| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Tiyatronun katı kurallarına gençlerin indirdiği şamar: Martı
Üstün Akmen



2006 yılının ekim ayında kurulan Oyunbaz Tiyatro Grubu, Anton Çehov’un “Martı”sını sahnelemeyi 2007-2008 sezonunda da sürdürmekte. Asla savsaklamadım, ama sanırım zaman bulamamışım ki 2006-2007 sezonunda görememişim. Geçenlerde zaman ayırdım, gittim izledim. Oyunbaz, “birlikte üretmeyi, samimi ve iyi tiyatro yapmayı, amatör ruhla profesyonel ürünler çıkarmayı hedefleyerek” bir araya gelmiş gençlerin topluluğu. Bildiğim kadarıyla çoğu üniversite tiyatrosu geleneğinden beslenmiş. Birlikte üretiyor, ortak emek harcıyor, dramaturgiden oyunculuğa, ışıktan müziğe, dekordan makyaja, rejiden sahne işçiliğine, üretimin her alanında hep birlikte yer alıyorlar.

Oyunun konusu
“Martı”yı bilmez misiniz? Elbette bilirsiniz. Oyunun yazıldığı dönemin Çarlık Rusya’sının son dönemleri, yani Ekim Devrimi öncesi olduğu da eminim belleğinizdedir. Ben, gene de dilerseniz oyunun konusunu şöyle bir süzgeçten geçirivereyim: Sanayileşme ile birlikte yaşanan zorunlu değişimin aydınlar ve özellikle küçük burjuva sınıfına yansıması… Üretimden kopuk monoton yaşam öyküleri üzerinden tekrarlanan diyaloglar... Dönemin Çarlık Rusya’sında soyluların kentleşme sürecinde yaşadıkları… Onların kendi iç dünyaları ve yaşamlarına dair ipuçları…

Minimalist stilizasyon
Salona girdiğimde, gözlerim doğrusu Sorin’in çiftliğindeki bahçenin bir bölümünü aradı. Eee… Ne de olsa, bunca yıldır her “Martı” yapımında gözlerim alışmış. Gerideki göle doğru uzanan iki yanı ağaçlı geniş yol da yoktu sahnede. İyi de, bir “amatör” tiyatro gösterisi için hazırlandığı belli derme çatma sahne nerede? O da yoktu. Sonradan anladım ki, oyunda yakalanmak istenilen atmosfere uygun minimal bir dekor anlayışı yeğlenmiş; çok belirgin nesnelerle, kostümlerle yaratılmış bir sahne plastiği oluşturulmuş. Gerçekçi göstergelerden ziyade çağrıştırmaya yönelik nesneler kullanılmış, taşranın ıssızlığı, oyun karakterlerinin ölü ruhlarının boşluğu izleyiciye bu yolla yansıtılmış. Diğer taraftan sahne tasarımındaki stilizasyon, esası dört bölüm olan oyundaki tabloların çok az malzemeyle içeriğini anlatmaya yaramış.

Yaratıcı kadro
Ataol Behramoğlu’nun imrenilecek güzellikteki çevirisi esas alınarak ve Behçet Necatigil ile Mehmet Özgül’ün çevirilerinden de yararlanılarak oluşturulan sahne dili hiç abartmadan söyleyeyim kusursuz. Ali Ulvi Coşkuner, Arda Doğan, Evren Palabıyık üçlüsünün ışık çalışmasına sözüm yok. Can Şahin’in efektleri iyi üstü. Elbirliğiyle kotarılan dekor tasarımı, kostüm seçimi, makyaj çalışması, yukarıda da değindiğim gibi değme profesyonel tiyatro gruplarımızınkinden çok daha iyi.

Oyuncular
Evrim Şahintürk (Arkadina), Orkun Yeşim (Treplev), Güray Dinçol (Sorin), İpek Türktan (Nina), Tolga Şengül (Şamrayev), Sibel Ulusoy (Andreyevna), Aslıhan Azeri (Mâşa), Tuna Öztunca (Trigorin), Onur Yıldırım (Doktor Dorn), A. Sinan Cebecigil (Medvedenko), Güven Soydan (Yakov / Sahne İşçisi), Pınar Akkuzu (Hizmetçi / Sahne İşçisi) hiçbiri birinin bir adım önüne geçmeyi planlamadan coşkularını yönetiyor, coşkularını izleyiciye okutmayı pek güzel başarıyorlar. Yani onlar için önemli olan, duygulanımların iç hakimiyetinden çok, yorumladıkları duygulanımların izleyici tarafından okunabilir olması. Dolayısıyla, kendilerini canlandırdıkları karakterin duygularını gerçekten yaşamaya hiç mi hiç zorlamıyorlar. Öyle anlaşılıyor ki, dramatik konumun uyandırdığı ruhsal bir durumu daha çabuk ve daha kesin yakalamak amacıyla coşku ve duyu belleklerini çok iyi geliştirmişler, alınlarından birer birer öpülmeyi hak etmişler.
Müzik seçkisi
Oyunbaz Tiyatro, “Martı”yı yorumlarken makyajda grotesk anlayışı seçmiş, oyuncular soyut realizmde birleşmiş, Çehov’un Sheakespeare’i anımsatan yanını daha bir öne çıkarmışlar. Yan karakter olarak Çehov’un mükemmel çizimi Doktor Dorn’u oyunun gergin atmosferi içinde küçük bir kahkaha olarak ele almış, Arkadina’nın gerginliğini, Trigorin’in çok bilmiş söylevlerini, Treplev’in doğrudan çizgisini örümcek ağlarıyla kuşatılmış karanlık bir odadan gün ışığına çıkarmışlar. Treplev’in oyunu içinde kendini bulabilişinin izleyicide “samimilik” olarak yer buluşunu sağlamış, tiyatronun katı kuralı olamayacağını savlayarak oyunu “Erdi bahar sardı yine neş’e cihanı” gibi Türk sanat müziğinin gözdeleri, “Lale devri” gibi Türk pop müziği şarkıları, “Summertime” gibi klasikler ya da Vivaldi’nin Bajazet operasından “Sposa son disprezzata” aryasıyla süslemişler. İzleyicinin trajik olandan komik olana atlamasını bir anlamda müzik seçkisiyle sağlamışlar.

Yaşam kadar karışık bir oyun
Abdullah Cabaluz, oyuncunun özdeşlemeye başvurmaksızın, sahnede yansıladığı karakteri sıradan insan olarak vermesini istemiş olacak ki, oyuncular araştırdıkları karakterleri geleneksel görüşlerle bir karşıtlık içerisine oturtmuşlar. Böylece, inceledikleri olaydaki beklenmezlik ve kendine özgülük saptanmış. Kendiliğinden anlaşılır gibi görünen pek doğal nesneler, ilgili yöntemle doğallığını yitirmiş, ancak ondan sonradır ki gerçekten anlaşılabilir nitelik kazanmış. Oyunu izledikten sonra: “Sahnedeki her şey böylesine yalınken, oyun nasıl oluyor da yaşam kadar karmaşık, hem yaşamak hem ölüm dolu oluyor,” diye düşünmem de sanırım bu yüzden oluştu. Nina’nın umutları yanında Arkadina’nın oğlu Treplev’in acı çekişi bu kere daha bir içimi burktu. “Yeni biçimler bulmalı” diye dönüp dururken çektiği kaygı sancısı yüreğimi bu kere çok daha farklı bir biçimde dağladı.

İzleyicinin incelediği
Abdullah Cabaluz yönetimindeki Oyunbaz Tiyatro Grubu, görünür güdüden yoksun eylemlerle, sürekli akış durumundaki karakterlerle, akılcı deneyim alanının çokça dışında kalan olaylarla izleyiciyi karşı karşıya bırakıyor. İzleyicinin sürekli “ne olacak” sorusunun peşine takılarak yinelediği “ne oluyor” sorusu, giderek “oyunun eylemi neyi gösteriyor”a dönüşüyor. Yepyeni bir dramatik bir gerilim türü bu oluşturdukları… İzleyicinin önüne çözüm koymuyorlar. İzleyiciyi, “Martı”nın anlamına yaklaşmak istediğinde sormak zorunda kalacağı soruları oluşturmaya zorluyorlar. İzleyicinin gerilimi, tüm imgeyi görmesini sağlayacak bu kalıbın aşamalı oluşumunu beklerken oluşuyor. İmge bir araya geliyor, oyun bitiyor, oyuncular selama çıkıyor, araştırma başlıyor.
Oyunbaz Tiyatro Grubu “Martı”nın ne anlattığından çok yapısı, dokusu, etkisiyle ilgileniyor.

Bu gençler, bu işi vallahi iyi biliyor.
(Tiyatro Oyunbaz / Telefon: 0536 422 15 22)
 
Üstün Akmen
Evrensel Gazetesi


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 912
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Ankara Devlet Tiyatrosu 70. Yıl ve 'Lüküs Hayat'
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Sansür (İbrahim Tül) - 3/22/2008
  • Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (İsmail Can Törtop) - 3/21/2008
  • Sevgiyi Ararken (Arif KOÇİNALI) - 3/21/2008
  • Kazmaları Beklerken (Metin Boran) - 3/19/2008
  • 27 Mart Yerel Yönetimler Bayramınız Kutlu Olsun (Nedim Saban) - 3/18/2008
  • Bernarda Alba’nın Evi (Üstün Akmen) - 3/18/2008
  • Tiyatrom.com'un kapatılmasına dair (İhsan Ata) - 3/18/2008
  • Seyirci Olmak (İbrahim Tül) - 3/17/2008
  • Klasik bir vodvil türü. Tipik bir evlilik öncesi oyunu. '' Şahane Düğün '' (İhsan Ata) - 3/17/2008
  • Ismarlama Oyun ya da (Melih Anık) - 3/16/2008
  • Tiyatronun katı kurallarına gençlerin indirdiği şamar: Martı (Üstün Akmen) - 3/14/2008
  • Size hatırlatmamı istediğiniz başka bir şey var mı?: ‘444’ (Üstün Akmen) - 3/11/2008
  • Oyun içinde oyun kurgusuyla klasik tiyatro anlayışına başarısız bir güncelleme : ''Tartuffe'' (İhsan Ata) - 3/10/2008
  • Muhsin Ertuğrul Sahnesi Yıkılıyor ! (Hülya Karakaş) - 3/9/2008
  • Harcanmış Gelecek (Arif KOÇİNALI) - 3/9/2008
  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun (Kenan Yoleri) - 3/7/2008
  • Bartu ve Esra’nın yükselişi; Deniz’in gelişi: ‘Şeylerin şekli’ (Üstün Akmen) - 3/7/2008
  • Tekrar Çal Sam – İstanbul Şehir Tiyatroları (İsmail Can Törtop) - 3/4/2008
  • Kent Oyuncuları’ndan korku, gerilim ve kahkaha: ‘39. Basamak’ (Üstün Akmen) - 3/4/2008
  • Bir al, üç seyret, tiyatroya şükret: ‘Kent Oyuncuları 45 yaşında’ (Üstün Akmen) - 3/1/2008
  • Bir özgürlük oyunu… Bu can benim kime ne (İhsan Ata) - 3/1/2008
  • Inishmaan’ın Sakatı – İstanbul Devlet Tiyatrosu (İsmail Can Törtop) - 2/26/2008
  • ŞEHİR TİYATROLARINDAN YENİ OYUN : YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE (Yasemin Aktaş) - 2/26/2008
  • Düşüncesiz Düşünce Adamları, Köşeli Köşe Yazarları ve Garıgötürüstlere Dair... (Ali Erdoğan) - 2/16/2008
  • RENKAHENK (Erdinç Yapan) - 2/16/2008
  • Röprezant Oyun Yazarları Derneği (Boran Doğan) - 2/11/2008
  • Asuman Dabak’tan: Bu Oyun Baska Oyun (Ahmet Kara) - 2/11/2008
  • Kahkaha ve hüznün buluştuğu çarpıcı bir oyun; ''Misafir'' (İhsan Ata) - 2/10/2008
  • Taşlama yağmuru: Zamazingo (Fatma Babuşçu) - 2/9/2008
  • NE BİÇİM OYUNSA, NASIL BİR OYUNSA BU OYUN: “BU OYUN BAŞKA OYUN” (Üstün Akmen) - 2/9/2008
  • Çok Tesettür Ederim... Pardon Çok Teşekkür Ederim (Ali Erdoğan) - 2/7/2008
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Metin Belgin resitali: ‘Kontrabas’ (Üstün Akmen) - 2/6/2008
  • Tiyatro Patlamış… Duyan var mı? (Serkan Fırtına ) - 2/6/2008
  • Fırıldak Eleştirmenliği Kolay Değil (Can Doğan) - 2/5/2008
  • Venedik Taciri ya da "Güncel"(?) Shakespeare (Melih Anık) - 2/4/2008
  • Ölümsüz Öykü - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 2/4/2008
  • Kaybolan Değerlerinizden Müessesemiz Sorumlu Değildir (Ali Erdoğan) - 2/3/2008
  • SARAN İLE YÖNTEM, AYAKTA ALKIŞLANMALI: “KOCA BİR AŞK ÇIĞLIĞI” (Üstün Akmen) - 2/1/2008
  • ONLAR BUNLARI YAPARKEN, SEN NE YAPTIN?: “MİKADONUN ÇÖPLERİ” (Üstün Akmen) - 2/1/2008
  • Sermiyan Midyat Söyleşisi (İsmail Can Törtop) - 1/31/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    17 Şubat'tan itibaren her PAZARTESİ Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Hangisi Karısı, 5. Sezonunda!
    Istanbul Fringe Festival - Uluslararası Performans Sanatları Festivali (18-22 Eylül 2019)

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |