzenlemesidir.

Bir bahar şenliğinde Zin ve Siti Mem ve Tajdin adında iki genç ile tanışır ve yüzüklerini birbirlerine vererek sevgilerini belli ederler.Kim olduklarını bilmedikleri bu gençleri yüzüklerle bulmaya çalışırlar.Siti ve Tajdin evlenir ancak Mem ile Zin hep engellerle karşılaşır.Aşkın yanında devlet ilişkilerin,vezirlerin beyleri nasıl yönlendirdiğinin bir göstergeside olarak Zin’in ağabeyinin veziri Beko,Mem i zindana attırmayı başarır.Aşkı sınamak içindir diyede bir yalan uydurur.Zin Mem’i zindanda ziyaret ettiği sırada Mem ölür.Zin kahrolur.Tajdin Beko’yu öldürür ve Mem ‘in ayakları dibine gömdürür.Zin’de daha fazla yaşayamaz ve Mem’in yakınına gömülür.Kısaca özetlemeye çalıştığım, izlerken sizi etkisi altına alan bu gösteri hem konu hem koreografi,hem detayların o naif masalsı anlatımı ile çok daha iyi temsillerle bu üç oyunla sınırlı kalmamalı diye düşünüyorum.

Kafes - 19.05.2009 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Mario Fratti’nin oyununu Ali Gökmen Altuğ yönetmiş, güzel bir ekip kurmuş.Tüm ekip yoğun provalardan sonra gerçekten çok iyi bir iş başarmışlar.Genel kanı sezonda da bu oyunu izleyebilmek.

Sahne ve kostüm tasarım Aysel Doğan’a,ışık tasarım Kemal Yiğitcan,efekt tasarım Ersin Aşar’a ait.Dramaturg Hilmi Zafer Şahin.Yönetmen yardımcıları da yine oyunculardan Caner Çandarlı ve Erkan Pekbay.

Christiano rolünde Mert Turak,papaz okulundan ayrılmış,kendini okumaya vermiş,Çehov ile ilgili tüm bilgileri hatta hangi kitap- hangi bölüm- paragraf-sayfa şu diyebilecek kadar sindirmiş biri.Ama yaşam korkusu onu tehlikelerden korunmak adı altında kendi yaptığı kafeste yaşamaya itmiş.Bu yüzden biraz sinirli,kendi halinde,dünyadan soyut,kendi dünyasını yaratmış biri.Aile bu duruma ne kadar üzülse,neler yapsalarda bir türlü onu kafesten çıkaramıyorlar.Anne rolünde Hikmet Körmükçü elbette gençlere çok iyi destek oluyor.Christiano kafestedir.Evde anne,kız kardeşi Nella(Esra Ede),ağabeyi Pietro(Caner Çandarlı)ve eşi Chiara(Senan Kara) yaşamaktadır.Nella’nın sözlüsü olarak Sergio(Murat Taşkent)katılır sonra aileye.Emekçidir,sendikal faaliyetlerle uğraşmaktadır.Christiano ile iletişim kurmaya çalışır,ona gazeteler getirir.Christiano belki çoğumuzun yaptığı ikiyüzlülükleri gördükçe,yalanı gördükçe buna alet olmamak adına kendi dünyasına çekildikçe arkadaşlarının da tepkilerini almaktadır.Erkan Pekbay ve Ahmet Serhat Kaplan dağıtımcı gençleri canlandırıyor.
Bir gün Chiara ile sohbet ederler,konuştukça birbirlerini daha iyi tanımaya başladıklarını fark ederler.Günler geçer ve aralarında bir yakınlaşma olur anneleride yakalar.Günler geçer ağabeyi zaten eşine soğuk davranmaktadır.Tartışmalar çıkar ve Christiano kafesten ağabeyini boğarak öldürür Chiara’yı kurtarmak için. Chiara sen nasılsa delisin deyip tam kafesten çıkmaya niyetlenen
Christiano’nun tüm ümitlerini yıkar.”Kafes kadar özgür,cinayet kadar aşk!”

Genç günlerin son oyunlardan biriydi,konusu,oyuncuların uyumu tüm ekibi kutluyorum tekrar.

“İnsanlar dünyayı değiştirebilirler mi? Yoksa kendilerini kapattıkları kafeslerinde yaşamın şartlarına ve getirdiklerine, sorgulamadan boyun eğip ölümü mü bekleyecekler? İnsan bir kurban mıdır, yoksa toplumun, insanlığın değişmesinde, ilerlemesinde küçük de olsa kendine düşen rolü oynayan bir birey midir?”

Oyunlardan Bir Oyun - 19.05.2009 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

Akşam Aslı Öngören’in yönetiminde Altan Erkekli,Seçkin Selvi,Halil Ergün ve Ankara’dan Ayşegül Yüksel’in video kaydı ile Vasıf Öngören ve tiyatrosu sohbeti ile başladı.

Daha sonra Vasıf Öngören’in Almanya Defteri(Göç),Oyun Nasıl Oynanmalı?Zengin Mutfağı,Asiye Nasıl Kurtulur? oyunlarından Aslı Öngören’in derlediği ve birbiri içine geçişlerle çok da hoş bir anlatımla seyirciye aktarıldığı oyunu izledik.Kostümler Nihal Kaplangı ve Onur Uğurlu’ya,dekorlar Tomris Kuzu ve Taciser Sevinç’e,ışık tasarım Kemal Yiğitcan,efektler Can İşitmen ve projeksiyon Gülay Yiğitcan’a ait.Müzik direktörü Çiğdem Erken aynı zamanda oyun boyunca piyanosuyla eşlik ediyor.Mehmet Esen,Semah Tuğsel,Altan Erkekli,Nergis Çorakçı,Timur Ölkebaş,Halil Ersan,Sinem Koyun,Aslı İçözü,Süreyya Güzel,Özgür Dağ,Bülent Arslan,Murat Garipağaoğlu,Yiğit Sertdemir,Yeliz Gerçek,Çağlar Yiğitoğulları,Rozet Hubeş,Halil Ergün,Senem Dönmez ve Ayşe Kaya gibi kalabalık ve birbirleriyle uyumlu bu oyuncu kadrosu birbiri içine geçen oyunlarla harika bir Vasıf Öngören ziyafeti sundular bize.
Metinler güçlüydü.Projeksiyondan bazen karakterlerin konuşmaları gösterilerek oyuna başlandı.Hele ilk giriş önde ince bir perde,oyuncular son hazırlıkları yaparlarken sahnede içsesleri duyulur,gerçekten çok hoş,samimi bir yorum olmuş.

Ve 25.Genç Günler de final.Öylesine alışmıştık ki sahnelerde koşturmaya ki ne kadar koştursanızda bir diğer oyuna,etkinliğe yetişememek…

Emeği geçen herkese başta Orhan Alkaya ve Arif Akkaya olmak üzere tüm oyunculara ve katılan tüm gruplara teşekkürler…Perdeler kapanmasın,alkışınız bol olsun!

Ayşe Müge Gerdan

Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

... - ( 5/31/2009 )
Tam burada, oyunların çatışını oluşturan finallerin yazılmasının oyunlar için olumsuz etki yaratıcağını savunan bir yorum vardı geçen gün. Ben de çok haklı bulmuştum.. Ne oldu o yoruma

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 514
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Alacakaranlık Kuşağı ve Özerk Tiyatro (Nedim Saban) - 6/2/2009
  • Orhan Alkaya'nın Genel Sanat Yönetmenliği Görevinden Alındıktan Sonra Yaptığı Basın Toplantısı (İsmail Can Törtop) - 6/1/2009
  • Yaban: İnsan Olmayan İnsan (Aliye Ummanel) - 5/31/2009
  • Çok Orijinal Bir Oyun-Bursa Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 5/31/2009
  • Yaşanılanların Tortusu Kalır Geriye (Fatma Babuşçu) - 5/31/2009
  • Çocuklar Yaşadıklarını Öğrenirler (Yurdagül Yurtseven) - 5/31/2009
  • İstanbul'a Taşınan AST'a Hoşgeldin ve Başarılar... (Savaş Aykılıç) - 5/30/2009
  • Kontes Almaviva ve Eva Duarte Peron Figaro'nun Düğünü'nde karşılaşırsa (Pınar Çekirge) - 5/29/2009
  • Sarım Saklı… Burada! (Yurdagül Yurtseven) - 5/29/2009
  • Bir İzmir Aşığı Olarak Manisa'yı Kıskanıyor(D)um (Uğur İpek) - 5/29/2009
  • 25. Genç Günler’in Ardından Kısa Kısa... (Ayşe Müge Gerdan) - 5/27/2009
  • Savaş Aykılıç ile Bir İlköğretim Öğrencisinin Röportajı (Savaş Aykılıç) - 5/27/2009
  • Game Over (Eser Ali) - 5/27/2009
  • Teşekkürler (!) 2010 İstanbul (Öney Olcaytu) - 5/27/2009
  • Mustafa Kemal'ler Asla Seyirci Kalamaz (Tuncer Cücenoğlu) - 5/26/2009
  • -Marka- Çerçeveye Pencere Camı…. Tiyatromuzun Halleri… (Kusura bakmayın!) (Melih Anık) - 5/25/2009
  • 10. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali (Fatma Babuşçu) - 5/24/2009
  • Dans ve Vücut Eğitiminde Çağdaş Keşifler (İlkay Sevgi) - 5/24/2009
  • AST'ın Ankara salonu kapanıyor! (Orhan Aydın) - 5/24/2009
  • Sayın Can Törtop (Anonim) - 5/23/2009
  • Oradaydım... (Yurdagül Yurtseven) - 5/23/2009
  • Tehlikeli Oyunlar – Oğuz Atay / Seyyar Sahne (Melih Anık) - 5/23/2009
  • Alkışlamak Seyircinin Görevi Değil, Yargısıdır. Yuhalamasını da Bilmek Koşuluyla...! (Dündar İncesu) - 5/21/2009
  • Feridun Karakaya Neden Ahmet Midhat Oluyor (Arda Aydın) - 5/21/2009
  • Temiz Yayıncılık (Nedim Saban) - 5/21/2009
  • O erguvan günbatımları... (Suna Pekuysal) (Pınar Çekirge) - 5/20/2009
  • Üzüntülerim, Sevinçlerim, Teşekkürlerim ve… İzin İsteğim (Üstün Akmen) - 5/20/2009
  • 5 Ödül Aldılar (Fatih Ermiş) - 5/20/2009
  • Alkışlarla Yürüdük... (Rengin Uz) - 5/19/2009
  • Yeter Artık (Ergün Işıldar) - 5/19/2009
  • Can Doğan'ın Sitemizde Yayınlanan İddia ile İlgili Yazısı (Can Doğan) - 5/19/2009
  • Pervari'deki arkadaşım Mehmet Korkusuz'a selam olsun! (Öney Olcaytu) - 5/18/2009
  • Perdeler hep açık kalacak… (Orhan Aydın) - 5/18/2009
  • Oyunculuk Açısından Temiz Topa Benzeyen Oyun: Ne Dersin Azizim (Üstün Akmen) - 5/17/2009
  • İzmir'de Tiyatro İçin Çalışmak (Uğur İpek) - 5/17/2009
  • Gençler Cezaevinde! (Kemal Oruç) - 5/17/2009
  • 10. Trabzon Uluslararası Tiyatro Festivali'nden Dönüyorum (Üstün Akmen) - 5/17/2009
  • Beklerken- Turistik Seyirlik - Tiyatro Oyunevi (Melih Anık) - 5/15/2009
  • 25. Genç Günler – Söz Veriyorum – Fareler ve İnsanlar (İsmail Can Törtop) - 5/13/2009
  • İzmir'de Şehir Tiyatrosu Bir Zorunluluktur (Uğur İpek) - 5/13/2009
  • 10. Trabzon Tiyatro Festivali'nde Bel Ağrılarıma Tiyatro Terapisi (Üstün Akmen) - 5/13/2009


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |