| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Bette Midler 30 Yıl Aradan Sonra Broadway'de Gişe Rekoru Kırıyor!
Ali Kemal Güven



Bette Midler’ı sevmemek için iki sebebin olabilir; ya aptalsındır, ya da New York’un yakın gay tarihini hiç bilmiyorsundur.

İki Oscar adayı, üç Grammy, dört Golden Globe, üç Emmy ve özel Tony ödülü sahibi Midler’ın efsanevi kariyeri aslında henüz doğmadan başlamış. Midler’ın sinema aşığı annesi çok sevdiği oyuncu Bette Davis’in adını kızına verince basın ve hayranlardan önce Bette’i ‘diva’ statüsüne ulaştırmış aslında.



70’lerde Hawaii’den (Midler’ın yakın arkadaşı Danny DeVito’nun kahkaha atarak söylediği gibi “Kim Hawaii’de doğar ki? Ancak Bette!) New York’a yırtmak için gelen Bette, cırtlak sesi ve kısa boyu yüzünden istediği rolleri bulamayınca, yer altındaki gay hamamlarında şarkı söylemeye başlar. Arkasında piyano çalan kişinin Barry Manilow olduğunu not düşmek gerek. Seks şakaları, küfürlü fıkralar, Marijuana isimli şarkılar derken, Bette Midler’ın adı birden THE DIVINE MISS M’e dönüşür. Ya da Bathhouse Betty.
(http://youtu.be/PEBb5TG1Nc8)

Ünlü Türk yapımcı Arif Mardin, artık dört bir yandan duyduğu bu kızın kim olduğunu görmek ister ve bir gün Bette’i dinlemeye gider. “Henüz kimsenin tanımadığı bu kız ‘onların’ yıldızıydı. Show bittiğınde hepsi onu omuzlarına alıp havada taşıdılar. Hayatımda böyle bir sevgiye tanık olmamıştım.” Mardin Midler’ı hemen kanatlarının altına alır ve otuz milyonluk satışa ulaşan bir çok albümü beraber üretirler.



Arif Mardin, The Tonight Show, Broadway derken Midler önce ülke, sonra dünya çapında bir yıldız olur; ve çok nadir şarkıcının yapabildiğini başararak kendini Hollywood yıldızına dönüştürür. Gerisini biliyorsunuz zaten… VHS’de ‘Beaches’ izleyip ağlamayan kadın tanımıyorum.

Benim Bette aşkım aslında Türkiye’de ‘İlk Eşler Klübü’ adıyla bilinen filmiyle başladı. Haydi hep bir ağızdan “You Don’t Own Me! I’m not just one of your many toys…” Diana Keaton, Goldie Hawn ve Midler’ın 100 milyon gişe barajını aşan hit filminin korkunç bir türk dizisi versiyonu vardı; hatırlıyor musunuz? Nilgün Belgün, Nevra Serezli ve Tuluğ Çizgen oynuyordu… Neyse hatırlamamanız daha iyi.

90’larda Çeşme açık hava sinemasında oynayan filmlerin afişleri ağaçlara asılırdı. Şantiye’de tuzlu siyah çekirdek ve şişe kola eşliğinde az ‘Stepmom’ izleyip ağlamadık. O devirde, afişleri asan arabanın saat kaçta geldiğini çok iyi bildiğimden, ağacın arkasına saklanıp Ardıç’ta beklerdim. Eğer sevdiğim bir filmse, araba gider gitmez çivileri cebime sakladığım kerpeten ile söker ve afişi çalardım. ‘İlk Eşler Klübü’ en çok severek çaldığım afişlerdendi diyebilirim. İşte Midler’a o gün bu gündür deli gibi aşığım. Bette’in ses tonu, saçı, boyu, kilosu başka kimseye benzemez. Kaçırıldığı halde kocası tarafından ‘şişman ve lanet olduğu için’ fidyecilerin eline bırakılan kadını oynarken sizi güldürür (Ruthless People), Amerika’nın en ünlü film eleştirmeni Roger Ebert’ın Beaches’dan daha fazla beğendiği filmi Stella ile sizi hüngür hüngür ağlatabilir. Böyle özel ve önemli bir kadındır Midler. Özellikle biz, sinema, tiyatro ve show dünyasını sevenler için.


70’lerin Lady Gaga’sı kendi akranlarının aksine (Grace Jones) zirvede kalmayı başardı. Hiçbir zaman Streisand muamelesi görmese de, hep sevildi ve campy/nostaljik bir karakter olmaktan kendini sıyırdı. Dünya çapında 119 milyon dolarlık hasılat yapan, son aile filmi ‘Parental Guidance’ bunun en güzel kanıtı. Aynı zamanda New York Restoration Project adı altında her yıl binlerce ağaç dikiyor, yıkık alanları park haline getiriyor, yaptığı partiler ile New York’un yeşillenmesi için milyonlarca dolar topluyor. İyi bir kadın Midler. Dünyayı umursayan, arkasında iyi şeyler bırakmak isteyen biri. Bu zamanın boş kafalı yıldızlarından değil yani.

Midler’ın kendini oynadığı Broadway showlarını merak edenler için ‘Divine Madness,’ ‘Diva Las Vegas’ ve son gösterisi ‘Showgirl Must Go On’ DVD formatında mevcut. Hatırlayanlar bilir, ‘Diva Las Vegas’ Türkiye’de satışa sunulan ilk müzik DVD’lerinden biriydi.

Bette’in uzun zamandır Amerikan basınını meşgul etmesinin ve ilgi çekmesinin sebebi Broadway’e, tek kişilik bir oyunla dönmüş olması; 30 YIL ARADAN SONRA! Her açıdan iddialı bir durum. Yeni oyun, üstelik tek kişilik ve müzik yok. Daha da zoru, kendi değil. Artık oyuncu olmaktan çıkıp ikonlaşmış yıldızların birine bürünmesi kadar zor bir durum yok. Kim Cher’in bir filmde Cher olmadığına inanabilir ki artık? Çok zor.

Bir kaç yıl önce, Bette Midler’ı sahnede izleyebilmek için dört uçak değiştirip, saatlerce süren bir yolculuk yapmıştım. Gittiğime son saniyesine kadar da değmişti. Bu gün sadece Q trenine bindim ve yirmi dakika içinde Midler’ın sahnesi Booth Theatre’daydım. Oyun bittiğinde imzasını alıp, ‘Harikaydınız!’ deme fırsatını da buldum. Hayat süprizlerle dolu!

‘I'll Eat You Last: A Chat With Sue Mengers’ John Logan’ın yazdığı yeni bir oyun. John Logan’ın işlerinden bazılarını yazarsam ne kadar önemli bir adam olduğunu anlayacaksınız; Skyfall, Hugo, The Aviator, Gladiator, Rango, Coriolanus, Sweeney Todd, The Last Samurai. Logan aynı zamanda yeni Bond filmleri üzerine de çalışmakta. Yıllar sonra, Bette Midler’ı ancak böyle bir yazar sahneye döndürebildi demek ki…

Midler en az kendi kadar özel ve çatlak bir kadın rölünde. Ben de Sue Mengers’ı bu oyun sayesinde tanıdım. Tanıdığıma da çok memnun oldum! Sue Mengers Hollywood’un yaşamış en önemli menajerlerinden biri. 66 yaşında kanserden vefat ettiği için artık hayatta değil. Sue hırslı, konuşkan, şahsına münhasır bir kadın. Tehlikeli ama sevimli biri. “Eğer kapıyı kapattılar ise her zaman pencereden girebilirsiniz” diyor oyunda. O da New York’a oyuncu olma hayali ile adım atıyor, ama yazıldığı kursta kendi deyimiyle en çirkin kız olduğunu anlayınca menajer olmaya karar veriyor. Küçük bir barda keşfettiği musevi kızın sahneye çıkmadan önce ışığı nasıl ayarladığını anlatırken hala heyecanlanıyor Sue. “Işığına zaman ayıran ve istediği gibi ayarlatan bir şarkıcı ancak bir star olabilir” diyor. Sue gidip kendini tanıtıyor.

– Merhaba ben Sue. Sue Mengers.
– Ben de Barbara. Barbara Streisand.

Streisand o zamanlar ismindeki “fazlalık” a’yı henüz atmış değil.
İkili çok yakın arkadaş oluyorlar. Barbra gittiği her partiye Sue’yu da götürüyor.
Biri star oluyor, öteki en önemli kadın menajer.


Sue Mengers kimleri temsil ediyordu diyorsanız listeye bir göz atın: Michael Caine, Cher, Joan Collins, Brian De Palma, Faye Dunaway, Bob Fosse, Gene Hackman, Ali MacGraw, Steve McQueen, Mike Nichols, Nick Nolte, Ryan O'Neal, Barbra Streisand, Gore Vidal…

Evet, kısacası Mengers önemli bir iş kadını. Sadece önemli bir iş kadını değil aynı zamanda bir “karakter.” Manson ailesi o berbat cinayeti işlediklerinde Barbra Streisand kendisinin yeni kurban olduğuna inanmış, panik bir halde Sue’yu arar; Mengers’in cevabı şöyle olur, “Tatlım üzülme, starları değil sadece başrol oyuncularını öldürüyorlar.”

Oyun Mengers’in artık eski şatafatlı günlerinin bittiği bir zamanda, evinin salonunda açılıyor. California’daki evinde en yakın arkadaşı ve en önemli sanatçısı Barbra Streisand’in aramasını beklerken zamanda bir yolculuğa çıkıyoruz.

Midler’ın oyun boyunca koltuğundan kalkmadığını duyunca korkmuştum. Hiç korktuğum gibi olmadı; aralıksız 90 dakikalık oyunda, sanki eskiden tanıdığım ve çok sevdiğim bir kadının evinde çaya gelmiş gibi hissettim kendimi. Güzel vakit geçirdik. Gerçi Mengers’in yaktıklarına ve içtiklerine bakarsak pek çay saati yapan bir kadına benzediğini söyleyemem. O daha çok ‘içici’ desek daha doğru olur.

Michael Cane’in sevimliği bir bulldog köpeği diye hatırladığı Mengers’in sanatçıları için yapmadığı kalmamış. Arabasıyla yapımcıların evinin önünü bloklamaktan, telefonla insanları yıldırana kadar taciz etmeye kadar! Her seferinde kazandırmış ama.

Eğer biri hakkında iyi bir şey söylemeyeceksen, hiç konuşma lafını Sue, “Biri hakkında iyi bir şey söylemeyeceksen, gel yanıma otur” diye çeviriyor. Politika, sosyal konular, dünyanın ekolojik dengesi filan Mengers’in ilgi alanına girmiyor. Oyunun başında hepimizi uyarıyor zaten, “Bu evde sadece filmler, yeni projeler ve film yıldızları konuşulur. Ve dedikodu yapılır. Kim üstte, kim altta, kim aktif, kim pasif. Kim aktif ama aslında pasif olmak istiyor…”

Her başarılı kadın gibi, dili yılan kadar keskin Sue’nun ama burası Hollywood. Her parti bir noktada bitiyor. Sue içinde perde kapanmak üzere. Barbra’yı oynattığı film gişede batınca Streisand Sue’yu kovmak üzere. Mengers bu kadar hırslı bir kadın olmasına rağmen, ‘müşterisinden’ çok arkadaşını kaybettiği için üzgün aslında.

Yaşamış bir karakteri sahnelemek oldukça zor. Amerikan tiyatrosunun en önemli yönetmenlerinden biri Joe Mantello’yu bu noktada alkışlamamak olmaz. Union Square’de gördüğümde en az Michael Jackson’ı görmüş kadar heyecanlandığım bu dahinin yönettiği oyunlar arasında aklıma gelenler 8, Wicked, Other Desert Cities, The Normal Heart, Angels in America… Anladınız zaten, adam sahne dahisi.

Tony ödülüne aday gösterilmeyen Midler’ın yapımcıları hallerinden çok memnun, çünkü oyun Muhteşem Beyaz Yol olarak bilinen Broadway’in en fazla gişe yapan ikinci oyunu. Gişe sağlam, eleştiriler güzel olunca, yapımcılar Tony jürisine tepki olarak yolladıkları binlerce bedava bileti de geri çekmekten çekinmediler.

Almanya’dan musevi ailesiyle kaçıp, Amerika’ya sığınan Sue, parkta oynarken İngilizce bilmediği için çocukların yanına gitmekten çekiniyor. Bir kere gidiyor, kendini tanıtıyor ve sonrasında da hayatının sonuna kadar susmuyor!

Oyunun sonuna doğru, “Hayat bir park. Parkı geçmekten ve kendinizi tanıtmaktan sakın korkmayın” diyor, artık yaşlanmış Sue.

İzleyemeyenler için amazon.com’da oyunun kitabı satılıyor.
Ben izleme fırsatı bulamadığım bir çok oyunu okuyorum. İnanın izlemek kadar güzel!

Sue’nun Barbra Streisand ile ilişkisinden bahsetmişken…
Off-Broadway’de Streisand hakkında başka bir oyun daha fırtına gibi esiyor.
O yazı da bir sonraki haftaya.

Midler için son bir söz?
Tanrı Kraliçeyi korusun!

Ali Kemal Güven
twitter
@alikemalguven


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 530
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • afife jale ; anadoluda - ahter-i dünbale-dar - (Murat Örem) - 7/20/2013
  • Köhneleşmiş Bir Vahşet Tiyatrosu Örneği: Islah Evi (Üstün Akmen) - 7/19/2013
  • Tiyatrocular, Operacılar, Dansçılar Artık SES Çıkarmalı (Üstün Akmen) - 7/19/2013
  • Tiyatro Dünyası Oyuncuları'ndan Bir Vodvil/Fars: Arapsaçı (Üstün Akmen) - 7/8/2013
  • Buyer & Cellar: Barbra Streisand patronunuz/yeni en yakın arkadaşınız olursa!... (Ali Kemal Güven) - 7/8/2013
  • Çok Yıllık Karıma Çok, Ama Çok Açık Mektup (Üstün Akmen) - 6/26/2013
  • Maktülün Son Sözü 'Filifu' Oldu: Katilcilik (Üstün Akmen) - 6/24/2013
  • Toplum - Sanat - Ülke (Erdal Yıldırım) - 6/24/2013
  • Salieri ile Mozart: -Önce Müzik Sonra Söz- ve -Opera Müdürü- (Üstün Akmen) - 6/22/2013
  • Başbakanımız Efendimiz AKM İçin Yalan Söylemeyi Sürdürüyor (Üstün Akmen) - 6/22/2013
  • Bette Midler 30 Yıl Aradan Sonra Broadway'de Gişe Rekoru Kırıyor! (Ali Kemal Güven) - 6/22/2013
  • Güngör Dilmen'e Saygı: Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını (Üstün Akmen) - 6/20/2013
  • Huzura Alınmak, Padişahım Çok Yaşa Diyerek Secdeye Varmak (Üstün Akmen) - 6/20/2013
  • Ağaç Bir Baskının Simgesidir (Yurdagül Yurtseven) - 6/14/2013
  • DENİZ GÖKÇER'i dinlerken.. (Pınar Çekirge - Yavuz Pak) - 6/10/2013
  • Darwin'in Kaplumbağası (Cüneyt İngiz) - 6/10/2013
  • Günlerden Cumartesi, Meydanlardan Taksim (Nedim Saban) - 6/7/2013
  • Twitter Belası (Nedim Saban) - 6/7/2013
  • Boyun Eğmedik, Eğmeyeceğiz... (Üstün Akmen) - 6/6/2013
  • Son Oyun - Bir Ülke İçten Nasıl Bölünür??? (Deniz Zengin) - 6/6/2013
  • Samsun'da, -Baban Kimdi Bilemezdin- Deniliverince: Neyzen (Üstün Akmen) - 5/29/2013
  • Açıkça'dan Dut Şerbeti… (İhsan Ata) - 5/27/2013
  • Yaşamaya Dair (Üstün Akmen) - 5/27/2013
  • Devlet Benden Korkar Çünkü Tiyatrocuyum... (Kaan Erkam) - 5/26/2013
  • Taksim'de Kendi Kendine Takılmak… (Arda Aydın) - 5/25/2013
  • Antalya'da Sevgi, Merhametsizlikle Yer Değiştirirken: Othello (Üstün Akmen) - 5/25/2013
  • Bir Oyuncu; Şebnem Köstem (Pınar Çekirge - Yavuz Pak) - 5/24/2013
  • Kitap İncelemesi: Yargıtatör (Tiyatro Oyunu) (Serkan Fırtına) - 5/24/2013
  • Masalların Duvarları Yüksek Olur: Peri Devden Korkuyor (Üstün Akmen) - 5/21/2013
  • Memet Ali Alabora Röportajı (Ulya Altıntaş) - 5/17/2013
  • Evrim, Ya Geriye Doğru da İşlerse: Kaplumbağa (Üstün Akmen) - 5/15/2013
  • Yar Bana Bir Ödül (Nedim Saban) - 5/15/2013
  • Hint Uygarlığı ve Tiyatrosu Üzerine (Serkan Fırtına) - 5/11/2013
  • Ödüllendirilemeyenler (Nedim Saban) - 5/11/2013
  • Made In Birol Güven Damgası Sahnede: Yatak Odası Diyalogları (Üstün Akmen) - 5/11/2013
  • Bir Hışmınan Geldi Geçti Globe Theatre, Peh, Peh, Peh: Kral Lear (Üstün Akmen) - 5/6/2013
  • Pal Sokağı Çocukları - Ankara Devlet Tiyatrosu (Kurtuluş Bilgilioğul) - 5/6/2013
  • Gay Olmak ya da Olmamak; Nathan Lane'li -The Nance- Broadway'de… (Ali Kemal Güven) - 5/2/2013
  • Aşkın Yeni Adresi - Taj Express (Kurtuluş Bilgilioğul) - 5/2/2013
  • Genç Yazar Uğur Saatçi Gene Trabzon'da: Bu Da Geçer Ya Hu (Üstün Akmen) - 5/2/2013
  • Othello Rize'de (Gülseren Engin) - 5/2/2013


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |