Çığ tehlikesinin olduğu yerde geçen otantik, geleneksel kültürle iç içe geçen yaşamlar... Çekirdek bir aile..Büyükbaba, büyükanne, anne, baba, çocuk…
"En acımasız yasak insanın mutluluğu için..."
Kocasıyla gerdek öncesi ilişkiye girmiş bir kadın hamile kalır... Fakat çığ tehlikesinin olduğu zamanda doğurması yasaktır. Yani doğum çığlığıyla, bebeğin çığlığı kocaman bir köyün yok olmasına sebep olabilir...
Yer yatağında ve yer sofrasında geçen otantik sıcak anlar... İnsan yaşlandıkça geçmiş anılarını anlatır göz yaşlarıyla.. çocuksudur yaşlılık... Bedensel jestler ve dil hakimiyetinin içinde büyük bir ustalık vardı Erhan Abir'de... Yaşlı insan psikolojisi çok iyi işlenmiş oyunda...
Çığ yüzünden bağırmaktan korkan ve bu yüzden haykırmaya özlem duyanların öyküsü...
"Biz göçmenler sessiz ve ürkek insanlarız...burada alıştığımız sessizliği gittiğimiz yerlerde de sürdürdük..."
Güneşin doğuşuyla başka diyarlara gidenlerin öyküsü...
Ayrıca oyunda kaynana-gelin unsuru ince mizahla işlenmiş.
"Katilleri neden yargılamıyorsun?"
Geleneksel ahlâk kurallarına bağlı bir toplum ve buna aykırı olunduğunda yerine getirilen cezalar... Çığ tehlikesi geçmeden doğum yapan kadının ağzı sıkıca bağlanıp karnındaki bebekle diri diri toprağa gömülmesi ihtimali... Başkalarının yaşaması için diri diri öldürülen kadınlar...
"Yeter artık çocuklarımız bağırsın!" cümlesiyle yaşlı adam sonunda silahı alır eline ve.... Oyunun sonunu sizin seyrinize bırakıyorum.
Birçok dile çevrilmiş, dünyanın bir çok ülkesinde sahnelenmiş ve repertuara alınmış ödüllü Çığ oyununun künyesi;
Yöneten: Kemal Başar
Dramaturg: Özge Ökten
Müzik: Can Atilla
Sahne Tasarım: Ayhan Doğan
Kostüm Tasarım: Canan Göknil
Işık Tasarım: Murat Özdemir
Yaşlı Adam: Erhan Abir
Yaşlı Kadın: Alev Oraloğlu
Genç Kadın: Sevtap Çapan
Genç Erkek: Caner Çandarlı
Adam: Orhan Hızlı
Kadın: Nergis Çorakçı
Ebe: Berrin Akdeniz Kortidis
Başkan: Zeki Yıldırım
Kadın Üye: Vildan Türkbaş
Erkek Üye: Hüsnü Demiralay
Kolcu: Göksel Arslan
"Ben bir oyun yazarıyım. Gördüğümü gösteririm, engellenmesin diye önlemler alarak..bazen de farklı ülkelere taşıyarak öykülerimi, kıssadan hisseler çıkartılsın diye.. çünkü bu ülkede doğrudan göstermek tehlikelidir gerçekleri..." diyen oyunun yazarı Tuncer Cücenoğlu'na bu güzel oyunu Türk ve dünya tiyatrosuna kazandırdığı için teşekkür ederim.
Çığ üzerimize düşer ölürüz diye çığlıklardan korkarsanız aydınlığa, güneşe hasret kalarak ölürsünüz. Bazen çığlıklar güneşin doğuşuna neden olabilir...
Yani sen bağırmazsan, ben bağırmazsam, biz bağırmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa... İşte bu yüzdendir çığın çığlıktan korkusu...
Yazar olmak ister misiniz?
Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...