| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Eşkıya dünyaya hâlâ hükümdar olmakta: Rahat Yaşamaya Övgü
Üstün Akmen




Nesrin Kazankaya yönetimindeki Tiyatro Pera, “Rahat Yaşamaya Övgü” ana başlığı altında bir Bertolt Brecht (1898-1956) “seçkisi” oynuyor. Yani Nesrin Kazankaya, almış Brecht’in “Schweyk İkinci Dünya Savaşı’nda”sını, “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi”ni ve “Üç Kuruşluk Opera”sını bir potada eritmiş. Sonra süzmüş. Yetinmemiş, bir de imbikten geçirmiş, damıtmış. Her oyun için Dramaturg Şafak Eruyar ile birlikte bin bir titizlikle hazırladıkları oyun kitapçıklarının sonuncusunda, yani “Rahat Yaşamaya Övgü”ye ait olanında; “Tiyatro Pera’da sahnelenen her oyun, söylenmesi gerekli ‘söz’ün önderliğinde yeni bir estetik arayışını da birlikte getirir” diyor ya, eksiği var fazlası yok söylediğinin. Yeri gelmiş orasını burasını kıyısından köşesinden eleştirmiş olsam da, daima yeni bir estetik anlayış getirdiğini asla inkâr edemem Tiyatro Pera’nın. Gerçekten de Ariel Dorfman’ın “Ölüm ve Kız”ı da, Shakespeare’in “Yanlışlıklar Komedisi” de, “Venedik Taciri” de, Coline Serreau’nun “Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan)” de, Nesrin Kazankaya’nın “Seyir Defteri (Julia)” de, “Dobrinja’da Düğün”ü de, “Profesör ve Hulahup”u da gerçekten söyleyecek sözü olan, estetik arayan, estetik yaratan oyunlardı.

Bertolt Brecht… Alman tiyatro adamı; oyun yazarı, kuramcı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, çağdaş tiyatronun en çok etkilendiği kişi; şair, öykü yazarı, romancı, sanat adamı… Ve onun üç önemli yapıtı… Bu üç önemli yapıtındaki savaş, faşizm ve çarpık ahlak dayatması temaları, Nesrin Kazankaya’yı kışkışlamış. Üstüne üstlük bir de yazarın “Faşizm Üzerine Yazılar”ından seçki yapınca ve de yaptıklarını kabare dünyasının ışıltılı estetiği içinde yoğurunca, ortaya (Kazankaya’nın oyun kitapçığında dediği gibi) vahşi kapitalist sistemin göz boyayan görünümü kabarenin ışıltıları arasında ortaya dökülüvermiş.

Nesrin Kazankaya, oyun kitapçığında; “Nasıl oluyor da, yarım yüzyıl öncesi bir yazarın kaleminden çıkmış olan yapıtlar, günümüz dünyası sorunlarıyla böylesine güzel ve şaşırtıcı bir biçimde örtüşebiliyor? Sorunlar mı değişmedi? Yoksa insanlık tarihi kendini yineleyen bir kader dizgesi mi” diye sormuş. Sormuş, ama için için yanıtını da aramış, seyircisine de arattırmış. Uyarlarken, Brecht’in eleştirel gerçekliğe verdiği ağırlığı içine sindirmiş, sindirdiğini yönetirken aynen sahneye taşımış. Karakterlerin doğasını değil, toplumsal ilişkiler içindeki yerlerini ve duygu-akıl ikiliği içindeki davranışlarını ve bunun sonuçlarının altını çizmiş. Örneğin, “Üç Kuruşluk Opera”da Macheath’in suç işleme çarkında, toplumun bir imgesini daha da sivri yaratmaya çalışmış. Brecht’in, burjuva kapitalist ilişkilerin çözümünü parodili bir eğretileme içinde ortaya koyuşunu hafif abartarak daha da etkili kılmış. Burjuva kapitalist dünya, Kazankaya’nın uyarlamasında sanki daha bir “yeraltı suç dünyası” olarak örneklendirilmiş. Üç oyunun çerçevesini Brecht’in istediği ölçüde bilinçli olarak toplumsal olarak çizmiş, ancak üç oyunun özündeki “insan”ı çekip en öne çıkarmış.

Evet… Müzikal oyun “Rahat Yaşamaya Övgü”yü dilimize Yücel Erten-Nesrin Kazankaya ikilisi kazandırmış. Detaylarına önem verilmiş, sözdizimi ile anlambilim arasındaki ilişki bilinçli olarak iyi ayrıştırılmış, buram buram kapsamlı bir kültür anlayışı kokan çeviri, Erten-Kazankaya ikilisinin çevirisi. Kapitalist sömürü düzenini, paylaşım savaşlarını, faşizmin yükselişini ve bunun karşısında küçük burjuvazinin vurdumduymaz tavrını ve genelde ahlak anlayışını konu alan oyunda kullanılan Kurt Weill, Hanns Eisler ve Turgay Erdener’in müziklerini Ahmet Kara yönetmiş. Ezgi Kasapoğlu (piyano), Ozan Bayraşa (gitar), İzi Eli (bas gitar), Hasan Dağlar (klarinet/saksafon), Zafer Oğuz’dan (davul) oluşan orkestra, müzikleri mükemmel icra ediyor. Ezgi Kasapoğlu’nun şarkıların kimilerini soprano sesiyle söylemesi ise kabareye ayrı bir renk katıyor.

Sıradan insanın kendi sonunu hazırlayan olaylar karşısındaki aymazlığının komik ve ironik bir yaklaşımla sorgulandığı oyunun dans düzenini Erdinç Anaz üstlenmiş. Erdinç Anaz için “Venedik Taciri”nde söylediklerimi yineleyeceğim. Anaz’ın dans düzeni olabildiğince canlı, ama Zeynep Özden’in bu kere de hareket içerisindeki ritmi görmesini ve duyumsayabilmesini, bedeninin üç boyutluluğunu anlamasını sağlayamamış. Vokal Yönetmeni Ezgi Kasapoğlu’na sözüm yok.

Dekor tasarımını yapan Vecdi Sayar tonet sandalyeler, sonradan hapishane olacak olan oyun içinde değiştirilen giysileri taşıyan elbise askısı, kırmızı kadife perde, renkli ampullerden oluşan dekoruyla yalınlığı yeğlemiş. Dekor yok gibi. Böylece mekândan mekâna sıçramalarda dekor ayak bağı olmuyor, oyunun hızını kesmiyor. Hele hele, “Üç Kuruşluk Opera”da yarattığı “samanlık”, gerçekten yaratıcılık ürünü… Yüksel Aymaz ise sahne üzerinde bölümlenen her noktayı yeterli açılardan ışıklandırarak gene başarıya ulaşıyor. Nilüfer Moayeri imzasını taşıyan giysiler toplumsal konumu, dönemi, tarzı, kişisel yeğlemeleri belirgin biçimde ortaya koyar nitelikte.

Deneyimli oyuncu Levent Öktem, özellikle Ui ve Scweyk’ta canlandırdığı karakterlerin ne istemesi, sonra da bu istek uğruna ne yapması gerektiğini mükemmel kavramış. Peachum’un ve Brown’ın fiziksel varlığını yaratma yönteminin niteliği ise gerçekten şaşırtıcı. Levent Öktem “Rahat Yaşama Övgü”de hem iyi bir Brecht yorumcusu, hem de iyi bir müzikal oyuncusu olduğunu kanıtlıyor. Volkan Aktan, Sustalı Mack’te yetersiz kalıyor, ama Dogsborough’ta iyi. Başak Meşe, bu oyunda bana keyif, umut ve şevk verdi. En sıradan fiziksel aksiyonu sahnede icra ederken, onu kendi itkileriyle uyum içinde, her türden hayali kurgu, önerilmiş durumlar ve “eğer”ler yaratarak besliyor. Zeynep Özden için “Venedik Taciri”nde “…henüz coşkularını okutmayı bilemiyor, ruhsal bir durumu çabuk yakalayamıyor” demiştim ya, bana bu kere sözümü geri aldırtıyor. Genç yetenekler Erdinç Anaz, İlker Yiğen, Linda Çandır iyi yoldalar.

Üçü de iyi yolda da, özellikle Linda Çandır kendi kendine(!) geldi, benim merceğimin altına giriverdi.

Böylece bana da can-ı yürekten; “Haydi hayırlısı” dedirtti.

Bu köşenin ‘vızıltı’ bölümü:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, kadim dostum Orhan Alkaya’nın, “Yedi Tepeli Aşk” oyununun sahnelenmesine ara verilmesiyle ilgili “sansür değil, sıcak ortam nedeniyle alınmış idari bir karar” olduğunu açıklamasına şaştım kaldım. Böyle bir kararı, doğrusu ne Büyükşehir Belediyesi Sanat Danışmanı Kenan Işık’tan, ne de Orhan Alkaya’dan beklerdim. “Yedi Tepeli Aşk” oyununun sahnelenmesine gelen sıradan tepkiler nedeniyle “ara verilmesi” bile, tam anlamıyla “sansür” yahu! Başka izahı var mı? Oyunun içindeki bir öyküde Alevi kızın bekâret sorununu dile getirmesi nedeniyle oyunun külliyen sahneden çekilmesi (dilerim gerçekten “çekilme” değil “ara verilme”dir) çok üzücü. Bu karar, ne yalan söyleyeyim, Işık ve Alkaya’nın özgürlükçü kimlik ve kişilikleriyle hiç mi hiç bağdaşmadı. Sevgili Alkaya, o pırıl zekâsıyla umarım bir çıkar yol bulur, yönetim kurulunun aldığı bu kararı kıyısından köşesinden düzeltir, bugüne değin süren ve her keresinde yürekten alkışladığımız başarılarına gölge düşürmez. Diğer taraftan, dostum Orhan Alkaya beni telefonla arayarak, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin bildirisine atıfta bulunarak, oyunun “sureti katiyede” sansürlenmediğini söyledi. “İBŞT Yönetim Kurulu’nun 3 Ocak 2009 tarihli Olağanüstü Toplantı’sında, oluşturulan ortamın risklerini göz önünde bulundurarak, oyunun oynanmasına ara verdik” dedi. Alevi toplumuna ve Şehir Tiyatroları seyircisine kalbî bağlılığı ve sorumluluğu olduğunu vurguladı. Dilerim zaman, Orhan Alkaya’dan yana çıkar; “Yedi Tepeli Aşk”, “ortamın risklerinin azalmasıyla” sezon içinde yeniden sahnelenir. Saygın dostum Kenan Işık da gider, oyunu “hiçbir baskı altında kalmadan” hem de “bir Alevi arkadaşı”yla birlikte izler, izledikten sonra oyunu öyle “faşizan, itici, belli kesimleri rencide edici” falan bulmadığını söyler. “Alevi arkadaşımdan sıkılmak, utanmak da ne kelime” der, der ve de sansür öcüsüyle pır pır eden yüreklerimize böylece sular serper, serpeler. Umarım!..

Üstün Akmen
Evrensel Gazetesi


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 581
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Tiyatronun Önemi (Serkan Fırtına) - 1/28/2009
  • Çehov - Vişne Bahçesi / İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBŞT) (Melih Anık) - 1/23/2009
  • Şarkıların Annesi Aysel Gürel, Çocuk Tiyatrosunda da Yaşamaya Devam Ediyor (Yurdagül Yurtseven) - 1/23/2009
  • Verin bir önyargı, dünyayı yerinden oynatsın: Kırmızı Pazartesi (Üstün Akmen) - 1/21/2009
  • İzmir Sanat Kulesi (Ulaş Tuzak) - 1/19/2009
  • Bürokrasi dolambacında bir vatandaşın öyküsü: Deri Ceket (Üstün Akmen) - 1/16/2009
  • Kel Oğlum Keleş Oğlum (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 1/16/2009
  • Eşik - Ankara Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 1/15/2009
  • Şehir Tiyatroları bir ailedir edebiyatı (Feridun Çetinkaya) - 1/14/2009
  • Ful Yaprakları ~ Civan Canova (Karin Kökciyan) - 1/14/2009
  • Eşkıya dünyaya hâlâ hükümdar olmakta: Rahat Yaşamaya Övgü (Üstün Akmen) - 1/13/2009
  • Dopdolu Bir Geçmişin Damıtılmışı: Eski Testi Doktorunun Anıları (Üstün Akmen) - 1/13/2009
  • Fiko Baba Özledik Seni (Yurdagül Yurtseven) - 1/12/2009
  • Bir Şubat Gecesi (Çocuk Oyunu) – İstanbul DT (İsmail Can Törtop) - 1/11/2009
  • Balıkesir Muhasebecisi: Para istemeyiz, namus isteriz! (Rengin Uz) - 1/11/2009
  • Aklımızın gerisindeki diyaloglar: Dolu Düşün Boş Konuş (Üstün Akmen) - 1/10/2009
  • oyun atölyesi’nin tek muhatabı var: seyirci! (Oyun Atölyesi) - 1/9/2009
  • Yaban Ördeği (H. Ibsen) – Antalya Devlet Tiyatrosu (Öznur Çetin) - 1/9/2009
  • Oyun'un Oyunu Mu? (Yurdagül Yurtseven) - 1/8/2009
  • Brecht Gecesi ve Sayın Site Yöneticisi (Aslı Nişancı) - 1/8/2009
  • Yedi Tepeli Aşk Oyunu Yasaklanırken Kim Nerede Ne Yapıyordu? (Nedim Saban) - 1/8/2009
  • Tiyatroda Kurban Geleneği (Savaş Aykılıç) - 1/8/2009
  • Her türlü insan davranışı suç olabilir: İstanbul’da Bir Dava (Üstün Akmen) - 1/8/2009
  • Erhan Yazıcıoğlu Söyleşisi - Tiyatrolar Alkıştan Yıkılsın! (Yurdagül Yurtseven) - 1/7/2009
  • Çılgın Dünya - Van Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 1/6/2009
  • Can Doğan'dan Feridun Çetinkaya'ya Cevap Yazısı (Can Doğan) - 1/6/2009
  • Okday Korunan Söyleşisi (Savaş Aykılıç) - 1/6/2009
  • Doğru Yerde miyiz? (Arda Aydın) - 1/5/2009
  • Avrupa Tiyatro Sanatçıları Toplantısı (İlkay Sevgi) - 1/5/2009
  • Bugün Yeditepeli Aşk, Yarın... (Nedim Saban) - 1/4/2009
  • Hülya Karakaş'ın disipline verildiği Şehir Tiyatroları'nda despot zihniyeti -altın dönemini- yaşıyor (Feridun Çetinkaya) - 1/4/2009
  • 2008'in son saatlerindeki önlenemez düşüncelerim (Üstün Akmen) - 1/3/2009
  • Tanrı Şehir Tiyatrosu'nu 90'lı Yılların -Ruh-suzluğundan Korusun (Can Doğan) - 1/3/2009
  • Testosteron Üzerine Zorunlu Bir Açıklama (Melih Anık) - 1/1/2009
  • Hülya Karakaş'tan Orhan Alkaya'ya Açık Mektup (Hülya Karakaş) - 12/30/2008
  • Tiyatronun Kuru Fasulye ile Bağlantısı (Nihat Keleş) - 12/30/2008
  • Yanmak… Kül Olmaktır Sivas Ellerinde... (Yurdagül Yurtseven) - 12/29/2008
  • Marx’a susadığımız kadar Brecht’e de susamışız! (Cansu Fırıncı) - 12/29/2008
  • SÜRMANŞET: Her türlü eyleme hazır mısınız? (Rengin Uz) - 12/29/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |