| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Taşlama yağmuru: Zamazingo
Fatma Babuşçu



"Neredesin, şu dağın ardında kalan umudum; merhaba!”
 
"Batı kafalı, doğu gövdeli, doğu kafalı, batı gövdeli, aralarındaki sandalye dalaşmalarını halka yurtseverlik, özgürlük savaşı diye gösteren politika cambazları, ey tükürdüğünü yalayan, ey her kapıyı açan yalan dolan merhaba!”
 
"Aslanın ağzındaki ekmek, kendinden başkalarına yarayan emek, zemzemden çok daha kutsal alın teri, göz nuru.” “Atı alıp Üsküdar'ı geçen, parayı verip düdüğü çalan, arabasını dağdan aşıran, düz ovada yolunu şaşıran merhaba! Dişini sıkan, kemeri kısan merhaba!”
 
"Yurdumun ağaçsız toprakları, topraksız ağaçları, insansız topraklarım, topraksız insanlarım, gözyaşlarım bu ağrılı yürek, bu sızılı baş, kanımı yakan ataş, merhaba!”
 
"Merhaba söylenmemiş en güzel söz, merhaba yarınlar, merhaba aydınlık, merhaba! “
 
Trabzon Şehir Tiyatrosu Derneği, Hüseyin Kazaz Kültür Merkezinde ne zamandır Aziz Nesin'in öykü, köşe yazısı ve şiirlerinden oluşturulan “Zamazingo” adlı oyununu sahneliyor.
 
Geçen yıl sahneledikleri “Barut Fıçısı” adlı oyun, haklı olarak germişti izleyiciyi, hatta oyunda rol alan oyuncuları… Şiddetin, dünyaya ne derece egemen olduğunu ve bunun insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerini anlatan o oyunun üstüne iyi gitti Zamazingo.
 
Şehir Tiyatrocuları, bu kez de gerçeğin peşindeydiler; ülke olarak, bireyler olarak içinde bulunduğumuz gerçeklerin peşinde. Ama bu kez ki anlatım yolları farklıydı. Oyunda, (yukarıda alıntıladığım cümlelerinden de anlaşılacağı gibi) Aziz Nesin'in yaşama, topluma ve insan ilişkileri üstüne saptadığı tezatlık ve çarpıklıklar, komik bir dille aktarılıyor.
 
Oyun, “Zamazingo” sözcüğünü ele alarak başlıyor söze. İsmini hatırlayamadığımız, hatırlamak ya da hatırlatmak istemediklerimiz için birebir sözcükler vardır ya; Türk Dil Kurumu'nun bile bihaber olduğu uydurma sözcükler! Bir nevi kurtarıcı, hatta dile maydanoz türünden… Oyunun, ilk bölümünde, esprili bir dille, buna vurgu yapılıyor.
 
"Hak hukuk” sözcüklerinin, kişiden kişiye çağrıştırdıklarını da ele alıyor. İnsanların, kavramları kendilerine göre nasıl yorumladıklarını. Emeğe nazaran, sermayenin dallanıp budaklanmasının altındaki sebepleri. Siyasilerin her fırsatta, aş, ekmek niyetine halka dağıttığı değişmez nutukların da altını çiziyor.
 
Oyun; sosyal, ekonomik, politik ve kültürel açıdan ülkenin nerede, hangi noktada olduğuna da dikkati çekmeye çalışıyor. Nereye gittiğimizi, gidişatı sorgulamamızı istiyor. İnsanların, gelişmeler karşısında hiç kafa yormayışlarını, duyarsızlık ve vurdumduymazlığını. Yozluğun, çürümüşlüğün ulaştığı boyutu. Ve hatta geri kalmışlığımızdan sıyrılıp, çağdaş uygarlığı yakalamamız için bize nelerin gerekli olduğunun altını çiziyor. Bu konuda gereken önlemleri almaya çalışanlarınsa her şeyi, nasıl yüzüne gözüne bulaştırdıklarını anlatıyor.
 
Dilin kemiği yok, biliyorsunuz. Onu kolaylıkla her yöne döndürmek, yeri gelince istenilen her cümleyi dile dolamak mümkün olabiliyor. Oyunda, kendini en iyi, en doğru, en ahlaklı olarak tanımlayanların, davranışlarıyla nasıl tezat oluşturduklarını da görüyoruz.
 
Kısacası, oyun taşlama yağmuruna tutuyor herkesi. Bütün o olumsuz gelişmeler karşısında hatayı, suçu, günahı başkalarına mal ederek, seyirci koltuğunuzda rahatlamayı düşünüyorsanız yanılırsınız. O terslik ve olumsuzluklarda hepimizin rolü vardır. Tepkisizliğimiz ve susuşumuzla bile, mevcut düzene katkıda bulunmuyor muyuz? Hiç birimiz masum olmadığımıza göre, muhakkak ki, hepimize yönelik bir taş, bir eleştiri var oyunda.
 
Mizahi bir dille aktarılan oyun, gülümsetirken, inceden inceye de düşündürüyor sizi. Hatta bazı replik, şiir ve sahnelerde duygulu anlar da yaşıyorsunuz. Oyunun ikinci bölümünde sahneye inen, Sivas Katliamını anlatan büyük poster örneğin. Aydınlarımızı saran her kızılcım, her bağnazlık alevi, öfkenizi tırmandırmaya yetiyor.
 
Öfke de bir duygudur, evet!.. Bazen yakıcı, bazen yıkıcı; bazen de insanca yaşam standardını yakalayıp yaşatmak için birebir bir duygu... Oyunun can alıcı pozitif mesajı, sanırım bu.
 
Adnan Akyüz, Koral Koç, Zeki Kamber ve Burçin Demiral'in rollerini paylaştıkları oyunu, Mesut Yüce sahneledi. Düzene ters düşerim, bir takım insanların tepkisiyle karşılaşırım, şeklindeki küçük hesaplar içinde olanlar gibi çıkmamış yola!.. Bu kez de tüm çabaları izleyicinin lehineydi… Oyunun yazarının tespit ettiği gerçekleri saptırmadan, es geçmeden, onunla ağız birliği etmişçesine, oyunu sahnelemeyi başardı.
 
Bu oyun; ekip olarak kendilerini aştıklarının (dekor, sahnedeki rahatlık, oyunculuk vb. açılardan) profesyonelliğe doğru daha bir adım attıklarının da işaretidir.


Fatma Babuşçu
www.takagazete.com



Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

canbaz - ( 2/13/2008 )
çok güzel


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 394
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Süt Kardeşler - Süheyl Behzat Uygur Tiyatrosu 2020
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Kent Oyuncuları’ndan korku, gerilim ve kahkaha: ‘39. Basamak’ (Üstün Akmen) - 3/4/2008
  • Bir al, üç seyret, tiyatroya şükret: ‘Kent Oyuncuları 45 yaşında’ (Üstün Akmen) - 3/1/2008
  • Bir özgürlük oyunu… Bu can benim kime ne (İhsan Ata) - 3/1/2008
  • Inishmaan’ın Sakatı – İstanbul Devlet Tiyatrosu (İsmail Can Törtop) - 2/26/2008
  • ŞEHİR TİYATROLARINDAN YENİ OYUN : YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE (Yasemin Aktaş) - 2/26/2008
  • Düşüncesiz Düşünce Adamları, Köşeli Köşe Yazarları ve Garıgötürüstlere Dair... (Ali Erdoğan) - 2/16/2008
  • RENKAHENK (Erdinç Yapan) - 2/16/2008
  • Röprezant Oyun Yazarları Derneği (Boran Doğan) - 2/11/2008
  • Asuman Dabak’tan: Bu Oyun Baska Oyun (Ahmet Kara) - 2/11/2008
  • Kahkaha ve hüznün buluştuğu çarpıcı bir oyun; ''Misafir'' (İhsan Ata) - 2/10/2008
  • Taşlama yağmuru: Zamazingo (Fatma Babuşçu) - 2/9/2008
  • NE BİÇİM OYUNSA, NASIL BİR OYUNSA BU OYUN: “BU OYUN BAŞKA OYUN” (Üstün Akmen) - 2/9/2008
  • Çok Tesettür Ederim... Pardon Çok Teşekkür Ederim (Ali Erdoğan) - 2/7/2008
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Metin Belgin resitali: ‘Kontrabas’ (Üstün Akmen) - 2/6/2008
  • Tiyatro Patlamış… Duyan var mı? (Serkan Fırtına ) - 2/6/2008
  • Fırıldak Eleştirmenliği Kolay Değil (Can Doğan) - 2/5/2008
  • Venedik Taciri ya da "Güncel"(?) Shakespeare (Melih Anık) - 2/4/2008
  • Ölümsüz Öykü - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 2/4/2008
  • Kaybolan Değerlerinizden Müessesemiz Sorumlu Değildir (Ali Erdoğan) - 2/3/2008
  • SARAN İLE YÖNTEM, AYAKTA ALKIŞLANMALI: “KOCA BİR AŞK ÇIĞLIĞI” (Üstün Akmen) - 2/1/2008
  • ONLAR BUNLARI YAPARKEN, SEN NE YAPTIN?: “MİKADONUN ÇÖPLERİ” (Üstün Akmen) - 2/1/2008
  • Sermiyan Midyat Söyleşisi (İsmail Can Törtop) - 1/31/2008
  • Oyunbaz Martı ile karşınızda… (Yasemin Aktaş) - 1/31/2008
  • 60 yıl sonra tekrar sahnelere dönen oyun ; ''KOŞEBAŞI'' (İhsan Ata) - 1/30/2008
  • Döktüğün tere bereket Suat Sungur: ‘Babamla Dans’ (Üstün Akmen) - 1/29/2008
  • Uzun Soluklu Oyunların Oyuncusu Yurdaer Okur ile Söyleşi (Yasemin Aktaş) - 1/27/2008
  • ashura (Dila Akbaş) - 1/25/2008
  • Tiyatro adına utanç verici, kötü üstü kötü oyun: Fırıldakzade (Üstün Akmen) - 1/25/2008
  • Tiyatro Yüzleşme ile Söyleşi (Dila Akbaş, İsmail Can Törtop) - 1/23/2008
  • Şeylerin Şekli (Melih Anık) - 1/23/2008
  • Güvenliğimizin battaniyesi midir din?: ‘Dua Odası’ (Üstün Akmen) - 1/22/2008
  • TİYATRONUN POETİKASI VE POLİTİKASI (Boran Doğan) - 1/21/2008
  • Ayşegül Hindistan’da – Tiyatro Kılçık (İsmail Can Törtop) - 1/21/2008
  • YUNUS’UN YOLUNDA DİVANE AĞAÇ (Cüneyt İngiz) - 1/20/2008
  • Kürklü Merkür - Tiyatro Dot (Zeynep Kehaya) - 1/20/2008
  • SANATIN ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAMAZ (Fatma Babuşçu) - 1/19/2008
  • Sürrealist bir kimlik çatışması ; ''ADVİYE'' (İhsan Ata) - 1/18/2008
  • Suyunun Suyu Bile Olamayan Eleştirmen : İhsan Ata (Yusuf Köksal) - 1/18/2008
  • Tiyatrocuya Şaka Yollu Seyirci Bulma Tüyoları (Ali Erdoğan) - 1/17/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    17 Şubat'tan itibaren her PAZARTESİ Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Hangisi Karısı, 5. Sezonunda!
    Istanbul Fringe Festival - Uluslararası Performans Sanatları Festivali (18-22 Eylül 2019)

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |